
Türkiye Cumhuriyeti tarihi ve binlerce yıllık devlet geleneğine sahip Türk tarihinde kara bir leke olarak yerini alan 15 Temmuz FETÖ’nün hain darbe girişimi, sadece ulusal güvenlik ve iç siyaseti değil, aynı zamanda uluslararası ilişkileri de derinden etkiledi.
Çok yönlü ve karmaşık bir uluslararası boyuta sahip bu menfur saldırı, Türkiye'nin uluslararası ilişkilerinde bir dönüm noktası olmuş, diplomasi geleneğimizde derin bir kırılma yaratmıştır.
Bu hain saldırı, Türkiye’nin Batılı müttefikleriyle olan ilişkilerinde bir güven bunalımına yol açmış, özellikle darbe teşebbüsünün yaşandığı ilk saatlerde Batılı ülkelerin sessizliği, çekimser tavırları milletimizin ve devletimizin hafızasına not edilmiştir.
15 Temmuz gecesinden sonra tabiri caizse hiçbir şey eskisi gibi olmamış, diplomasimiz de bundan nasibi almış ve Türkiye, bölgesel ve küresel aktörlerle ilişkisini çeşitlendirmeye, yeni ittifaklar kurmaya karar vermiştir.
Avrupa Birliği kapısında 65 yıldır bekletilen ve bu süreçte yönünü her zaman Batı’ya dönen Türkiye, 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra farklı coğrafyalardaki ülkelerle de ilişkilerini çeşitlendirmeye ve derinleştirmeye önem verdi.
Uluslararası ilişkilerde daha bağımsız ve çok yönlü bir politika izlemeye başlayan Türkiye, Batı eksenli ittifakların ötesinde Rusya, Çin, İran gibi ülkelerle ilişkilerini geliştirirken, Afrika ülkeleriyle olan ilişkilerini de çeşitlendirerek, sürdürme yoluna gitmiştir.
İlişkilerini derinleştirdiği her ülkede FETÖ’nün uluslararası yapılanmasına, darbe girişiminin ardından firar eden FETÖ militanlarının iadesine karşı yılmaz bir mücadeleye giren Türkiye, örgüt üyelerinin iadesi ve örgütün faaliyetlerinin engellenmesi için yoğun mücadelesini kararlılıkla sürdürmekte.
Diplomasinin tüm enstrümanlarını kullanarak uluslararası hukuk çerçevesinde FETÖ ile mücadelesini sürdüren Türkiye, başta Türk cumhuriyetlerinde olmak üzere Afrika ve Avrupa’daki FETÖ iltisaklı sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini büyük ölçüde engellemiş ve istihbarat birimlerinin operasyonlarıyla pek çok FETÖ militanını yargıya teslim etmiştir.
Türkiye, diplomaside yaşadığı kırılmanın getirisi olarak farklı coğrafyalarda etkinliğini artırdıkça, savunma sanayi ve askeri alandaki başarıları birbiri ardına geldikçe bölgesel ve küresel bir güç olduğunu da kanıtladı.
Hal böyle olunca FETÖ’ye karşı uluslararası alanda yürüttüğü mücadele de ilişki kurduğu ülkelerce daha fazla desteklenir oldu. Diplomaside, savunma sanayinde, ihracata, ticarette rüştünü ispat etmemiş bir ülke olsaydı emin olun hiçbir ülke de FETÖ’ye karşı yürütülen mücadelede Türkiye ile ortak hareket etmezdi.
Türkiye, artık kendi çıkarlarını ve değerlerini önceleyen, bağımsız bir dış politika izlemektedir. Bu yeni dönemde, Türkiye’nin uluslararası ilişkileri daha çok yönlü, daha aktif ve daha etkili bir hale gelmiştir.
15 Temmuz’un yankıları hâlâ devam etmektedir. Ancak bu süreçte yaşananlar, Türkiye'nin uluslararası arenada daha güçlü ve daha saygın bir konuma geldiğini göstermektedir. Bu yeni dönemde, Türkiye'nin uluslararası ilişkileri daha da gelişecek ve Türkiye, bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlamaya devam edecektir.
Türkiye, FETÖ’nün tüm dünya demokrasileri için bir güvenlik meselesi olduğu gerçeğini güçlü argümanlarla dünya kamuoyuna ve ilişki içinde bulunduğu ülkelere anlattıkça elini güçlendirecektir.
FETÖ ile mücadelenin başarısı, uluslararası toplumun ortak iradesi ve iş birliği ile mümkün. Bunun bilincinde olan Türkiye de bu iş birliğini geliştirmeye özen gösteriyor.
Diplomatik iş birliği, hukuki mücadele, entelektüel mücadele, ekonomik tedbirler, sivil toplum örgütleriyle iş birliği, iletişim stratejileri ve eğitim faaliyetleriyle mücadele çok yönlü yürütülmeli.
Mücadelede yeise kapılmadan, “mücadele edilmediği, FETÖ mensuplarının devlette yeniden güçlendiği” gibi algı operasyonlarına mahkûm olmamak da ayrıca önemli.
Psikolojik harbin inceliklerini bilen, hainlikte sınır tanımayan, pek çok devletle girift ilişkiler geliştiren bir örgütle mücadele edildiği unutulmadan mücadeleye devam edilmeli.
Kimsenin şüphesi olmasın ki Türkiye, FETÖ ile mücadelesini uluslararası alanda da kararlılıkla sürdürmektedir.
Her alanda güçlenen, uluslararası etkinliğini artıran, bölgesel ve küresel aktör olan Türkiye, FETÖ ile mücadelesini de başarıyla nihayete erdirecektir.







