Türkiye kuraklık için alarmda

Yeni Şafak
00:0017/05/2007, Perşembe
G: 17/05/2007, Perşembe
Yeni Şafak
Türkiye kuraklık için alarmda
Türkiye kuraklık için alarmda

Kış aylarında yeterince yağış almayan Türkiye, başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere büyük şehirler susuzluk tehlikesiyle karşı karşıya. Tarım alanlarının sulanamaması ise başka bir sorun. Sağlık Bakanlığı yetkilileri kuraklıkla nasıl başa çıkılacağını konusunda bir açıklama yaptı.

İstanbul'a su sağlayan barajlarda yaklaşık 6 aylık su kalması ve uzmanların en sıcak yazın yaşanacağı uyarıları, İSKİ'yi su tasarrufu için önlemler almaya yöneltti. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Turan Buzgan ise, tüm illerin sağlık müdürlüklerinin kuraklık nedeniyle uyarıldığını belirterek, “Bu ay başından itibaren su kaynaklı hastalıklar konusunda da teyakkuza geçtik” dedi.


İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Genel Müdürlüğünün yaptığı açıklamaya göre, kente su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 47'ye indi. Şu anda toplam kullanılabilir su miktarı 416 milyon metre küp. Kente günde ortalama 2 milyon metre küp su verildiği dikkate alındığında bu rakam, kentin yaklaşık 6 aylık suyunun kaldığını gösteriyor.


Barajlarda yılda ortalama 65 milyon metre küp suyun buharlaşma yoluyla kaybolduğu ve bunun büyük bir bölümünün de yazın gerçekleştiği dikkate alındığında, mevcut suyun beklenenden de kısa sürede biteceğini ortaya koyuyor.


İSKİ tarafından İstanbulluların su kullanma alışkanlıklarına yönelik yapılan bir araştırmada, vatandaşların yüzde 16'sının dişlerini fırçalarken, yüzde 15,5'inin tıraş olurken musluğu açık bıraktığı, yüzde 36,2'sinin de arabasını hortumla yıkadığını gösteriyor.


İSKİ verileri, saniyede bir damla damlatan musluğun yılda 6 ton su kaybına neden olduğunu ortaya koyuyor.


İSKİ Genel Müdürlüğü, İstanbulluların su kullanma alışkanlıklarını, beklenen su sıkıntısını ve yağış ayının Ekimde başladığını dikkate alarak, su tasarrufuna yönelik şu önerilerde bulundu:

“Halılarınızı hortumla yıkamayın. Halı yıkama makinesi ile yıkayın veya silin. Arabanızı hortumla yıkamayın. Kovaya koyduğunuz su ile yıkayın veya silin.


İlçe belediyeleri cadde ve sokakları yıkamaktan vazgeçsin. Park ve bahçeler, rekreasyon alanları buharlaşmanın en yoğun olduğu gündüz değil, akşam saatlerinde sulansın. Banyo yaparken, tıraş olurken, diş fırçalarken ve abdest alırken boşa su akıtmayın. Çamaşır ve bulaşık makinesini tam dolduktan sonra yıkayın.”


İSKİ GENEL MÜDÜRÜ VURAL


Öte yandan, İSKİ Genel Müdürü Mevlüt Vural, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nde Cuma günü görüşülecek 2006 yılı faaliyet raporunun sunuş bölümünde, son 50 yıllık yağış verilerine göre, kentte en büyük kuraklığın yaşandığı yıllarda Aralık, Ocak ve Şubat aylarında metre kareye düşen yağış miktarı 142 kilogram iken, 2006 yılının aynı aylarında 66,7 kilogram yağış düştüğünü, bunun da kentin en kurak olduğu yıllardan yüzde 50 daha fazla kuraklık yaşadığını ortaya koyduğu görüşüne yer verdi.


