Son umutları dezenformasyon

Resul Ekrem Şahan
Resul Ekrem Şahan
04:0015/07/2025, Salı
G: 15/07/2025, Salı
Yeni Şafak
Fotoğraf: Arşiv
Fotoğraf: Arşiv

15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından yurt dışına kaçan FETÖ mensupları, dijital mecralar ve medya üzerinden Türkiye’ye yönelik yoğun bir dezenformasyon kampanyası başlattı. Ancak bu söylemler, Türkiye’nin şeffaf yargı süreçleri ve belgelerle desteklenen açıklamalarıyla tek tek boşa çıkarıldı.


CEZAEVLERİNDE İŞKENCE

FETÖ destekli kuruluşların sıkça dillendirdiği bu iddia, son dönemde hem Adalet Bakanlığı’nın raporları hem de uluslararası bağımsız gözlemci raporlarıyla çürütüldü. Cezaevi koşullarına dair yapılan denetimler ve tutuklu yakınlarının beyanlarıyla iddiaların dayanaksız olduğu ortaya kondu.


GAZETECİLERE BASKI

FETÖ, yurt dışındaki medya kuruluşlarına “Türkiye’de ifade özgürlüğü yok” propagandasıyla ulaşmaya çalıştı. Ancak yapılan incelemeler, bu isimlerin büyük çoğunluğunun gazetecilik kisvesi altında örgüt faaliyetleri yürüttüğünü ve örgütün haberleşme kanallarını yönettiğini gösterdi.


MÜLKİYET GASPI

FETÖ’nün ticari ayağına yönelik olarak gerçekleştirilen TMSF devralmaları da çarpıtıldı. Ancak bu süreçte yürütülen tüm işlemler yargı denetimi altında yapıldı. Mülkiyet hakkına aykırı hiçbir işlem yapılmadığı, uluslararası hukuk nezdinde de kanıtlandı.


AVRUPA’DAKİ FETÖ OKULLARI

FETÖ, bazı ülkelerde faaliyetlerine devam eden sözde eğitim kurumlarının kapatılmasını “sürgün” olarak yansıttı. Oysa bu okulların birçoğunun yerel güvenlik birimleri tarafından yapılan soruşturmalar sonucunda kapatıldığı biliniyor.


“MASUM ÖĞRETMENLER TUTUKLANDI” ALGISI

Bazı FETÖ hesapları, örgütle irtibatı olduğu tespit edilen ve meslekten ihraç edilen öğretmenlerin “haksızlığa uğradığı” yönünde paylaşımlar yaptı. Bu öğretmenlerin tamamının ByLock ağı, himmet trafiği ve okul yapılanmasıyla doğrudan bağlantılı olduklarını belgeledi.

#15 Temmuz
#FETÖ
#dezenformasyon