
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Medya Perspektifinden Çatışma Bölgelerinde Türkiye'nin Barış Rolü Paneli"nde yaptığı konuşmada Türkiye'nin kolaylaştırıcı ve ara bulucu kapasitesinin bugün dünyada fark oluşturduğuna dikkati çekti. Duran yaptığı açıklamada "Ülkemiz, zıt bloklarla aynı anda konuşabilen, temas kanallarını açık tutabilen ve müzakere zeminini mümkün kılabilen diplomatik erişim kapasitesine sahip nadir ülkelerden birisi durumundadır" dedi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran Türkiye'nin uluslararası ve bölgesel kriz dönemlerinde üstlendiği barışçıl, arabulucu ve kolaylaştırıcı rolün medya söylemleri aracılığıyla nasıl inşa edildiğini ve algılandığını çok boyutlu bir iletişim perspektifiyle ele almak üzere İletişim Başkanlığında düzenlenen "Medya Perspektifinden Çatışma Bölgelerinde Türkiye'nin Barış Rolü Paneli"ne katıldı.
Burada açılış konuşmasını yapan Duran, sözlerine, zorlu çatışma bölgelerinde görev yapan basın mensupları, sivil toplum kuruluşu çalışanları ve sağlık personeli başta olmak üzere herkese insanlık adına teşekkür ederek başladı.

"Dünyada yaşanabilecek bir gıda krizi engellendi"
Burhanettin Duran, dünyanın hibrit çatışmaların, vekil aktörlerin ve büyük güç rekabetinin belirleyici olduğu bir dönemden geçtiğine işaret ederek, barışın artık yalnızca siyasi anlaşmalarla değil, güvenlik, insani yardım, ekonomi ve iletişim boyutlarını birlikte içeren bütüncül bir yaklaşımla inşa edilebileceğini söyledi.
Bu rolün teknik müzakere süreçlerinin yürütülmesi, güven artırıcı önlemlerin geliştirilmesi ve kriz anlarında iletişimin kesintisiz sürdürülmesi açısından önem taşıdığını kaydeden Duran, 5. yılına giren Ukrayna-Rusya savaşında tarafların Türkiye'nin arabuluculuğunda birçok kez bir araya geldiğini, Türkiye'nin barış masasına ev sahipliği yaptığını hatırlattı.

"Dezenformasyonla mücadeleyi olmazsa olmaz görüyoruz"
Duran, Türkiye'nin Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi, Afrika Boynuzu'nda Etiyopya ve Somali'nin diyalog temelinde bir araya getirilmesi gibi birçok diplomatik hamleyle barış diplomasisine devam ettiğini bildirdi.
Türkiye'nin bu bölgelerde adalet zemininde bir duruş ortaya koyduğunu, masada anlaşmaları konuşurken, başta AFAD ve Türk Kızılay gibi kurumlarla sahada da insani diplomasi yürüttüğünü dile getiren Duran, "Bütün bu çabalarımızın amacı, Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, 'Tek derdimiz bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe, huzur ve istikrara en yüksek düzeyde katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir.'" sözlerini sarf etti.
İletişim Başkanlığı olarak çatışma bölgelerinde kimin mağdur, kimin haklı ve neyin adil olduğunu vicdanlara sunmanın vazifelerinden biri olduğunun altını çizen Duran, Başkanlığın, Türkiye'nin barış anlatısını güçlendirmek ve iletişim ekosisteminde doğru temsil etmek adına çok sayıda faaliyet yürüttüğünü anımsattı.
Barışın iletişimini korumanın, güvenlik meselesi olduğuna işaret eden Duran, şunları paylaştı:
"Türkiye olarak Suriyeli kardeşlerimizin yanında olacağız"
Duran, Suriye halkının 13 yıl süren savaş boyunca neler çektiğini en yakından gözlemleyen ve gerçeklerin uluslararası kamuoyuna duyurulmasında en çok çaba gösteren aktörlerin başında Türkiye'nin geldiğine dikkati çekti.
Türkiye'nin Suriye'de eski rejimin katliamları karşısında Suriyelilere sırtını dönmediğini, bölgede istikrarın temini için elini taşın altına koymaktan çekinmediğini belirten Duran, "Hamdolsun, Suriye halkı 13 yıl acı çektikten sonra 8 Aralık 2024'te devrimini gerçekleştirdi ve artık hem Suriye için hem de bölgemiz için yepyeni bir dönem başladı." değerlendirmesinde bulundu.
İletişim Başkanı Duran, şöyle devam etti:
Konuşmaların ardından Duran ile Suriye Enformasyon Bakanı Hamza Mustafa, "Türkiye'nin Barış Rolü" isimli fotoğraf sergisini de gezdi.










