|
Oyun değişiyor: Suriye’de sürprizlere hazır olun
Suriye’de ABD’nin, İran’ın, Rusya’nın ve Türkiye’nin pozisyonunu koruduğu bir statüko vardı. Ankara-Şam normalleşme süreci gündeme gelince statüko bozuldu. Çünkü
Suriye dosyasını
üstlenen
CENTCOM (ABD Merkez Komutanlığı)
“Normalleşme gerçekleşirse Suriye’de yerimiz yok” diye düşündü ve yeni bir kart açtı:
Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki terör yapılarını birleştirerek etki alanını genişletmek
. Ankara’nın buna yanıtı Irak’la masaya oturmak oldu. Terörle mücadele alanında işbirliğine gidildi. Bir yandan da
CENTCOM’un koruduğu üst
düzey PKK’lı isimler
Suriye’nin kuzeyinde doğrudan hedef alındı. ABD ile ipler gerildi ancak statüko bir dengeye de oturdu.
Şimdi yeni bir durumla karşı karşıyayız. Washington, dikkatini Çin’e odaklamak için Suriye’den çekilmeyi tartışıyor.
ABD’nin Suriye’den
çekilmesi
oyun değiştirici bir gelişme olacak
, statüko bozulacak. Bu ihtimalin konuşulması bile taşları yerinden oynattı.
Aktörler ABD sonrası için hazırlık yapmaya başladı
. Bu, yeni gerilimlere yol açabilir. Büyük sürprizleri de beraberinde getirebilir.

AKTÖRLER NE İSTİYOR?

ABD’nin çıkış önceliği İsrail’in güvenliğini sağlamak. Riyad-Tel Aviv anlaşmasını kotarmak. Suudi Arabistan liderliğinde bir konsorsiyumla İran’ı dengelemek. Şam rejimini İran’dan uzaklaştırıp S. Arabistan’a yaklaştırmak. (Bu konuda iki önemli gelişme: Bir. Esad “ABD ile zaman zaman görüşüyoruz. Siyaset mümkün olanı yapma sanatıdır” dedi. İki. Riyad, Şam’a büyükelçi atadı.) Sonra bölgeden çıkmak.

Peki, terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG ne olacak? Kaynaklarım diyor ki, ABD Afganistan’da yaşanan görüntülerin ortaya çıkmasını,
güvenilmez müttefik algısının
üzerine
yapışmasını istemiyor
. Yani YPG için bir “exit” planı yapacak. ABD,
terör
örgütüne
Suriye’de kısmi
özerklik
sağlamayı
, terör örgütünü
pamuk ipliğiyle
Şam’a
bağlamayı hedefliyor
. (Bu kapsamda iki önemli gelişme: Bir. ABD sözde yerel seçimlere karşı çıktı ama bölgeyi
Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi
olarak tanımladı. İki. Esad, Suriye’nin kuzeyindeki yapılanma ile “siyasi çözüme ulaşma” niyeti taşıyan bir diyalog başlatacaklarını duyurdu.)

RUSYA-İRAN ÇALIŞMASI ASKIYA ALINDI

Peki, Rusya ve İran ne yapacak? Ruslar Ukrayna’ya odaklanmış durumda. Suriye konusu onlar için dondurucuda (Suriye-Türkiye normalleşme dosyası da açıkta). Ama şunu yapıyor: İsrail’in Suriye’de İran’a dönük saldırılarına sessiz kalıyor (Bunun ABD, İsrail, Rusya anlaşmasının bir sonucu olduğunu yazmıştık.)

Geçtiğimiz günlerde açığa çıkan şu bilgi çok önemlidir. Putin’in Afganistan Özel Temsilcisi Kabulov açıkladı.
Rusya ve İran arasında kapsamlı bir anlaşma için yapılan çalışmaların askıya alındığını söyledi.
Dışişleri Bakanı Lavrov da bu gelişmeyi doğruladı. Rusya ile İran arasında açılan bir makas mı var, bu Suriye sahasına nasıl yansıyacak, Şam rejimi bu gelişmelerin ne tarafına düşecek, göreceğiz.

