'Baba'ya yurtdışı yasağı

İlhan Toprak
00:001/12/2011, Perşembe
G: 30/11/2011, Çarşamba
Yeni Şafak
'Baba'ya yurtdışı yasağı
'Baba'ya yurtdışı yasağı

Yaşayıp yaşamadığı bile henüz kamuoyunca meçhul olan ünlü 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın 'baba' diye seslendiği eski MİT Kontrterör Daire Başkanı Mehmet Eymür, Ankara'da 6 saatlik sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Savcının talebi üzerine mahkeme, Eymür hakkında yurtdışına çıkış yasağı koydu

90'lardaki birçok cinayetin perde arkasındaki isim olarak gösterilen ve kamuoyunda 'Yeşil' olarak bilinen Mahmut Yıldırım'ın 'baba' diye andığı eski MİT mensubu Mehmet Eymür serbest kaldı. Faili meçhul soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski MİT Kontrterör Başkanı Mehmet Eymür 5,5 saatlik ifadesinin ardından adli tedbir ve yurtdışına çıkış yasağı uygulanması şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmayı yürüten Ankara Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Hakan Yüksel tarafından ifadesi alınan Eymür'e, 1990-1996 yılları arasında karanlıkta kalan faili meçhul cinayetler ile bu cinayetlere giden süreç soruldu. Önceki gün akşam saatlerinde Ankara'ya getirilen Eymür, sabah 8'de adliyeye götürüldü. Eymür'ün saat 10'da başlayan ifadesi sırasında ilk eşinden olan ve Romanya'da yaşadığı belirtilen oğlu Alp Eymür de adliyeye gelerek babasını bekledi. Gözaltına alınmasının ardından babasıyla görüşemediği öğrenilen oğul Eymür'ün serbest kaldıktan sonra babasına sarılması dikkat çekti.

KARA KUTU İFADE VERDİ

Eski Özel Harekat Polisi Ayhan Çarkın'ın ifadeleri kapsamında derinleştiren faili meçhul cinayetler soruşturması kapsamında İstanbul'da gözaltına alınarak Ankara'ya getirilen eski MİT Kontrterör Başkanı Mehmet Eymür, sorgusunun tamamlanıp fotoğrafının çekilmesi ve parmak izinin alınması sonrası serbest bırakıldı. Eymür, adli tedbir ve yurtdışı yasağı uygulanması talebiyle nöbetçi Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sevk edildi. Mahkeme, savcı Yüksel'in talebini yerinde bularak Eymür'e yurtdışına çıkış yasağı getirirken, adli tedbir uygulanmasına karar verdi. Eymür, adliye çıkışında gazetecilerin sorularını cevapsız bıraktı.

TARIK ÜMİT SORULDU

Eski Özel Harekat polisi Ayhan Çarkın, 14 yıl önce Susurluk çetesi tarafından kaçırıldırığı iddia edilen MİT muhbiri Tarık Ümit olayı ile ilgili şunları söylemişti: "Tarık Ümit'in kaçırılması karanlıkta kalan olaylardan biri olarak kaldı. Halen kayıp... Kaybolmasının ardından MİT Kontrterör Dairesi Başkanı Mehmet Eymür, Ümit'in kızını arayarak babasının Özel Harekat Dairesi'nden Korkut Eken tarafından kaçırıldığını söyledi." Mehmet Eymür, TBMM Susurluk Komisyonu'na verdiği ifadede de bunu kabul ederek şöyle diyor: "Sadece, benim bildiğim bilgiler değil, aile de biliyor bu konuları. Tabii kızının orada basına ifade şekli veya basının yazış şekli de tabii biraz değişik bir şekilde adlandırılmış bazı şeyler; ama, genel hatlarıyla doğrudur yani, bu söylediğim çerçeve içinde kızına gerekirse yasal bir şeyde yardımcı olacağıma söz verdim." Mehmet Eymür, Susurluk Komisyonu'na verdiği ifadede, Tarık Ümit'in Dündar Kılıç'a yönelik polis eylemine girmediğini, kaçırılmasından İbrahim Şahin ve Mehmet Ağar'ın haberdar olduğunu, Abdullah Çatlı tarafından sorgulandığını öne sürmüştü.