5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ile kentin hizmet alanının 3 kat büyüdüğüne, 1994 yılında müşteri sayısı 1 milyon 600 bin iken bugün 4 milyona ulaştığına işaret eden Vural, yapılan yatırımlar ile içme suyu arıtma tesislerinin kapasitesinin 3 milyon 650 bin metre küpe, su kaynaklarının yıllık veriminin de 1 milyar 170 milyon metre küpe çıkarıldığını belirtti.


Vural, “Var olan su kaynaklarının muhafazası için İSKİ, belediye ve İstanbulluların azami gayret sarf etmesi gerekiyor” dedi.


Kayıp ve kaçak oranlarına ilişkin bilgi de veren Vural, 2006 yılında kente verilen temiz su miktarının 735 milyon 310 bin 102 metre küp olduğunu, bunun 516 milyon 540 bin 436 metre küpünün faturalandırıldığını, 218 milyon 769 bin 666 metre küpünün ise (yüzde 29,75) bedava ve kaçak su kullanımının oluşturduğunu kaydetti.


YENİ YATIRIMLAR


Vural, su sıkıntısını aşmak için yapılan yeni yatırımlar hakkında da şu bilgileri verdi:


“İstanbul'un orta vadeli içme suyu ihtiyacını karşılamak maksadıyla DSİ ile birlikte Büyük Melen Çayı'ndan ilk aşamada yılda 268 milyon metre küp su İstanbul'a akıtılacak. Yeşilçay Projesi ile de İsaköy ve Sungurlu barajlarını yaparak İstanbul'a yılda ilave 190 milyon metre küp su sağlayacağız. İstanbul'un orta ve uzun vadeli su ihtiyacını karşılamak amacıyla da yılda 1 milyar 180 milyon metre küp su verecek Büyük Melen sistemini hayata geçirerek, kentin 2040 yılına kadar su ihtiyacını karşılayacağız. Ömerli sistemine aktarılacak olan bu su İstanbul Boğazı'nın altından tüp geçiş yoluyla getirilecek. Mart 2008'e kadar Melen Çayı Ömerli Barajı'na akmaya başlayacak.”


Vural, havzalarda mutlak koruma alanlarında sıfır yapılaşma hedefi doğrultusunda büyük mesafe aldıklarını, son bir yılda içme suyu havzalarında 50 milyon YTL'nin üzerinde kamulaştırma bedeli ödediklerini, Ömerli Barajı havzasında da ilk 100 metre mesafedeki bütün yapıları yıktıklarını belirtti.


40 GÜNLÜK SU BUHARLAŞACAK


İSKİ verilerine göre İstanbul'da yaz aylarındaki günlük tüketim, ortalama 2 milyon 200 bin metreküpe kadar yükseliyor. Barajlarda yıllık 65 milyon metreküp su buharlaşıyor. Küresel ısınmanın etkisiyle bu yıl buharlaşmanın 80-90 milyon metrekübe ulaşması bekleniyor. Bu da barajlardaki su miktarı gözönüne alındığında 162 günlük suyun kaldığını ortaya çıkıyor.


Her fırsatta İstanbullular'ı su tasarrufunda bulunmaya çağıran, hatta kurna ve sarnıç önerileri getirip, halıların silinmesi çağrısında bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da su sorunun tedbir gerektirecek boyuta ulaştığına dikkat çekiyor. İSKİ Genel Müdürü Mevlüt Vural ise “Var olan suyun muhafazası için İSKİ, belediye ve İstanbullular azami gayret sarf etmeli” dedi.


SAĞLIK BAKANLIĞI'NDAN KURAKLIK UYARISI


Sağlık Bakanlığı su ve su kaynaklı hastalıklar ile ilgili teyakkuza geçti. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Turan Buzgan, küresel ısınmanın tehlikesine dikkat çekerek, kuraklığın beraberinde pek çok sorunu da getireceğini söyledi. Buzgan, su olmayan yerlerde ellerin alkol bazlı dezenfektanlarla (ıslak mendil vs. ) temizlenmesini önerdi.


Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Turan Buzgan CİHAN'a yaptığı açıklamada, küresel ısınmanın neden olacağı kuraklığın özellikle hijyen için daha az su ayrılmasına neden olacağını bildirdi. Bu durumun pek çok hastalığa davetiye çıkaracağına dikkat çeken Buzgan; bebekler, hastalar ve yaşlı kişiler için ise ayrı sağlık problemlerinin söz konusu olduğunu vurguladı.


Küresel ısınmanın bitki örtüsü, hayvanlar ve iklim üzerinde yapacağı etkilerin de pek çok sorunu beraberinde getireceğini aktaran Buzgan, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına neden olan kene popülasyonunda artış yaşanabileceğini aktardı. Buzgan, küresel ısınma nedeniyle ilerleyen yıllarda kuş gribine neden olan göçmen kuşların göç zamanlarının da daha geniş bir zaman dilimine yayılabileceğini dile getirerek, "Bu da hastalığın daha uzun süre tehlike oluşturması anlamına gelebilir. " dedi. Buzgan, özellikle kemirgenlerin artışının farklı hastalıkları gündeme getirebileceğini kaydetti.


"SU KAYNAKLI HASTALIKLAR KONUSUNDA TEYAKKUZA GEÇTİK"


Sağlık Bakanlığı'nın bir yazı ile İl Sağlık Müdürlüklerini kuraklık tehlikesi nedeniyle uyardığını kaydeden Buzgan, gerekli tedbirlerin alındığını söyledi. Buzgan, "Bu ay başından itibaren su kaynaklı hastalıklar konusunda da teyakkuza geçtik" ifadesini kullandı.


İl Sağlık Müdürlüklerinin bölgelerindeki hastalıkların bildirimini haftada bir merkeze ilettiğini belirten Buzgan, "Böylece bölgelerde hastalıklar ile ilgili ani dönüşümleri görüyor ve anında müdehale edebiliyoruz. " dedi. Buzgan, beledilerin de su kirlilik oranı ve sudaki klor etkinliğini haftalık olarak kendilerine bildirdiğini aktardı.


"ALKOL BAZLI DEZENFEKTANLARI KULLANIN"


Buzgan, vatandaşlardan hijyen konusuna dikkat etmelerini isterken, özellikle su olmayan yerlerde ellerin alkol bazlı dezenfektanlarla (ıslak mendil vs. ) temizlenmesini önerdi. Buzgan, "Hijyen için sürekli olarak su kullanımına teşvik eden bir bakanlığın bunu söylemesi tabi ki garip ancak su sorunu nedeniyle böyle uyarılarda da bulunmak gerekiyor" dedi.


Özellikle bu yıl için Türkiye'de çok önemli bir içme suyu sıkıntısı olmayacağını tahmin ettiklerine işaret eden Buzgan, "Ancak suyun kullanım alanlarının azalacağı bir döneme giriyoruz. Bunun için de konuyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlara görev düşüyor" şeklinde konuştu.


KADİR TOPBAŞ


Küresel ısınma nedeniyle İstanbul'da son yüzyılın en ciddi kuraklığıyla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden Topbaş, "Bu kış yağış görmedik, bahar yağmuru görmedik. Buradan İstanbullular'a teşekkür ediyorum. 1 hafta önce su kullanımında tasarruf talep etmiştim, bu konuda çok duyarlı davrandılar. Yüzde 10'a karşılık gelen günde 200 bin metreküp su tasarrufu başladı" dedi.



Topbaş, bu miktarın 73 milyon tonluk bir baraj anlamına geldiğini ve bu miktara ulaşmak için 225 trilyonluk yatırım yapılması gerektiğini belirterek, duyarlı olunması durumunda İstanbul'da su kesintisi olmayacağını, İstanbul'u susuz bırakmayacaklarını anlattı.



