
İstanbul’daki belediyeler başta olmak üzere tüm belediyelerimiz için bir challenge çağrımız var. Şehrinin, ilçesinin, beldesinin okuma kültürünü, eğitim düzeyini, başarısını ve huzurunu arttırmak isteyen Sayın Başkanları bu meydan okumaya davet ediyoruz.
Son zamanlarda çok kullanılan İngilizce bir kavramdan bahsedeceğim: Challenge. Türkçede “meydan okuma” veya “karşılıklı yarışma” olarak ifade edebileceğimiz bu kelimenin dikkat çekici özelliği ise gelişim için fırsatlar sunacak zorlukları barındırması. Manevi iklimimizdeki “iyilikte yarışınız” emriyle de örtüşen bu ifadeyi gündemime almamın sebebini ise hemen anlatayım.
Belediye-üniversite-STK iş birliği
Birkaç hafta önce, Esenler Belediyesi davetiyle, Kütüphaneler Müdürü Nuh Dursun Ozan ve ekibi, STK temsilcileri ve bir grup akademisyenle bir araya geldik. Belediye-üniversite-STK iş birliği ile Esenler kütüphanelerinin mevcut durumu ve gelecek planları üzerine konuştuk. İlçenin kültürel çehresini geliştirme gayretini tebrik ettiğimiz Başkan Mehmet Tevfik Göksu’nun 17 mahalleye yediden yetmişe halkın tümünü kucaklayacak tam teşekküllü 17 kütüphane kuracağını ümit ederek mutlu olduk.
Toplantıda, kütüphane hizmetlerinde öncü diğer belediyelerimizi de anmamak olmazdı. Kendileri de birer bibliyofil olan Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy ile Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan Beyefendilerin kurdukları estetik kütüphanelerin ders çalışan gençlerle dolup taştığını konuştuk. Belediye Kütüphaneler Derneğindeki arkadaşlar, 69 kütüphanesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 10 kütüphanesi ile özellikle kadın ve çocuklara hizmet veren Beyoğlu Belediyesi, kısa zaman önce 3. kütüphanesini açan Eyüp Belediyesi, kütüphanelerinde çocuklara aktif okuma etkinlikleri yapan Bağcılar Belediyesi ve değerli yazarların isimlerini kütüphanelerine veren Sultanbeyli Belediyesinin faaliyetlerini de dile getirdi.
KÜTÜPHANE MÜDÜRLÜKLERİ
Türkiye’nin bilimsel üretim yatkınlığının, okuma kültürü düzeyinin, toplumsal barış ve hoşgörünün artmasını hızlandıracak kütüphanelere yatırım yapan çok sayıda belediyemiz var. Hatta Artvin, Bayraklı, Buca, Karabağlar, Konak, Borçka, Bursa, Çorum, Darıca, İstanbul Büyükşehir, Keçiören, Kocaeli, Mersin, Muratpaşa, Nilüfer, Selçuklu, Seyhan, Tarsus, Bayrampaşa, Beylikdüzü, Beyoğlu ve Esenler belediyelerinin kütüphane hizmetlerini ayrı bir müdürlük altında vermesi takdire şâyân.
HALKIN ÜNİVERSİTELERİ
Batı dünyasında, bugünkü anlamıyla 1850’li yıllarda ihtiyaca binaen kurulan ve “halkın üniversiteleri” olarak ifade edilen halk kütüphaneleri toplumun okuma ve araştırma merkezleri olmanın yanı sıra buluşma ve kaynaşma merkezleri olarak da hizmet veriyor. Bizdeyse 100 yıllık bir gecikme ile kurulmaya başlanan, önemi idrak edilemediği için olması gereken noktaya bir türlü ulaşamayan kütüphaneler hususunda Kültür ve Turizm Bakanlığı kadar belediyelere de görev düşmekte. İşte bu sebeple başta İstanbul’daki belediyeler olmak üzere tüm belediyelerimiz için bir challenge çağrımız var. Şehrinin, ilçesinin, beldesinin okuma kültürünü, eğitim düzeyini, başarısını ve huzurunu arttırmak isteyen başkanları büyük kütüphane projelerine davet ediyoruz.
