Sultangazi Belediyesi tarafından hayata geçirilen proje ile Ramazan mekanlarına yeni bir ruh geldi. Arasta geleneğimizi de canlandırmak amacıyla Sultançiftliği Merkez Cami önüne yapılan 'Ramazan Arastası' ile ramazan etkinlik alanları yeni bir model kazandı.
Osmanlı döneminde büyük camilerin çevresine inşa edilen dükkân topluluğundan oluşan büyük çarşılara 'Arasta' ismi verilirdi. Arastalar genellikle medrese, darüşşifa, imarethane gibi hayır kuruluşlarına gelir sağlardı. Günümüzde ise bir örneği Sultanahmet'de bulunan arastanın en büyüğü Sultangazi Merkez Camii önüne kuruldu. Böylece Ramazan Arastası ile bu gelenek Sultangazi'de yeniden yaşatılmaya başlandı. 4 bin metrekare alan üzerine kurulan Ramazan Arastası'nda 55 dükkan yer alıyor. Bu dükkanlarda geleneksel el sanatları ürünlerinden yerel tatların sunulduğu stantlara, ev tekstilinden hediyelik eşya satan dükkanlara kadar çeşitli ürünler yer alıyor.
Osmanlı kentlerinde hayat damarları camilerin çevresinde atmaktaydı. Tüm sosyal grupların dil ve şivelerine burada rastlanır, alın teri ve el işi eserler burada görücüye çıkardı. Büyük camilerin çevresini oluşturan medrese, hamam, darüşşifa, sübyan okulu gibi tesislerle birlikte, veya karşılıklı iki sıra halinde ahşap ya da kâgir olarak inşa edilen dükkân topluluğundan oluşan büyük çarşılara Arasta adı verilirdi. Arastalar genellikle medrese, darüşşifa, imaret, hamam gibi hayır kuruluşlarına gelir sağlardı. Arastaların önünden geçen sokakların genellikle üzeri açıktı. Bazı yerlerde Direklerarasında olduğu gibi önlerinde kemerli bir revak bulundurularak kısmen örtülürdü. Eğer, üzerleri tamamiyla kubbelerle kapatılırsa o türlere 'Kapalıçarşı' denilirdi. Arasta; bir çarşı, bir üretim ve ekonomik değerden daha fazla anlam yüklüydü. Arasta esnafın başkahraman olduğu, bir sentez potasında kültürel ifadesini bulan yerdi.
Sultangazi Belediyesi geçmişin heybetli yapılarını İstanbul'un yeni kentleşen alanlarında yaşatma girişimini dev arasta ile sürdürüyor. Sultangazi Belediye Başkanı Cahit Altunay projesi ve yapımına bir ay önce başlanan ve ilçe halkının hizmetine sunulan, 74 sütun üzerine kurulu ve 55 dükkânın yer aldığı arastanın 100 metre uzunluğunda ve 40 metre genişliğinde olduğunu belirtti. Arastanın görkemli tarihimize sahip çıkma, Ramazan'da nezih ve halkımıza yakışan mekânlarda etkinlik yapabilme adına büyük önem taşıdığını ifade etti.
Altunay, "Kültür ve inanç turizminin merkezi olan İstanbul'da tarihimize sahip çıkmamız gerekiyor. Yüzlerce yıl önce inşa edilen eşsiz tarihi eserlerimizden esinlenerek, bu binalara modern mimariden katkılar sağlayarak oluşturacağımız yeni yaşam alanları, geçmiş ile gelecek arasında köprü oluşturabilir." şeklinde konuştu.
İş yaşamındaki temponun yükselmesi ve trafik sorunu gibi nedenlerle ortaya çıkan iftara yetişememe kaygısı çorba çeşmeleri ile çözüme kavuştu. Sultangazi Belediyesi Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdi ve çorba çeşmelerini halkın hizmetine sundu. 2010 Yılından itibaren hizmet veren çorba çeşmeleri Sultangazi'nin vazgeçilmez sembolü haline geldi ve kısa sürede ülke geneline yayıldı. İlçe genelinde 7 Ayrı noktada hizmet veren Çorba Çeşmeleri bazıları Osmanlı mimarisinden esintiler taşırken bazıları ise geleneksel bakır işleme sanatından örnekler sunuyor. Sultançiftliği Merkez Camii önüne sabit kurulan çorba çeşmesi 2 metre eninde 3 metre yüksekliğinde bulunuyor. Çorba çeşmelerinden her gün 4 bin 500 kişiye sıcak çorba, ekmek ve su temini sağlanıyor. Çorba çeşmeleri Kurban Bayramını süresince kurban satış ve kesim merkezlerinde kurban alıcı ve satıcılarına da hizmet veriyor .
Ramazan ayının manevi atmosferini hep birlikte yaşamak isteyen Sultangazililer iftar çadırına koşuyor. Özellikle çocukların büyük ilgi duyduğu iftar çadırında 7'den 70'e toplumun her kesimini görmek mümkün. On bir ayın sultanı Ramazan, bereketiyle geldi. Sultangazililer ilk günden itibaren oruçlarını Sultangazi Belediyesi tarafından kurulan iftar çadırında açmak için Osmangazi Katlı Kavşağı'na koştu. İki bin metrekarelik yarı kapalı alana kurulan iftar çadırı, Ramazan'ın manevi iklimini tüm Sultangazililere yaşatıyor. Hergün farklı bir hayırsever vatandaşın verdiği iftar sofrasında günde 2 bin 500 kişi orucunu açıyor. İftar çadırında oruçlarını açan Sultangazililerin büyük çoğunluğu bu sofralarda buldukları lezzeti lüks restorantlarda bulamadıklarını belirtiyorlar. Bunun sebebini ise tek bir cümle ile özetliyorlar: 'Burada kardeşlik, huzur ve dost sofrası kurulu. Bu sofranın lezzeti ve manevi iklimi başka bir yerde bulmak mümkün değil...'






