Otomotivde Türkiye'yi dışlamak riskli

04:0017/06/2026, Çarşamba
G: 17/06/2026, Çarşamba
Yeni Şafak
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Arşiv.
Arşiv.

DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Avrupa otomotiv devlerinin "Made in Europe" girişimi kapsamındaki önerilerinin Türk ve Avrupalı üreticilere zarar vereceğini söyledi. Gümrük Birliği sayesinde Türkiye'nin, Avrupa tedarik zincirinin ayrılmaz parçası olduğunu kaydeden Yalçındağ, firmalarımızın bölge ekosistemi dışında değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Avrupa otomotiv devlerinin "Made in Europe" girişimine ilişkin taleplerinin hem Türk hem de Avrupalı üreticilere zarar vereceğini belirterek, "Türkiye, Gümrük Birliği yoluyla Avrupa'nın tedarik ve değer zincirlerinin ayrılmaz bir parçasıdır" dedi. Yalçındağ, Avrupa'daki en büyük otomobil üreticilerinin Avrupa Birliği (AB) kurumlarına gönderdiği "Made in Europe" hakkındaki ortak mektuba ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

DEV ŞİRKETLERİN ÇAĞRISI ÜRETİMİ OLUMSUZ ETKİLER

Volkswagen, Stellantis ve Renault gibi önemli otomotiv şirketlerinin Avrupa Parlamentosu (AP) üyelerine gönderdikleri mektupta, mevcut haliyle bir otomobilin "Made in Europe" niteliği kazanabilmesi için ürün değerinin en az yüzde 85'inin AB üyesi ülkelerde yaratılmasını öngören şartın yüzde 70'e düşürülmesinin önerildiğini aktaran Yalçındağ, "Meselenin Türk otomotiv sektörü açısından önemi oldukça büyük. Çünkü otomotiv sektöründe üretilen değerin ve tedarik zincirlerinin Türkiye ayağında gerçekleşen üretim, mektupta yer alan öneri gerçekleşse bile yüzde 30'luk dilimde kalmış olacak" diye konuştu.

AVRUPA'DAKİ OTOBÜSÜN YARISI TÜRKİYE'DEN

Ticari araçlarda elektrifikasyon dönüşümünün 2030 sonrasında hızlanmasının öngörüldüğünü anımsatan Yalçındağ, şöyle devam etti: "Bugün Avrupa'da yollarda gördüğünüz otobüslerin yüzde 50'si Türkiye'de üretiliyor. Bir kısmı da üretimlerinin tamamını ülkemizde yapan Türk şirketleri tarafından üretiliyor. Türkiye, Gümrük Birliği yoluyla Avrupa'nın tedarik ve değer zincirlerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Gerek AB kökenli firmaların ülkemizdeki mevcut yatırımları gerek Avrupa'ya tedarik sağlayan Türk firmalarımız gerekse gelecekteki potansiyel yatırımlar göz önünde bulundurularak, Türkiye'de üretilen ürünlerin her zaman herhangi bir engele, orana veya bariyere takılmadan Avrupa ekosistemi içinde sayılmasını destekliyoruz."

AB EKONOMİSİ İÇİN DE SORUN

Yalçındağ, Gümrük Birliği sayesinde 30 yıldır Avrupa'nın tedarik ve değer zincirlerinde önemli bir konuma sahip olan Türkiye'nin üçüncü ülke olarak tanımlanmasının ve yüzde 30'luk dilim içinde değerlendirilmesinin yalnızca Türk özel sektörü açısından değil, AB ekonomisi açısından da sorunlu olduğunu kaydetti. Yalçındağ, "Made in Europe" yaklaşımının Türkiye'yi de kapsaması durumunda daha düşük maliyetli ve nitelikli üretim üslerinin korunabileceğini, vurguladı. Yalçındağ, şunları kaydetti: "Enerji, savunma, dijitalleşme ve yeşil dönüşüm başlıklarında hem mevcut hem de yüksek potansiyel taşıyan önemli iş birliği fırsatları bulunuyor."

3 ŞİRKET MEKTUP YAZDI

  • Avrupa'nın önde gelen otomobil üreticileri Volkswagen, Renault ve Stellantis, AB'ye otomotiv sanayisinin rekabet gücünü artırmak amacıyla "Made in Europe" kriterleri getirilmesi çağrısında bulundu. AB araç üretiminin yüzde 60'ından fazlasını temsil eden üç şirketin AP üyeleri ve AB kurumlarına ilettikleri ortak pozisyon mektubunda, Avrupa otomotiv sanayisinin küresel rekabet baskısı altında olduğu ve üretimin Avrupa'da korunması için yeni teşvik mekanizmalarına ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Mektupta, uygulamanın Avrupa'nın sanayi tabanını güçlendirecek, adım olduğu ifade edildi.



#Otomotiv
#Ekonomi
#DEİK