Topbaş, küresel kirlenmenin en büyük nedeninin büyük kentler olduğunu belirterek, büyük kentlerin ülkede elde edilen enerjinin büyük kısmını kullandığını ve yokettiğini hatırlattı. Topbaş, bu enerjinin yenilenebilirkaynaklarla telafi edilmesi gerektiğini ve hükümetin bu konuda pekçok yasal düzenleme yaptığını belirterek, "Yenilenebilir enerjiyi mutlaka elde etmek ve kullanmak zorundayız" diye konuştu.


KURAKLIKTAN KORKAN ÇİFTÇİLER YAĞMUR DUASINA ÇIKTI


Çorum merkeze bağlı Büyük Düvenci beldesindeki çiftçiler, havaların sıcak gitmesi ve kuraklık tehlikesine karşı yağmur duasına çıktı.

Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üstünde seyretmesi geçimlerini tarımla sağlayan vatandaşları endişelendiriyor. Tarlalarındaki mahsullerinin aşırı sıcaklar nedeniyle zarar görmesinden korkan Düvenci beldesindeki çiftçiler, yağmur yağmaması durumunda büyük ürün kaybı ile karşı karşıya kaldı.


Düvenci'deki Dikmen Tepesi'ne çıkan vatandaşlar, ilahiler ve dualar eşliğinde yağmur duası yaptı. Yapılan duaların ardından imam hatipler Musa Güccan ve Abdullah Kıyak'ın uyarısıyla küs olanlar barıştı. Toplu halde iki rekat namaz kılan köylüler, hep birlikte dua etti.


Yağmur duası sonrası bir açıklama yapan Düvencili çiftçiler, aşırı sıcaklar nedeniyle mahsullerin zarar görmeye başladığını ifade etti. Bu yıl hava sıcaklıklarının yüksek olduğunu dile getiren çiftçiler, çoluk-çocuk yağmur duasına çıktıklarını belirtti.


Yağmur duasının ardından duaya katılanlara yahni yemeği ve pilav ikram edildi.


BÜYÜKŞEHİR'İN SU KAMPANYASINA SANAYİCİLERDEN DESTEK GELDİ


İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin, su kaynaklarının etkin kullanımı için “Su değerlidir, akıp gitmesin ve “Su hayattır, boşa harcamayın sloganlarıyla başlattığı kampanyaya destek büyüyor. Kentin su kaynaklarının tasarruflu kullanılması konusunda kamuoyunu bilinçlendirmeyi amaçlayan kampanyaya İzmirli sanayiciler de katıldı. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi, Büyükşehir Belediyesi'nin hazırladığı afişlerle donatıldı.



MUĞLA BELEDİYESİ BAŞKANI DR. OSMAN GÜRÜN'DEN MUĞLALILAR'A ÇAĞRI


Son yılların en kurak kış mevsiminin yaşanmasının ardından, yağış miktarındaki düşüş, küresel ısınma ve su kuyularındaki suyun azalması, Türkiye'deki birçok belediyeyi su konusunda değişik tedbirler almaya yöneltti.


Muğla'nın içme suyunu karşılayan Bahçeyaka su kuyularında herhangi bir sıkıntının olmadığı açıklanırken, ileride sıkıntı yaşanması gündeme gelirse, yedekte bekletilen iki su kuyusu devreye girecek. Muğla Belediye Meclis toplantısında olası bir su sıkıntısına karşı bağlayıcı karar yerine tavsiye kararı alındı. Belediye Meclis Üyesi ve Plan Bütçe Komisyonu üyesi Hilmi Giresun tarafından gündeme getirilen ve tavsiye niteliğinde alınan karara göre, vatandaşların aşırı su israfına karşı bilgilendirilmesiistendi.


BAŞKAN GÜRÜN SU TASARRUFU ÇAĞRISINDA BULUNDU


Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün de, Muğlalılara su tasarrufu çağrısında bulundu. Gürün, "Kent merkezimizde yeterli ve sağlıklı içme suyu rezervi bulunmasına rağmen, kurak ve sıcak bir yazın bizi beklediği anlaşılıyor. Bu yüzden bütün hemşerilerimizi su tasarrufuna çağırıyorum" dedi.

