Hayat Türk yemek kültürünün kıymetini bilmiyoruz

Türk yemek kültürünün kıymetini bilmiyoruz

Yeme içme kültürü üzerine yaptığı araştırmalarla gastronomi dünyasına yeni bakış açıları kazandıran Musa Dağdeviren, Netflix'in ilk belgesel programı olan Chef's Table gastronomi belgeseline konuk oldu. Dağdeviren, sahibi olduğu Çiya, Çiya Sofrası, Yemek ve Kültür dergisi, Çiya Yayınları’nın kuruluş hikayelerini 5 hafta süren bir çekimle anlattı. Türk yemek kültürünün oldukça zengin olduğunu söyleyen Dağdeviren, bunun kıymetini bilmediğimizi anlattı.

Abone Ol Google News
Fatma Çelik Yeni Şafak
Türk yemek kültürünün kıymetini bilmiyoruz
Dağdeviren, tüm dünyanın yakından takip ettiği bir programa katılan Türk olarak herkesi gururlandırdı.

Dünyaca ünlü şeflerin hayatlarının işlendiği belgesel programı olarak herkesin merakla takip ettiği Chef Table, Netflix’in ilk belgesel programı. 2015 yılından beri yayınlan ve beşinci sezon ile seyircinin karşısına çıkacak olan programda bu dönem bir Türk şefte var: Musa Dağdeviren. Gaziantep’in Nizip ilçesinde dünyaya gelen Dağdeviren, çocukluk yaşlarından itibaren yeme içme kültürü ile haşır neşir olmuş. 15 yaşına kadar fırıncılık yaptıktan sonra İstanbul’a gelen 58 yaşındaki Dağdeviren, her zaman saha araştırmaları yaparak kendini geliştirip kariyerini ince ince işlemiş. 1986 yılında Çiya için ‘5 masalı bir kebapçı salonuydu’ diyen Dağdeviren, Türkiye’yi karış karış gezmekle kalmayıp Türk kültürünün hakim olduğu coğrafyalarda alanında uzman kişilerle araştırmalar yapmış.

KIYMET BİLMİYORUZ

Türk yemek kültürünün oldukça zengin olduğunu söyleyen Dağdeviren, bunun kıymetini bilmediğimizi şu şekilde ifade ediyor: “Kimileri yoksulluk içerisinde zenginlik oluştururlar. Biz de zenginlik içerisinde yoksulluk oluşturduğumuza inanıyorum. Kendini reddeden kendi değerlerinden utanan, yerli bir karşılığı olmasına rağmen yabancı bir sözlük kullanıyoruz.”

Dağdeviren, yöresel yemekleri yerinde araştırıyor.
Dağdeviren, yöresel yemekleri yerinde araştırıyor.

ÇALIŞMALARIN ARDI ARKASI KESİLMİYOR

Yapmış olduğu çalışmalar sayesinde tüm dünyada 100’den fazla enstitüde, okulda eğitimler verip konferanslar gerçekleştiren Dağdeviren, “Çiya’da lahmacun, kebap, pide ve çorba çeşitleri vardı. Çalışmalarım ise belli dönemlerde ve müşterinin isteği doğrultusunda oluyordu. Kebap ve lahmacun gibi yemeklerin dışında coğrafi yemekler yapıyordum. Erzurum, Hakkari, İzmir, Aydın gibi değişik bölgelerin yemeklerini özel sipariş üzerine tattırıyordum. Benim amacım Türkiye’de yeme içme envanterini oluşturmaktı. Bir ciddi ansiklopedik çalışmalar yapmaktı. Bununla ilgili bakanlık düzeyinde de görüşmelerim olduysa da bir netice alamadım. Bu sefer kendi bünyemde bir yayın kurulu üyesi belirledik. Bir çizgimiz ve manifestomuzu oluşturduktan sonra Yemek ve Kültür dergisini çıkartmaya başladık. Yılda 4 sayı çıkan yarı akademik bir dergi. Beslenme kültümüze ait neyimiz var neyimiz yok onları anlattık. Aynı zamanda komşularımızın yemek kültürlerinin toplandığı merkez oluşturduk. Bu da yetmedi Çiya Yayınları’nda önemli Türk yemek kitaplarını bastık. 5 masadan sonrası bu kadar gelişim ve birikim Çiya Sofrası’nı kurdurdu. Böylece yöresel yemekler yapan bir yer açtık. Çiya Sofrası, tamamen bize özgü Türkiye yemeklerini sergiledik” diyor.

Musa Dağdeviren, bilinmeyen birçok otu mutfak kültürüne kazandırdı.
Musa Dağdeviren, bilinmeyen birçok otu mutfak kültürüne kazandırdı.

3 BİNDEN FAZLA YEMEK YAPTIK

Çiya’da bu zamana kadar müşterilerin listelediği bin çeşit çorba olduğunu söyleyen Dağdeviren, “Biz bugüne kadar 3 binden fazla yemek çıkardık” şeklinde konuşuyor. Türk kültüründe yemek ritüelleri olduğundan da bahseden Dağdeviren, “Biz de yemek sadece doğum, düğün ve ölümle bağlı. Sadece o dönemlerde yediğimiz yemekler var. Çeşitli inanç ve geleneklere göre coğrafi öğelerimiz inanılmaz zengin. Bu alanda derlediğim şeyler beni heyecanlandırıyor. Bunu da katıldığım yerlerde anlatıyorum. Benim bu çalışmalarım yurt dışında da çok fazla olmaya başladı. Gittiğim enstitülerde benden önce böyle olmadığı söyleniyor. Tekniklerim farklı olduğu için büyü yaptığım bile söyleniyordu. Bu İtalyan ve Fransız ekolü başta olmak üzere gastronomi alanında dünyadaki klasik batı algısının dengesini bozan bir hamle oldu. Bilinen dışında teknikler vardı ve bunu gösterdim dünyaya. Bu çok etki oluşturdu. Birçok şefin kaynağı oldum. Peru’daki ya da Meksika’daki çeşitli şefler benim söylemlerimle çalışmaya başlayıp kendi yöresinin kültürüne döndü.

Dünyaca ünlü belgeselde bir Türk şef: Musa Dağdeviren
OYNAT 03:10
Dünyaca ünlü belgeselde bir Türk şef: Musa Dağdeviren
Ülkemizin her toprağını karış karış gezen Musa Dağdeviren, uzun yıllardır yeme içme kültürünün izlerini sürüyor. Sürmekle de kalmıyor. Bunların hepsini kayıt altına alıyor. Çiya'yı, Çiya Sofrası'nı, Yemek ve Kültür dergisini, Çiya Yayınları'nı kuran Dağdeviren, bu toprakların unutulan değerlerini hatırlatmak için elinden geleni yapıyor. Yeme içme kültüründe geleneksel yönteme geçen bütün şeflerin etkilendiği düşünce akımının başını çekiyor.

Şimdi de gastronomi belgeseli Chef's Table ile Netflix'in ilk belgesel programında karşımıza çıkacak olan Dağdeviren, dünyanın en önemli şeflerinin konuk olduğu programa misafir olarak Türk kültürünü temsil edecek. Tüm dünyanın yakından takip ettiği programın 28 Eylül günü yayınlanacak bölümünde Dağdeviren'in ünü bir kez daha sınırları aşacak.



Şifa dağıtan kick boksçu
HAYAT
Şifa dağıtan kick boksçu

Her imparatorluk kendi yolunu yapmış
HAYAT
Her imparatorluk kendi yolunu yapmış

Delik kalbi ameliyatsız tedavi edildi
HAYAT
Delik kalbi ameliyatsız tedavi edildi

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.