EN KALICI KÜLTÜR HİZMETİ
Yerel yönetim kütüphaneleri, topluma kısa, orta ve uzun vadede fayda sağlayan en kalıcı kültür hizmetini sunuyor. Geçmişte sadece “araştırma yapılıp ders çalışılan sessiz mekânlar” olan kütüphaneler, bugün, bebekler, çocuklar, gençler, ev hanımları, öğrenciler, çalışanlar, yaşlılar ve engelliler gibi toplumun her kesiminin bir araya gelip sosyalleştiği, atölyeler, kurslar ve okuma odaklı farklı etkinlikler ile kendini geliştirdiği ücretsiz kültür merkezleri olarak çalışıyor. Kurulan her kütüphane, bölgesinin sosyo-kültürel düzeyini iyileştirirken sınav başarılarını da arttırıyor.
ÜÇÜNCÜ MEKÂN KÜTÜPHANELER
Belediyeler, maalesef kütüphane hizmetlerini gruplara göre detaylandırarak daha küçük mekânlarda anne ve bebeklere/çocuklara/ gençlere/ yaşlılara yönelik hizmet veren ufak kütüphaneler kurma eğilimindeler. Oysa bizim, çocuğu, genci, yetişkini ve yaşlısı ile tüm toplumu kaynaştıracağımız, ailece gidilebilen, beşikteyken girilip ömür boyu müdavimi olunan büyük ve kapsamlı kütüphanelere ihtiyacımız var. Her çeşit bağımlılığın artış gösterdiği bu zor çağda, daha eğitimli, daha temiz, daha huzurlu bir toplum için her semtte, her mahallede, insanlara ev-okul veya ev-iş dışında üçüncü mekân olacak geniş, ferah ve yeterli kütüphaneler kurmalıyız.
Büyük ölçekli mekân ihtiyacı
Bebeklerin masal saatine katıldıkları, çocukların okul çıkışı gidip ödev/ders desteği aldıkları, güven içinde oyun oynayarak yeni bilgiler edindikleri; gençlerin film okumalarına, söyleşilere, kurslara katıldıkları; ev hanımlarının sosyalleşip yeni hobiler edindikleri; emeklilerin temiz ortamda gazete okuyup sohbet edebildikleri; herkesin kendine uygun kitap ve dergiler bulduğu, okuma ve tartışma gruplarına katıldığı; yaş, meslek, sosyal statü, engel vb. hiçbir ayrım olmaksızın tüm toplumun bir arada olup kaynaştığı büyük ölçekli kütüphane mekânlarından bahsediyorum. Bizler böyle mekânlara kültür merkezi veya başka çeşitli isimler versek de dünyada halkın bir araya gelip araştırdığı, öğrendiği, dinlendiği ve eğlendiği merkezler, halk kütüphaneleri. Sesli ve sessiz salonları, hobi atölyeleri, bilim laboratuvarları, toplantı salonları, kafeleri ve elbette güncel kitaplar ve dergilerle dolu zengin raflarıyla her semtte olmasını hayal ettiğimiz bu kütüphanelerin benzerlerini Küçükçekmece ve Başakşehir Belediyelerinin kurduğunu ve buraların insanlarla dolup taştığını duydum ama henüz gidip görmedim.
BELEDİYE BAŞKANLARINA ÇAĞRI
Belediye kütüphanelerine yoğun talep, gereksinimin büyüklüğünü gösteriyor. Nesiller akıp giderken, gençler başıboş, çocuklar kütüphanesiz büyürken, belediyelerimizden kültürel kalkınmamıza yönelik daha ciddi yatırımlar bekliyoruz.
Sayın Başkanlara çağrımızdır: Küçük ölçekli, minimal mekânlarda tematik alanlar değil, nesiller boyu halkın her kesiminin bilgi, araştırma ve sosyalleşme ihtiyacını karşılayacak kadar büyük, kalıcı ve işlevsel kütüphaneler kurulsun. Okuma kültürü binamızın temelleri olacak bu kütüphanelere bebekken üye olanlar, yıllar sonra çocukları ve torunlarıyla da vakit geçirsinler orada. Bir kültür inşa edelim hep birlikte, bilgi, sevgi ve kardeşlikle. Bilgi ve Belge Yönetimi bölümlerindeki Kütüphanecilik alan uzmanı akademisyenler olarak bizler, elimizi taşın altına koymaya ve gönüllü destek vermeye hazırız. Peki ya sizler, bölgenizin istatistiklerini altüst edecek, izleri yıllar boyu kalacak, devrim niteliğinde bir okuma kültürü hareketine var mısınız?