Belediye Başkanı Gürün, su tasarrufu çağrısı yaparken, "Önümüzdeki günlerde daha sıcak ve daha kurak günler bizi bekliyor. Muğla'mızın şu an için önemli bir su sorunu yok. Ancak, bütün ülkemizin önemli bir sıkıntısı olan su konusunda, her sorumlu yurttaşın tasarruf uygulaması gerektiğine inanıyorum. İller Bankası yetkilileri ve belediyemiz Su ve Kanalizasyon İşletmesi BESKO Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı incelemeye göre, Muğla'nın su sıkıntısı yok. Ancak, ulusal bir değer söz konusu olduğunda önümüzdekiyılları da düşünerek azami tasarruf yapmamız gerektiğine inanıyoruz" diye konuştu.


'KÜRESEL ISINMA KEHANET DEĞİL'


İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Bölümü ve Afet Yönetim Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son zamanlarda sürekli konuşulan küresel iklim değişikliğinin, "yarı kurak" bir ülke olan Türkiye'yi daha kurak bir ülke haline getireceğini söyledi.


Kadıoğlu, Anadolu topraklarında tarih boyunca kurulan birçok medeniyetin kuraklık nedeniyle yok olduğunu anımsatarak, "Türkiye teknik anlamda 'yarı kurak' bir ülkedir ve çok sık uzun süreli kuraklıklarla karşılaştığı olmuştur.


Ülkemizde kuraklık, deprem gibi çok yaygın görülen bir afettir" dedi.


Türkiye'de suyla ilgili tüm verilerin tek elde toplanması gerektiğini, bunun kuraklığın izlenmesi bakımından da önemli olduğunu vurgulayan Kadıoğlu, bütün yerel yönetimlerin, suyla ilgili kurum ve kuruluşların, su yılının başı olan 1 Ekim'de su bütçelerini devreye koymalarının önemli olduğunu belirtti.


-"YAZIN İÇİLECEK SUYLA ARABA YIKAMAK"-


Kadıoğlu, suyun para gibi çok değerli bir madde ve kıt bir kaynak olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:


"Suyun da bir bütçesi olması gerekiyor. Bütün yerel yönetimlere su bütçesi yapmak ve kuraklıkla mücadele etmek gibi büyük bir görev düşüyor. Bizim suyu planlı, programlı şekilde kullanmamız gerekiyor. Örneğin şimdi insanlar belki de Bursa'da ve İstanbul'da yazın içeceği suyla arabasını yıkıyor olabilir. Bunun engellenmesi gerekiyor. Bu riskin halka bildirilmesi, halkın bilinçlendirilmesi gerekiyor. "


-"KOMPLO TEORİSİ DEĞİL"-


Küresel iklim değişikliğiyle birlikte, Türkiye'de yağışların giderek azalacağına işaret eden Kadıoğlu, şunları kaydetti:


"Küresel iklim değişikliği Türkiye'nin kuraklık sorununu daha da büyütecek.


Su daha da önemli bir hale gelecek. Türk insanı aslında son yıllarda acayip israf eden bir toplum haline geldi. Enerji ve su tasarrufu hakkında vatandaşları tekrar bilinçlendirmemiz gerekiyor. İnsanlar küresel iklim değişikliğiyle ilgili senaryoları Nostradamus'un kehanetleri gibi ya da komplo teorisi gibi algılıyorlardı. Ancak bu yıl kış aylarının kurak geçmesiyle beraber, halk bunun gerçek olduğunu anlamaya başladı. Son birkaç ay içinde bu konuda bir uyanış var.


Yapılması gereken insanların bu konudaki riski algılamasına yardımcı olmak. Gerçekleri ortaya koyarak, insanları bu problemin çözümüne ortak etmeliyiz.