Atık sanatı Bağcılar’da

Ayşe Olgun
Ayşe Olgun
04:0023/04/2023, Pazar
G: 22/04/2023, Cumartesi
Yeni Şafak
Almanya’dan Bağcılar’a geri dönüşüm sergisi.
Almanya’dan Bağcılar’a geri dönüşüm sergisi.

Sanayi atıklarından başlayarak sanayi ile sanat arasında eserleriyle bir yolculuğa çıkan Melek Aktürk’ün ürettiği işler Bağcılar’da bir dükkânda sergileniyor.

Şehirler, eşyalar, insanlar… Herkes ayrıştırmadan nasibini almış. Bugün İstanbul’un en görkemli müzeleri, sanat galerileri şehrin en işlek adreslerinde sanatseverleri ağırlıyor. Şehrin merkezinden kenar semtlere, mahallelere doğru yönelince bu mekanların da sanatçıların da sayıları hızla azalıyor.

Geçtiğimiz hafta ezberi bozarak bir sergiyi görmek için Bağcılar semtinde küçük bir dükkana gittim. Sergi, Almanya’da Hochhschule-Niederrhein’de Produktdesing-texdildesing üzerine eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul’a demir kapılardaki laleler üzerine yüksek lisansını yapmaya gelen ve bir süredir Bağcılar’da yaşayan Melek Aktürk’e ait. Daha önce Türkiye’de ve Almanya’da pek çok karma sergide yer alan Aktürk sergisine Atıktaki Estetik ismini vermiş. “Bu sergiyi Bağcılar’da yapma amacım insanların Bağcılar’a karşı ön yargılarını kırmaktı” diyen Aktürk aynı zamanda sanatı kapalı kapılar arasından çıkarıp halkla buluşturmayı önemsiyor.

BAĞCILAR’DAKİ KADIN DESTEĞİ

“Bağcılar’daki kadınlar projeme büyük destek sağlayarak evlerinde kullanılmayan atıkları bana getirerek işlerimi üretmeme katkı sağladılar. Yedi yıldır bu sosyal sorumluluk projem devam ediyor” diye hikayesini anlatırken dükkanın vitrininden işleri gören Bağcılar halkından meraklılar da içeri giriyor. Eserlere dokunup ve ne olduğunu anlamaya çalışırken de “Kaça satıyorsunuz?” “Bunlar perde mi?”, “Benim de evimde atık şişeler var ben de bunlardan yapabilir miyim” gibi birbirinden özgün sorularını Aktürk’e yönlendiriyorlar. Aktürk büyük bir özenle tüm soruları cevaplarken şunları da söylüyor: “Yıllardır bu şehirde yaşayan insanların tanıdığı malzemelerle bu şehri dokuyorum. Bu malzemelerden yapılan her şey onlara çok albenili ve sıcak geliyor. Vitrinde gördükleri her şey onlara çekici geliyor. Çok ilginç yansımalar da bulunarak çalışmalarım ile bütünleşip çalışmalarımın bir parçası oluyorlar adeta.”

ANNE İŞİNİ SANATLA YORUMLADIM

Çocukluğundan bu yana atıklar üzerine çalışırken üniversitede bu alanda işler üretmeye başlamış. “Çocukken evde toplanıp kalabalıkta yenilen Antep fıstığı kabuklarından, zeytin çekirdeklerinden kilim desenli tablolar yapardım.Üniversitede ise yumurta kabuklarından, çamaşır iplerinden yaptığım eserler sergilendi. Şimdi ise pet şişelerini sanatla buluşturuyorum” diyerek hikayesini anlatan Aktürk, sergisinde annesinin geçmiş yıllarda artan iplerle örtüğü paspas ve artan kumaşlarla diktiği minderlere de yer veriyor ve ekliyor: “Tarihte atalarım dokuma, örme, bağlama dikme tekniklerini kullanarak bir kısım temel ihtiyaçlarını gidermişler. Ben de bu basit teknikleri modern tarzda yorumlayarak tasarımlarımı geliştirmekteyim. Almanya’da bulunan Frauenhofer Araştırma Enstitüsü 2004 yılında geleceğin malzemelerini ışık geçiren ve ışık yansıtan plastik malzemeler olarak ortaya koymuştur. Ben de bundan yola çıkarak işlerimi üretiyorum.”

İSTANBUL’UN RENGİ ESERLERE YANSIDI

“Şehrin rengine tasarımsal ve sanatsal olarak vurgu yapmak istedim” diyen Aktürk, plastik su şişeleriyle de bu şehirden bir parça olmayı öncelemiş. Vitrinde görülen ilk enstalasyon çalışması serginin kalbini oluşturuyor. 483 parçadan oluşmuş. Ana malzeme şişelerin sapları ve uzunluğu 230 cm. Yanındaki eseri ise yarım litrelik su şişelerinin kapakları ve bileziklerinden hazırlamış 839 modülden altı üst kısmı ise 989 modülden oluşuyor. Diğer iki eser ise farklı boyutlardaki şişe kapaklarından hazırlanmış. Ayrıca üç boyutlu bir çalışma da işlerin arasında yer alıyor. Onlar da yine plastik şişeler kullanılarak hazırlanmış.



#Sergi
#geri dönüşüm
#Melek Aktürk
#Bağcılar