Fatih Koleji: Okuldan darbeye

Merve Safa Akıntürk
04:0015/07/2025, Salı
G: 11/07/2025, Cuma
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

15 Temmuz hain darbe girişiminin perde arkasında, FETÖ’nün yıllar süren eğitim odaklı sinsi yapılanması vardı. Özel okulların sadece akademik başarıyla değil, genç zihinleri ideolojik birer militan haline getirmek için kurulduğu bu karanlık ağ, Türkiye’nin devlet kadrolarına sızarak milletin iradesine yönelik en büyük tehdidi oluşturdu. Eğitim üzerinden örülen bu sistem, Türkiye’nin toplumsal ve siyasal dokusunda derin yaralar açtı ve 15 Temmuz’u sadece bir gecelik kalkışma olmaktan çıkarıp yılların planlı ihanetinin sembolü haline getirdi.

Türkiye, 15 Temmuz 2016 gecesi sadece bir darbe girişimine değil, yıllar süren örgütsel bir yapılanmanın vardığı en kanlı sonuca tanıklık etti. FETÖ’nün gerçekleştirdiği bu kalkışma, klasik darbelerden çok farklı bir boyutta seyretti. Silahlı kuvvetlerin ötesinde eğitimden yargıya, emniyetten medyaya kadar pek çok alanda örgütlenmiş bir yapının saldırısıydı bu. FETÖ, özellikle özel ortaöğretim kurumları üzerinden sistemli bir kadrolaşmaya gitti, toplumun dini değerlerini istismar etti ve genç beyinleri birer örgüt mensubuna dönüştürerek mankurtlaştırtı.

EĞİTİMLE YÜKSELEN TEHLİKE

FETÖ, kuruluş aşamasında “cemaat” kimliğiyle toplumda yer edinmeye başladı, ardından eğitim faaliyetlerini kullanarak devletin kritik noktalarına sızdı. Bu yapılanma evrilerek tam teşekküllü bir terör örgütüne dönüştü. İlk adımlarını “ışık evleri” ile atan örgüt, bu evlerde örgütsel ideolojiye bağlı öğrenciler yetiştirerek kamuya kadro temin etti. 1980 sonrası dönemde okullaşma atağı başlatan FETÖ, hem yurt içinde hem yurt dışında özel okullar aracılığıyla örgütlenmesini genişletti.

MODERN OKULLARIN ARDINDAKİ YAPILANMA

FETÖ’nün açtığı okullar, hem fiziki şartları hem akademik başarıları sayesinde toplumun geniş kesimlerinin güvenini kazandı. Ancak bu okullar yalnızca eğitim kurumu değil, ideolojik biçimlendirme, personel yetiştirme ve propaganda sahası olarak işlev gördü. Öğrencilere “paralel öğretim programları” uygulanarak, örgütün dünya görüşü ve hiyerarşisi içselleştirildi. Dini söylemler üzerinden sempati toplanırken, asıl amaç mutlak itaati esas alan bir zihin yapısı oluşturmaktı. “Dini eğitim” algısı istismar edildi, çocuklar ve gençler FETÖ’nün “biz ve ötekiler” anlayışına göre şekillendirildi. Öğrencilere toplu namaz, sohbet, hizmet toplantıları gibi uygulamalarla dini değerler üzerinden örgütsel sadakat aşılandı.

KADROLAŞMANIN ANA ÜSSÜ

Örgütün eğitim kurumları, aynı zamanda insan kaynağı ve ekonomik kaynak oluşturma aracı olarak da kullanıldı. Zengin hayırseverlerden alınan yardımlar, Bank Asya ve holdingleşme adımlarıyla büyüyen ekonomik yapı sayesinde yeni okullar, yurtlar ve dershaneler açıldı. Sınav sorularının çalınması, üyelerin devlet kadrolarına sızdırılması, öğretmen atamalarında liyakat dışı yöntemlerle kadro alınması gibi faaliyetler bu yapı üzerinden gerçekleştirildi. Özellikle 17-25 Aralık süreci sonrası bile bu okullara olan ilgi bitmedi, halk nezdinde eğitimdeki başarı algısı “dini hassasiyet” ile birleşti.

KOD ADI, SAKLI KİMLİK, ÇİFTE YAŞAM

FETÖ’nün en tehlikeli yönlerinden biri de bireylerini mutlak bir gizlilik içinde yetiştirmesiydi. Kod adları kullanmak, aileden dahi gizli yürütülen örgütsel faaliyetler, sahte kimlikler, çifte yaşamlar, tümü “gizli hücre tipi yapılanma” modelinin temeliydi. Bu model, uygun ortam oluştuğunda harekete geçecek sadık militanlar yarattı.

DARBE GİRİŞİMİNİN AYAK SESLERİ

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin sadece askeri değil, eğitim, yargı, emniyet, medya gibi çok yönlü bir kuşatmanın sonucu olduğu bugün net biçimde görülüyor. FETÖ’ye ait eğitim kurumlarında yetişmiş öğrenciler, öğretmen kisvesi altında örgüt mensubu olarak kamuya yerleştirildi. Örgüt bu kişiler aracılığıyla sadece kadro değil, aynı zamanda istihbarat, finansman ve psikolojik harekat zemini oluşturdu. Bu kapsamda, özel okullar yalnızca bilgi aktarımı değil, propaganda, aidiyet ve sadakat üretimi için kullanıldı. “Hizmet” adı altındaki bu sistem, son kertede darbeye zemin hazırlayan eğitimsel bir seferberliğe dönüştü.

TÜRKİYE’NİN KIRILMA NOKTASI

FETÖ’nün eğitim yoluyla yürüttüğü bu örgütlenme, Türkiye tarihinde hem pedagojik hem toplumsal hem de siyasal açıdan büyük bir kırılma noktası oldu. 15 Temmuz, yalnızca bir gecede yaşanmadı. Yıllar süren bir planlama, eğitimle yürütülen beyin inşası, sistematik kadrolaşma ve büyük bir aldatmacanın sonucuydu.  ANKARA

#Fetö
#15 temmuz
#darbe girişimi