ŞAM ANKARA’YLA KONUŞMAK ZORUNDA
Esad daha önce Rus-İran etkisinin dışına çıkamıyordu. Masaya oturduğunda kendi adına konuşamıyordu. İran karşı çıktığı için -Putin’in önayak olduğu- Türkiye ile normalleşme sürecini ilerletmiyordu. Ama
ABD Suriye’den çekilirse Esad’ın bir şekilde Ankara ile konuşması gerekecek
. Şartlar Şam’ı buna zorlayacak.

Esad’ın ABD ve terör örgütü ile ilgili açıklamalarına yukarıda değinmiştim. Şam rejiminin de gelişmeleri yakından takip ettiğine ilişkin farklı ipuçları gelmeye başladı.

Örneğin, Irak medyasına düşen bir haber gördüm. Buna göre
Irak Başbakanı Sudani, Ankara-Şam arasındaki bir diyaloğa ev sahipliği yapmak istiyor
. Bu konuda “taraflarla” da konuşmuş. İki başkent Bağdat’ta görüşmeye yeşil ışık yakmış. Bu haberi diplomasi ve istihbarat alanındaki kaynaklarıma sordum.
“Bu yönde bir bilgi yok” dediler
. Haber doğru olmayabilir. Ancak ortaya çıkan yeni durum nedeniyle Ankara-Şam normalleşme sürecinin yeniden hareketlendireceğine ilişkin bir beklentinin bölgede de oluştuğu açık.

ŞARTLAR ESNİYOR MU?
Şam rejiminin Ankara ile normalleşme için ön şartı Türk askerinin Suriye’den çekilmesiydi. Esad “Türk askeri Suriye’den çekilmeden normalleşmeye kapalıyız” demişti. Şimdi Şam’da bir söylem değişikliği görülüyor.
Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Miktad
“Diyaloğun temel şartı Türkiye’nin topraklarımızdan çekilmeye hazır olduğunu beyan etmesidir” dedi (1 Haziran). Yani normalleşme şartı “çekilmeden irade beyanına” doğru esnedi. Bu önemlidir.
Bu açıklamadan birkaç gün sonra
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in
açıklaması gazetelere yansıdı. Güler “Kapsayıcı bir Anayasa’nın kabulü, serbest seçimlerin yapılması, kapsamlı bir normalleşme ve güvenlik ortamının sağlanması konusunda destek vermeye hazırız ve bunlar yapıldıktan ve
sınırlarımızın güvenliği tam olarak sağlandıktan sonra
gerekirse çekilmeyi düşünebiliriz” dedi. Ankara ilk gün durduğu yerdedir. Ama irade beyanı da budur.

YPG’Yİ SİLAHSIZLANDIR, MÜLTECİLERİ KABUL ET
Ankara’nın Suriye ile normalleşme konusunda “
Biz bu görüşmeleri sadece
Şam’la
yapalım
” noktasına ilerlediğini düşünüyorum. Mevcut durumda görüşmeler Türkiye, Suriye, Rusya ve İran’ın katılımıyla yapılıyor. Farklı aktörler devreye girdiğinde sorun derinleşiyor. Ankara-Şam arasındaki sorun, Moskova-Tahran kaygılarına ipotek ediliyor.
Ankara’nın normalleşme için beklentileri açık: Şam’dan terörle mücadeleye destek olmasını,
PKK’yı silahsızlandırmasını, Irak’tan Suriye’nin kuzeyine gelen teröristlerin
ülkeden çıkarılmasını ve mültecilerin güvenli bir şekilde ülkelerine dönmesini istiyor.

ABD Suriye’den çekilecek. Esad ülkesinin bir arada kalmasını istiyorsa Türkiye ile konuşmak zorunda. Son tahlilde bölgede Suriye’nin toprak bütünlüğünü Ankara dışında düşünen bir başka başkent yok.

#Türkiye
#Suriye
#İran
#Rusya
#ABD
#terör örgütü
1 ay önce
Oyun değişiyor: Suriye’de sürprizlere hazır olun
Taha Abdurrahman İstanbul’da
Bu bir Mustafa Sarıgül yazısı değildir
‘Kötü haber’
Yazalım en pahalısından bir antibiyotik
Hayvancağızları kurtarın şu istismarcılardan