Hayat Bir hikayen varsa para kazanmak daha kolay

Bir hikayen varsa para kazanmak daha kolay

Sosyal medya danışmanı Oğuzhan Saruhan, “Instagram’dan Para Kazanma Sanatı” kitabında İnstagram Girişimciliğinin tüyolarını veriyor: “Sosyal medya platformları ürün çığırtkanlığı yapılması gereken bir yerler değil tam aksi hikâye ve duygu paylaşımı yapılmasını gereken yerlerdir.”

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
Oğuzhan Saruhan: ​Bir hikayen varsa para kazanmak daha kolay
Oğuzhan Saruhan

LATİFE BEYZA KAHVECİOĞLU

Sosyal medya danışmanı Oğuzhan Saruhan’ın “Instagram’dan para kazanma sanatı” olarak nitelediği üçüncü kitabı Instagram Girişimciliği, meraklıları ile buluştu. “Instagram’ın dünya çapında çılgınlar gibi kullanılması pazarlamadan kişisel markalaşmaya her şeyi yıkıcı bir şekilde değiştirdi ve dönüştürdü. Bugün kişisel girişiminizi büyütmek, çok daha kalabalık kitlelere ulaştırmak istiyorsanız etkili bir Instagram performansı sergilemek mecburiyetindesiniz.” diyen Saruhan, Instagram hakkındaki sorularımızı yanıtladı.

-Öncelikle en merak ettiğim soru ile başlamak istiyorum. Instagram’daki Influencer’lar için “havadan para kazanıyor” algısı hakim. Instagram, gerçekten havadan para kazanılabilecek bir yer mı?

Influencer’lar, oluşturdukları kitleleri bir fikre, ürüne, hikâyeye ya da hizmete kolay bir şekilde yönlendirebiliyorlar. Bunu da sosyal medyada takipçi kitleleri ile oluşturdukları güven duygusu ile yapıyorlar. Influencer, bulunduğu mecranın dinamiklerine göre bir içerik stratejisi ve bu içerikler vasıtası ile de süreç içerisinde takipçileriyle duygusal bağ kurarak kendi kitlesini oluşturuyor. Aslında Influencer’a maddi gelir sağlayan, takipçileriyle kurduğu bu duygusal bağ. Bu kitleyi ve bağı oluşturmak doğrusu öyle kolay değil. İstikrarlı bir şekilde içerik üretmek, tutkulu olmak, zaman ve enerji harcamak gerek. O yüzden gerçek anlamda Influencer’ların havadan para kazandıklarını söylemek yanlış olur.

İNSTAGRAMDA MODA GÜZELLİK GİYİM ÖNDE

-Göz hitap eden her mesleğin Instagram’da olmasına alıştık. Ama “Çiğ köftecinin, yedek parçacının Instagram’da ne işi var” demek doğru mu?

Instagram, moda, güzellik, tekstil gibi görselliğin ön planda olduğu sektörler için biçilmiş kaftan. Araştırmalara baktığımızda bunların en fazla etkileşimi oluşturan sektörler olduğunu görüyoruz. Ama Instagram birbirinden farklı kitlelere hitap edebilen özellikleri, sürekli güncellenmesi ve yüksek kullanıcı sayısı ile sektör fark etmeksizin herkese hitap etmeye başladı. Bir manava, kasaba ya da hırdavatçıya girdiğimde ‘Oğuzhan, şu Instagram için bir şeyler yapalım.’ diyorlar. Instagram hem mikro hem de makro bazda büyük fırsatlar oluşturuyor. Artık ister tek kişilik girişim olun isterseniz de binlerce çalışanı olan bir büyük şirket, Instagram’da etkili bir performans göstermek zorundasınız.

Markalar Instagram sayesinde tüketicilerini kolayca ulaşabiliyor, tüketiciler de markalara bu platform aracılığıya hızlı ve kolay bir şekilde ulaşabiliyor. İki taraf için de faydalı olan bu durum, Instagram’ı dönüştürdü. Bir sosyal medya uygulaması olarak hayatımıza giren Instagram, bugün neredeyse e-ticaret platformuna döndü. İşlevsellik açısından Amazon veya Trendyol’dan hiçbir farklı kalmadı desem abartmış olmam.

MARKADAN ÇOK KİŞİLERİ TAKİP EDİYORUZ

-Pek çok kişi profesyonellik adına iş ve kişisel Instagram hesabını ayrı kullanıyor ancak işiyle tanınsa dahi şahsi hesabı daha çok takipçiye sahip oluyor. Bunun sebebi nedir?

Kullanıcılar sosyal medyada markaları takip etmeyi severler ama kişileri takip etmeyi çok daha fazla severler. Bazen öyle durumla karşılaşıyoruz ki bir şirket yöneticisinin takipçi sayısı şirketinden kat be kat fazla olabiliyor. Çünkü hikâyeyi, duyguyu, yaşanmışlıkları takip etmek, ürün fotoğrafı paylaşan markayı takip etmekten daha cezbedici geliyor. Sosyal medya platformları ürün çığırtkanlığı yapılması gereken bir yerler değil tam aksi hikâye ve duygu paylaşımı yapılmasını gereken yerlerdir.

DUYGU AKTARIMI YAPAR

-Peki fotoğraf altı “caption”lar… Blogların oldukça sönük kaldığı bir dönemde, uzun resim altı yazılarının bir değeri var mi?

Daha önce de söylediğim gibi sosyal medya platformlarının esas amacı duygu aktarımı yapmaktır. Bu aktarımı yaparken de köprü görevi olarak ürettiğimiz içerikleri kullanırız. Ürettiğimiz içerikler, hikâyemizin başrol oyuncularıdır. Başrol oyuncularının etkisini artırmak için de başarılı yardımcı oyunculara ihtiyaç vardır. Bunlar da açıklama metinleri, etiketler, emojilerdir…

Açıklama metinleri içerikle anlatmaya çalıştığımız hikâyeyi destekleyen, güçlendiren ve algılanmasını sağlayan en önemli etmendir. İçerik paylaşırken açıklama metninin gücünden mutlaka yararlanmalı. Araştırmalara baktığımızda da açıklama metni olan içeriklerin olmayanlara kıyasla çok daha fazla etkileşim aldığını görüyoruz. Bu silahı kullanmak, sosyal medyadaki başarı için önemlidir. Metnin uzun ya da kısa olması değildir önemli olan. Esas dikkat edilmesi gereken paylaşılan içeriği destekleyici nitelikte olmasıdır. İnsanların okuduğunda etkilenebileceği bir kurguda yazılmasıdır.

-Link verme özelliği açılan herkesin “yukarı kaydır” çağrılı storyler paylaşması sizce kullanıcıları yordu mu?

Çok fazla kullanılan özellikler kullanıcıları yorar doğal olarak. Bazı özellikleri kullanırken empati kurmak gerekebilir. Çünkü sosyal medyada başarılı olabilmek için biraz sosyoloji ve psikoloji bilmek gerekir. İnsanların neyi, ne zaman ve ne miktarda seveceğini tahmin edebilirseniz başarılı olursunuz. Aksi takdirde insanları sıkar, yorar ve en nihayetinde kaçırırsınız.

-Son bir soru: Instagram hikaye algoritmasında görenler neye göre sıralanıyor?

Galiba bu sorunun doğru cevabını Instagram’ın sahibi olan Mark Zuckerberg bile tam olarak bilmiyor. O yüzden benim de senin de bilmemiz imkansız.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.