Mekânı biz planlarız zamanı ise kader

04:005/04/2026, Pazar
G: 5/04/2026, Pazar
Yusuf Dinç

İslam dünyası komünizm ile kapitalizm arasında bir tercihe zorlanırken varlığını ve varlıklarını korumak için İslam ekonomisini seçti ve İslami finansı buldu. Halihazırda 6 trilyon doların üzerinde bir kaynağı bu yolla küresel hegemonyadan kaçırabildi. Ancak bu tutar bir güce dönüşemedi. Çünkü merkezini bulamadı. Şimdi ise bu kaynağın kayda değer bir kısmı kendine güvenlik ararken yüzünü Türkiye’ye dönüyor. Fakat Türkiye hakkı olan bu kaynağı kendi sermayesi yapacak bir ilgi tamlığına, bilgi doyumuna

İslam dünyası komünizm ile kapitalizm arasında bir tercihe zorlanırken varlığını ve varlıklarını korumak için İslam ekonomisini seçti ve İslami finansı buldu.

Halihazırda 6 trilyon doların üzerinde bir kaynağı bu yolla küresel hegemonyadan kaçırabildi. Ancak bu tutar bir güce dönüşemedi. Çünkü merkezini bulamadı. Şimdi ise bu kaynağın kayda değer bir kısmı kendine güvenlik ararken yüzünü Türkiye’ye dönüyor.

Fakat Türkiye hakkı olan bu kaynağı kendi sermayesi yapacak bir ilgi tamlığına, bilgi doyumuna ve inanç üstünlüğüne sahip olamadı. İradesi sahaya yansımadı.

O yüzden bu kaynakların küçük bir kısmı dolambaçlı yoldan Türkiye’ye lütuf olarak sunuldu. O yollarda dolanırken kuyruğuna teneke bağlar gibi post-politik ajandalar bağlandı.

Küresel finans bizim olanı bize vermekten fazlasını sunmadı, sunamaz.

Şimdi 100 yılın kaldıracı olacak bir fırsat önümüzde duruyor. Fakat bu fırsatın önü bize başkası üzerinden sunulan basit menfaatlerle alınmaya çalışılacak.

Türkiye Körfez fonlarının asıl koridoru olabilir. Hem kendi hem bölge için bir yüzyıl kurabilir. İstanbul Havalimanı ne kadar gerçekse bu da o kadar gerçekçi bir ihtimaldir.

Tam müstakil Türkiye mümkün! Mali Vatan iradesiyle sahiplenmeliyiz.

Türkiye için mümkün olanlar bugünün dünyasında kimse için mümkün değildir. Hakkımız olana sahip olabiliriz.

İstiklal Marşını bileğinin zoruyla yazmış olan milletimiz İstikrar Marşını emeğinin hakkıyla yazabilir.

Finans diplomasimizi kurmalıyız artık. Bizde her diplomasi var. Finans diplomasisi yok.

Hala Londra’nın finans diplomasisi içinde kendimize ufak bir yer açmak için çabalayıp duruyoruz. Analizlerimize “yabancı gelirse” şartıyla başlayarak yılları heba ettik.

Kimse kusura bakmasın ekonomi diplomasisini en iyi bilenlerdeniz biz. Ekonomik coğrafyalar kurduk hep. Yurt aramanın anlamı buydu biraz da…

Ve coğrafyamızda bin yıllardır ilişkilerin ekonomi üzerinden kurulduğunu biliyorduk.

Peygamberimiz (S.A.S.) henüz çocukken dünyayı ticaret kervanı sırtında tanımıştı. Müslümanlar Habeşistan’a sığındığında Mekkeliler ticaret kapasitesiyle diplomasi yapmışlardı.

İslam dünyaya yayılırken Müslüman tüccarlar etkindi. Medeniyetimiz fütüvvetle şekillendi. Anadolu tahkim edilirken Ahiler, Osmanlı bir ekonomiye dönüşürken esnaflar vazifedeydi.

Şimdi bizi ve bölgemizi yeniden kim güçlü yapacak? Bu sorumluluğu kim taşıyabilir?

İstikametin gösterdiği yöne bakınca görünen bellidir; İslami finansçılar.

Biz İstanbul Finans Merkezi diye bir mekân planladık. Düşün ve eylem olarak on yıllar aldı. Sonra dolmasını bekledik. Ama gördük ki mekân bizim planımızda, zamansa ilahi bir plan…

Şimdi doğru an geldi.

Büyük değerleri küçük menfaatlerle değiştirmeyecek bir irade göstersek yetecek.

Memleketin kaderini kendi kariyerinden, memleketin çocuklarının ikbalini kendi ikbalinden daha değerli görenler elbet vardır. Gerisini getireceklerdir.

#ekonomi
#politika
#Yusuf Dinç