BABASININ AĞZINDAN 'YEŞİL'

Ankara'da yürütülen faili meçhul cinayetler soruşturması kapsamında 'şüpheli' sıfatıyla ifade veren Sedat Peker, savcıya Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım'ın Mehmet Eymür'ün kadrosunda olduğunu ileri sürmüştü. Yeşil'in oğlu Murat Yıldırım, babasıyla ilgili yazdığı kitabında, onun Eymür'den 'baba' diye bahsettiğini belirtmişti. Birçok faili meçhul olaya ismi karışan ancak yaşayıp yaşamadığı bir türlü açıklanamayan Yeşil'i de soran Savcı Yüksel'e, Eymür'ün "Benim Yeşil'e ihtiyacım yok" dediği öğrenildi. Adliye çıkışında gazetecilere ben Yeşil'i muhattap almam diyen Eymür'e, faili meçhul cinayetler soruşturmasında ismi gündeme gelen eski MİT'çi Korkut Eken ile ilişkisi de sorulduğu belirtildi. Eymür, 2000'de bir gazeteye verdiği demeçte, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım konusunun MİT'le değil kendisiyle özdeşleştirilmesinden rahatsız olduğunu belirterek, "Teşkilatın elemanları arasında yüzlerce Yeşil var. Yeşil önce de vardı, yetkililer ne derse desinler, bundan sonra da olacaktır" demişti.


Savcı sır kasetleri sordu

Ergenekon'un tutuklu sanığı Veli Küçük'ün, İstanbul Beşiktaş'taki evinde ele geçen 1989 yılına ait bir ajandada 19 ses kasetine ait açıklayıcı notlar bulunmuştu. Veli Küçük'ün el yazısıyla, 1995 yılı başlarında henüz görevinin başındayken tutulmuş olan bu notların, bir buçuk yıl sonra patlayacak Susurluk skandalının karanlıkta kalan yüzüne ışık tutabilecek önemde olduğu iddia edilmişti. Konuşmalarda Susurluk aktörleri Abdullah Çatlı, Tarık Ümit, Mehmet Eymür, Sedat Peker, Hadi Özcan gibi isimlerin sık sık geçtiği ileri sürülmüştü. İran'dan getirtilecek para kağıtları konusu ile ilgili diyalogların da olduğu belirtilen 19 ses bandının 10'uncusunun A yüzünde Mehmet Eymür-Sedat Peker-Sami, B yüzünde ise Sait-Mehmet Eymür-H. Türkmen-H. Türkmen-ve MİT'in İstanbul'a gönderdiği adamlar-H.Türkmen, Em. Emniyet Md. Mehmet konuşmalarının kaydedildiği iddia edilmişti. Savcı Yüksel'in Eymür'e bu kasetleri de sorduğu öğrenildi.


Hanefi Avcı yanlış yönlendirdi

Savcı Hakan Yüksel'in, Başkanlığı Mehmet Elkatmış'ın yaptığı TBMM Susurluk Komisyonu tarafından hazırlanan Susurluk raporuna ilişkin de sorular yönelttiği belirtildi. Eymür'ün bildiklerini komisyona anlattığını söylediği belirtildi. Savcı Yüksel'in, dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'a sunulan ve Mehmet Eymür tarafından hazırlandığı ileri sürülen raporu da Eymür'e sorduğu belirtildi. Eymür ifadesinde, Susurluk Komisyonu'nun eski polis şefi Hanefi Avcı tarafından bilerek yanlış yönlendirildiğini iddia etti. Devrimci Karargah Örgütü soruşturması kapsamında tutuklanan eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı; Mehmet Ağar, İbrahim Şahin ve bazı eski ülkücülerin Eymür tarafından toplanarak 'çete' kurduğunu iddia etmişti. Eymür bu iddiaları reddederken, Avcı'nın Susurluk olayını yanlış yönlendirdiğini söylediği ileri sürüldü.