|

Hedef tüm Filistinliler

İsrail, işgal altında tuttuğu bölgelerde kendisinden olmayan topluluklara Müslüman-Hristiyan fark etmeksizin topyekün baskı ve yıldırma politikaları uyguluyor. Filistin’deki farklı dinlerin temsilcileri, işgalci gücün hedefinin tüm Filistinliler olduğunu belirtti.

Neslihan Önder
04:00 - 25/10/2023 Çarşamba
Güncelleme: 12:56 - 25/10/2023 Çarşamba
Yeni Şafak
Neslihan Önder,  El-Fetih Hareketi sözcülerinden Abdel Fettah Dolah.
Neslihan Önder, El-Fetih Hareketi sözcülerinden Abdel Fettah Dolah.

İsrail’in baskı ve zulmü yalnızca bölgede yaşayan Müslüman Filistinlilere değil, Hristiyanlara karşı da sürüyor. Çocuk, kadın, yaşlı, cami, okul ve hastane ayırt etmeyen işgal güçleri, geçtiğimiz günlerde Gazze’de bir kiliseyi vurmuş, saldırı sonucu 16 kişi yaşamını yitirmişti. Kutsal topraklardaki Evanjelik Lutheran Kilisesi fahri Piskoposu, aynı zamanda dünyadaki 80 milyon Hristiyan’dan sorumlu Lutheran Federasyonu eski başkanı ve Uluslararası Barış Dinleri onursal başkanı Münib Yunan, Yeni Şafak’a konuştu. Yunan, İsrail’in işgal politikalarını ve bölgedeki tüm dinlerin bundan nasıl etkilendiğini anlattı.

Hristiyanlar da Nekbe mağduru

Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudilerin barış ve uyum içinde yaşayabileceğini ve sorunun dinsel değil toprak olduğunu savunan Münib Yunan, “Ben Filistinli bir mülteciyim. Mülteci kartım dahi var. Nekbe’de 750 bin Filistinli zorla yerinden edildi. Bunların 50 bini Hristiyan’dı. Bizler Arap Filistin dokusunun ayrılmaz bir parçasıyız. Halkımızın sevinçleri sevincimiz, üzüntüleri üzüntümüzdür. Zaten işgal Hristiyan ve Müslüman arasında ayrım yapmaz. Onlar için yalnızca Filistinlisin” şeklinde konuştu. Gazze’de olanlar için derin üzüntü duyduklarını söyleyen fahri piskopos, geçtiğimiz Cuma akşamı Ortodoks Kilisesi’nin de İsrail’in hedefi olduğunu hatırlattı. Yunan, “Bu insanlık dışı bir şey. Oradaki her insanın, ister Hristiyan olsun, ister Müslüman isterse Budist, kıymetlidir. Şu an Gazze’de bin Hristiyan Filistinli var. Çok yakında bu sayının sıfıra inmesinden korkuyoruz” dedi.

Evanjelik Lutheran Kilisesi fahri Piskoposu Munib Yunan

İşgal yüzünden ayrıldılar

Eskiden Filistin’deki Hristiyan popülasyonunun toplam nüfusun yüzde 12’si olduğunu, şimdi ise yüzde 1’ine düştüğünü belirten Piskopos, tüm akrabalarının Gazze’den dünyaya yayıldığını söyledi. Münib Yunan, “Mesela bugün size Şili’de Filistin’de olandan daha fazla Filistinli Hristiyan olduğunu söyleyebilirim. Peki Hristiyanlar neden göç etti? Bunun 4 sebebi var. Birincisi ufukta barışa dair hiçbir iz yok. ABD Başkanı Joe Biden buraya geldiğinde barışın zamanı olmadığını söyledi. Peki barışın zamanı tam olarak nedir? İkincisi, ekonomik durum çok kötü ve işsizlik yüksek seviyede. Üçüncüsü işgal güçlerinin zulümleri. İnsanlar işgalin 56 yıldır sürdüğünü unutuyor, her şeyden önce ev yıkımları, şimdi olduğu gibi kontrol noktaları var. Artık Batı Şeria’ya bile gidemezsiniz ve Batı Şeria’dakiler de buraya Kudüs’e giremez. Kiliselerimize yapılan saldırılar var, aynı zamanda Mescid-i Aksa’ya yapılan saldırılar da var. Bizler kutsal toprakların Hristiyanlar için Mescid-i Aksa’nın da Müslümanlar için olduğuna inanıyoruz. Ve birbirimize saygı duyuyoruz. İşgal güçleri Kudüslü biri ile Batı Şeria’da yaşayan birinin evliliğine de izin vermiyor. Eğer evlendilerse bir daha Kudüs’e gelemiyorlar. Bütün bu önlemler insanları kışkırtıyor, görüyorsunuz, barış içinde yaşamak istiyorsanız, diğerine onurlarını ve haklarını vermelisiniz. Ve son olarak dördüncü neden aşırılığın artması” ifadelerini kullandı.

