Hat ile graffiti biraraya gelirse...

Emeti Saruhan
00:0010/06/2012, Pazar
G: 9/06/2012, Cumartesi
Yeni Şafak
Hat ile graffiti biraraya gelirse...
Hat ile graffiti biraraya gelirse...

Türkiye'de ilk kez düzenlenen Arapça Graffiti yarışmasına beklenenin üzerinde katılım oldu. Arapça bilmeyen grafiticiler hat sanatı eserlerini referans alınca ortaya hat ve grafitinin harmanlandığı tablolar çıktı.

Graffiti bile ülkemiz için yeni bir kavram sayılırken, Uluslararası Arapça Yarışmaları kapsamında düzenlenen Türkiye'nin ilk Arapça Graffiti Yarışması, Arapça ile graffitiyi tuval üzerinde buluşturdu. Beklenin üzerinde katılımın gerçekleştiği yarışmada ortaya çıkan eserler farklı bir rüzgar estirdi. Yarışmacıların bir çoğu Arapça bilmediği için, bir hat eserini referans alarak çalışmıştı fakat harfleri bozarak anlam değişikliğine sebep olma endişesi duymadan da edemediler.

GRAFİTİYE YENİ BİR ÇİZGİ

Uluslararası Arapça Yarışmaları Koordinasyon Kurulu Başkanı Muhammed Ağırakça, Türkiye'de ilk kez düzenlenen bu yarışmayı Arapça konusunda farkındalık oluşturmak ve Arapça'yı farklı yorumlarla gündeme getirmek amacıyla düzenlediklerini söylüyor. Ağırakça, "Türkiye'de 20 yıla yaklaşan graffiti geçmişinde sürekli Latin alfabeleri kullanılmıştır. Bugüne kadar yapılan tüm çalışmalar taşınamayan sabit yüzeylere yapılmışken bizler tuval üzerine yaparak hem graffiti için bir farklılık oluşturmak istedik, hem de bu graffitilerin Arapça olmasını sağlayarak Türkiye'deki graffiti camiasına yeni bir çizgi oluşturmayı hedefledik." diyor.

DÜNYADA BİR İLK

Başta Orta Doğu olmak üzere Avrupa'da yaşayan gençlerin kendi aralarında Arapça graffiti yarışmaları ve festivalleri düzenlediklerini ancak bunların birçoğunun, graffitilerin kamu malları üzerine yapıldığı için illegal olduklarını anlatan Ağırakça, bu yarışmayı diğerlerinden ayıran özelliğin tuval üzerine çalışılması olduğunu söylüyor. Tuval üzerine Arapça graffiti dünyada bir ilk. Hem Arapça eğitimi alan hem de graffiti yapan az sayıda genç olduğunu ifade eden Ağırakça, bu yarışma vesilesiyle Arapça graffiti yapmamış onlarca gencin Arapça Graffiti eserler çalıştığını söylüyor. Yarışma düzenlenirken ağırlıklı olarak imam hatip liseleri öğrencilerinin katılacağını düşünülmüş ancak geniş bir çevreden katılım gerçekleşmiş.

HOBİYDİ MESLEK OLDU

Yarışmanın ikincisi Olcay Kılınç, graffiti ile 1996 yılında ilgilenmeye başlamış. Latin harfleri ile çalışan Kılınç, kültürümüzü graffitiyle yansıtamadığını hissettiği için hat kursuna yazılarak öğrendiği ebru, tezhip, hat stillerini kullanmaya başlamış. Bu bileşimden farklı bir stil ortaya çıktığını anlatan Kılınç kendine has bir tarzı olduğunu yaptıklarının ona ait olduğunun anlaşılabildiğini ifade ediyor. Kılınç, "Hat işçiliklerini eskiden beri incelerdim. Ama kendi eserim yoktu. Son 5 yıldır hat ile ilgili şeyler tasarlıyorum. Bazen camii ve mescidlere hat yazıları, tezhip süslemeleri, Kabe ve camii resimleri de yapıyorum." diyor. Kağıtlar, duvarlar, toplu taşıma araçları, yapbozların üzerine, sprey kutularının üzerlerine, Mescidler gibi çok değişik alanlara graffiti çalıştığını söyleyen Kılınç, artık hobisinden para da kazanmaya başladığını ifade ediyor.

Arapça harflerle graffitinin birleşmesi sonucu çok farklı bir stil çıktığını anlatan Kılınç, "Sanatta ülkemiz için yeni bir kapı açıldı diyebilirim. Graffitiye kültürümüzü yansıtan her şeyi katmamız gerek. Mesela graffitiye karakter eklemeleri de yapılmakta, Türk karakterlerini yaşatmak adına, renk katması için yazıların çevresine ekleyebiliriz." diyor.

ARAPÇA BİLMEK ŞART DEĞİL

Yarışmanın jüri üyesi Tufan Ülbeği, Arapça graffitinin hat ile graffitinin karşımı olmadığını ancak eser sahiplerinin hat sanatı örneklerini referans alabildiklerini, bu yüzden hat ve graffitinin sıkça harmanlandığını söylüyor. Arapça'nın harf anatomisi ve harflerin dizilimi açısından graffitiyi tamamladığını söyleyen Ülbeği, "Hat sanatı üstadları, harfler konusunda graffiti sanatçılarının ufkunu harikulade şekilde genişletebilir" diyor. Yarışmaya katılanların çoğunun Arapça bilmediğini anlatan Ülbeği, "Arapça graffitiyi yapabilmek için Arapça bilmek bir zorunluluk değil. Geçmişteki hat sanatı eserlerini referans olarak alıp, graffiti ile yorumlamış birçok eser sahibi. Fakat Arapça bilen birisi harflerle daha rahat oynayıp çok daha iyi eserler meydana getirebilir. Katılımcılardan aldığımız geri bildirimlerde genel olarak, Arapça bilmediklerinden harfler üzerinde oynarken anlam değişikliğine sebep olmaktan kaygılandıklarını bildirdiler." diyor. Yarışmada dereceye girecek eserler seçilirken harf yapısı diye bahsedilen "style", iç boyama tarzı denilen "fill in", arkaplan tasarımı, çalışmaların temizliği, tuvalin kullanımı ve çalışmanın yerleşimi, genel estetik ve özgünlüğe dikkat edilmiş.