
FETÖ, şüphesiz ki en büyük zararı İslam kültürü ve medeniyetine ait kavramlara verdi. “İmam, hocaefendi, cemaat, hizmet, himmet” gibi kadim kavramların içi örgütsel anlamlar yüklenerek boşaltıldı. Örgüt elebaşı, İslam alimi kisvesi ile kendi din anlayışını inşa etti…
Diyanet İşleri Başkanlığının “FETÖ-Din İstismarının Arkasına Gizlenen Terör Örgütü” adlı çalışmasında FETÖ’nün maskesi tek tek indirildi. 66 sayfalık kitapçıkta FETÖ’nün tarihte görülebilecek en büyük örgütlü din istismarlarından birini gerçekleştirdiği dikkat çekti. Çalışmaya göre FETÖ, şunları istismar etti:
ALLAH’LA KONUŞMA İDDİASI
Örgüt mensupları, liderlerinin Allah Teâlâ ile doğrudan konuştuğuna inanmakta ve bu sebeple onun sözlerini bütün insanların sözlerinden üstün tutmaktadır. Örgütün elebaşı, 07.04.1991 tarihinde Kartal’da yaptığı bir vaazında biatten bahsederken Allah’ın kudretini açıkça şöyle istismar etmektedir: “Elimi elime koydum, şunu benim arkadaşlarımın eli say ya Resulallah dedim. O eli tutanlar Allah’ın elini tutmuş sayılırlar. Bu cemaat Allah’ın elini tutmaya niyet etmiş gibidir.”
KUR’AN’I FIRLATTI
Örgütün meczup elebaşı, 03.06.1990 tarihinde Erzurum’da yaptığı bir vaazında güya heyecanlanıp Kur’an’ı cemaatin üzerine fırlatmış ve bu esnada da “Kur’an’a sahip çıkın! Resulullah’a sahip çıkın!” diye bağırmıştır. 31.03.1991 tarihinde Pendik’te verdiği “Kutsilerin Ufku” konulu vaazında, bu kutsilerin Peygamberimiz ve ashabı olduğunu ifade ettikten sonra “ikinci kutsiler” diye bir gruptan bahsetmiş ve onların ahir zamanda geleceğini dile getirmiştir.
KENDİNİ PEYGAMBER’LE KIYASLADI
Vaaz ve kitaplarında sıklıkla Hz. Peygamber ile sahabe arasındaki ilişkiye değinen FETÖ lideri, bu ilişkiyi kendisi ile müntesipleri arasındaki ilişkiye benzetmektedir. Takipçilerini “ikinci kutsîler” diye adlandıran terör elebaşı, Hz. Peygamber’in makamını kendi konumuyla örtüştürmekten utanmamaktadır. 03.06.1990 tarihinde Erzurum’da yaptığı bir vaazında şu cümleyi kurmuştur: “Bu din garip olarak başlamıştır ve yine başladığı hâle dönecektir.” İSLÂMÎ KAVRAMLAR İslâm kültür ve medeniyetine ait saygın kavramları, toplum üzerindeki etkisinden faydalanmak amacıyla istismar eden FETÖ, “imam, hocaefendi, cemaat, hizmet, himmet” gibi her biri ayrı değere sahip olan birçok kavramı k endine mâl ederek çürütmeye çalışmıştr.
DININ DIREĞINI TAHRIF ETTI
İslâm’ın sembolü sayılan ibadetlere dair hükümlerle bile çıkarları uğruna oynayan FETÖ, ibadetlerin anlam dünyasını boşaltmış, eda şekillerini tahrif etmiştir. Mesela günde beş vakit olarak ve bilinen şekliyle kılınması gereken dinin direği namazın, uygun bir zamanda arka arkaya topluca veya kalben ima ile kılınabileceği ya da daha sonra kaza edilebileceği fetvası örgüt içinde yaygındır. Ramazan orucunun bu ay dışında uygun bir zamanda kaza edilmesine ruhsat tanınmıştır. Başörtüsünün farz olmadığına hükmedilmiş, Peygamberimiz tarafından kıyamete kadar yasaklandığı açıkça belirtilen mut’a nikâhı, örgüt mensupları arasında rahatlıkla kıyılmıştır. Milletimizin zekâtını, sadakasını, kurbanını çalan FETÖ, himmet adı altında topladığı sözde yardımlarla insanların ibadet arzusunu ve kulluk bilincini de istismar etmiştir. Örgütte görülen bir uygulamaya göre, birçok kimseden para toplanarak güya Hz. Peygamber’e (s.a.s) kurban kesilmekte, esasında ise örgüte maddi destek sağlanmaktadır.
DUAYI İSTİSMAR ETTİ
Müntesipleri açısından hain liderin ettiği dua kutsal kabul edilmekte, bedduası ise korku ve itaat motifi olarak zihinlere kazınmaktadır. Örgütün 17 Aralık sonrasında başlayan hükümet karşıtlığında, beddua bir silah olarak kullanılmış, başta elebaşı olmak üzere bütün örgüt beddua seansları ile Müslümanlara lanet okumuş, bela dilemiştir.