Filistin devleti kurulmalı

Gazze’de yaşanan katliamdan üzüntü duyduklarını aktaran ve savaşın sona ermesini istediklerini kaydeden Münib Yunan, “Savaş herhangi bir sonuç getirmiyor, biliyorsunuz, hayat kurbanlarımız olması dışında. Acilen insani yardım bölgeye girmeli. Türkiye’nin Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın söylediklerini gerçekten takdir ediyorum. Şimdi Filistinliler ve İsrail arasında uluslararası toplumla müzakereler yapmamız gerekiyor. 1967 sınırları ile başkenti Kudüs olan bir Filistin devleti kurulmalı. Erdoğan da konuşmasında bunlara değindi ve ‘sadece konuşmak istemiyoruz, somut bir eylem görmek istiyoruz’ dedi. Bu bizim için çok önemli” dedi.

Olanlardan Batı sorumlu

“Bugün Gazze’de olanlar için uluslararası toplumu ve Batılı ülkeleri suçluyorum” ifadelerini kullanan Hristiyan din adamı sözlerine şöyle devam etti: “Onlar sadece silahlara, siyasi güce ve ekonomik çıkarlarına önem verdiler. Son 15 yıldır Filistin davası kimsenin umurunda değil. Ancak şimdi işler çığrından çıktı. Filistin-İsrail ihtilafını çözmezseniz Ortadoğu’daki hiçbir problemi de çözemezsiniz. Şu an dünyanın dört bir yanındaki kiliselerden destek mesajları alıyorum ve onlar, hükümetlerine İsrail’i desteklememe ve barışı sağlama konusunda baskı yapıyorlar. Barıştan, birlikte yaşamaktan, müzakerelerden, adaletten, uzlaşmaktan bahsetmek bizim rolümüz. Yeni bir Nekbe yaşansın istemiyoruz. İsrail şu an Gazze’deki insanları güneye sürüp oradan da Sina’ya göndermeyi planlıyor. Gazze’de bunu başarırsa bir sonraki adımı Batı Şeria’daki Filistinlileri Ürdün’e göndermek olacak. Ki böyle bir durumda artık iki devletli çözümden de Filistin devletinden de bahsetmek mümkün olmaz. Biz buna karşıyız. Bir çözüm bulmalı ve birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz.”

Erdoğan’ın etkisi olur

“Filistinli Hristiyanların adalet için barış sürecinde de oynayacakları bir rol olduğunu görmek için Müslüman liderlere ihtiyacımız var” diye konuşan Piskopos Münib Yunan, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyasi gücünü kullanarak dünya liderlerini bir araya getirirse ve uluslararası bir konferans düzenlerse bunun etkisinin yüksek olacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Tek bir bayrak taşıyoruz

Gazze’ye bombardıman sürerken bir yandan da Batı Şeria’da yaşayan Filistinliler protestolar düzenliyor. El Fetih Hareketi öncülüğünde Ramallah’ta düzenlenen protestolarda bir araya gelen onlarca Filistinli Gazze için sloganlar attı. Fetih Hareketi Merkez Komitesi Genel Sekreter Yardımcısı Sabri Saidam, protestolar sırasında Yeni Şafak’a konuştu. Saidam, “Gazze’deki durum hayal edilenin de çok ötesinde. Gerçekte olan şey bir soykırım. Hamas ile El Fetih arasında farklılıklar olabilir ama şimdi Gazze için yürüyüş yapıyoruz. Ailem Gazze’de. Akrabalarımdan 44 kişiyi kaybettim. Sadece ailem için değil, genişletilmiş Filistin ailem için buradayım. Filistin halkı gördüğünüz gibi tek bir bayrak taşıyor. Bu bayrak Filistin bayrağı. Herhangi bir grubun ya da partinin değil. Çünkü söz konusu direniş olunca hepimiz biriz” diye konuştu.

Sorumlusu Biden

Saidam’a göre Gazze’de yaşananlar bir soykırım ve birkaç ülke lideri bunu şirinleştirmeye çalışıyor. İsrail’in savunma hakkı olduğunu söylüyor. “Bu İsrail’in 2 milyon insanı yok etme özgürlüğü olduğu anlamına gelmez” diyen Saidam, “ABD Başkanı Joe Biden’ın açıklamalarını görüyoruz. Bu katliamdan o sorumludur. 6 maddelik planıyla iki tarafa Filistin devleti kurmaya yardım edeceğine dair söz veren oydu. Hiçbir şey yapmadı. Tek yaptığı İbrahim anlaşmaları adı verilen Arap ülkeleri ile İsrail’in normalleşme adımlarını uygulamak oldu” ifadelerini kullandı.



#Filistin
#İsrail
#Gazze
#Kudüs
9 ay önce