Vestel, Avrupa'nın ilk LCD panel üretim tesisi olan Manisa'daki Vestel City'de 100 milyonuncu yerli televizyonu üretti. Şirketin yeni hedefi yılda 12 milyon TV üretmek.
Zorlu Grubu, Avrupa'nın ilk LCD panel üretim tesisi olan Manisa'daki Vestel City'de 100 milyonuncu televizyonu üretti. Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, Vestel'in LCD TV üretiminde Avrupa üçüncüsü ve Türkiye lideri olduğunu belirterek, LCD'de dünyada ilk üç üretici arasında yer almayı hedeflediklerini söyledi. Zorlu, 100 milyonuncu TV üretilmesi nedeniyle bugün (dün) doğan tüm Manisalı çocuklara bedava Vestel televizyon verileceğini açıkladı.
Vestel City'de, 750 bin metrekare kapalı alana sahip, 8 ayrı üretim tesisinin yer aldığını hatırlatan Zorlu şunları söyledi: “LCD panel fabrikasında geçtiğimiz yıl 375 milyon Dolar ciroya ulaştık. Bu sene hedefimiz 850 milyon Dolar. Hedef ayda 800 milyon adet modül üretimi yapacağız. Modül dediğimiz şey, televizyonun can damarı. Asıl can damarı dediğimiz kristal cam. Kristal cam üretmek için bizim gücümüz yetmedi. Biz televizyonda montajcı değiliz. Hem yazılım hem donanım üretiyoruz. Bütün dünyadaki üreticiler entegrelerini dışarıdan alırlar.”
Vestel'in 1984'ten 1994'e kadar 5 milyon ürettiğini belirten Zorlu, “1994'den 2010'a kadar 95 milyon televizyonu ürettik. Bugün ise 100 milyonuncu televizyonun üretimini kutluyoruz. Televizyonda yılda 12 milyon adet televizyonu hiç yatırımsız üretecek altyapıya sahibiz. 10 milyon da beyaz eşya üretim kapasitesine sahibiz.” dedi.
Zorlu, “En başarılı olduğumuz konulardan biri de uydu alıcılarımız. Bu konuda Uzakdoğu'daki rakiplerimizden öndeyiz. Bristol'de 2001'de AR-GE merkezi kurduk. Uydu alıcısı üreten şirketlere teknoloji satıyoruz. 2011'daki hedefimiz 8.5 milyon LCD televizyon üretmek. 3.5 milyon da modül üretmek hedefimiz var. Aylık 1 milyon üretim hedefimiz var.” şeklinde konuştu.
Vestel'in baştan beri AR-GE'ye büyük önem verdiğini ifade eden Zorlu, “En büyük gücümüz AR-GE gücümüzdür. Vestel'i ilk aldığımızda AR-GE birimi tamirci dükkanı gibiydi. A'dan Z'ye her şeyi değiştirdik, bütün cihazları yeniledik ve şu an AR-GE bizim en büyük gücümüz oldu. Birinci olmak gibi bir hedefimiz yok. Ama en önde gelen markalardan biri olmak ve bu yolda devam etmek istiyoruz. Türkiye'de teknoloji denilince akla Vestel gelir. Burası bir üniversitedir. Buradan pek çok arkadaşımız dünyada daha iyi yerlerde görevlere gitmişlerdir. Biz burada aynı zamanda yan sanayi oluşturduk. Uzakdoğu'da devletle, yan sanayiye teşvikler veriyor. Okullarını açmışlar, yan sanayi için eleman yetiştiriyorlar. Bizim arkadaşlarımız da Manisa'da okullara gidip ders veriyorlar.” şeklinde konuştu.
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, “2010 ihracatımız 2 milyon 250 milyon Dolar. 2011 ihracat hedefimiz ise 3 milyar Dolar. İhracata şampiyonuz. Geçen sene ikinciydik, bu sene beşinci olduk. Kendi sektörümüzde yine birinciyiz. Otomotiv sektörü bizi geçti. Hedefimiz 2023'te 15 milyar Dolar ciro hedefimiz var.” dedi.
Televizyon teknolojisindeki gelişmelere de değinen Zorlu, şunları söyledi: “CRT'den LCD'ye geçişte pazar kaybettik. Biz de rakiplerimiz gibi, LCD üretimine geçmek zorundaydık. Rakiplerimiz teşvik alarak bunu yaptılar. Ama biz teşvik almakdan bu tesisleri kurduk. 'Cell' üretimimiz kaldı. Devlet bize yürü derse biz de yürürüz. OLED teknolojisi televizyon pazarında henüz yok. Sadece küçük boyutta ekranlarda kullanılıyor ve çok pahalı. OLED için daha zaman var.”
Vestel'in Manisa tesislerinde 15 bin kişiye istihdam sağladığını beliren Zorlu, “Vestel'in Rusya'daki fabrikasıyla ilgili gelişmelerin sorulması üzerine, “Bizim Rusya'da fabrika kurmamızın nedeni, bu ülkenin büyük bir pazar olmasıydı. Bu ülkede üretilen televizyonlar, Vestel markasıyla satışa sunuluyor. Ancak bizim yatırımdaki önceliğimiz Türkiye.” dedi.
Sanayisiz bir ülke düşünülemeyeceğini ifade eden Zorlu şunları şöyledi: “Biz bu konuda gerekli yerlere iletiyoruz. Devletin de kısıtlı bir bütçesi var. Gerekli destekleri yapamıyorlar. Ama sanayi teşvikleriyle ilgili şu sıra bir şeyler yapacaklar. Buna inanıyorum. Koreli firmalara devlet çok destek verdi. Dev gibi markalar çıkardılar. Soruyorum bir tane markamız var mı? Vestel'i yeni aldığımda, Frankfurt Havaalanı'na indiğimde dev markaların reklamlarını gördüm. Vestel'in de buralarda yer almasını hedef olarak o zaman koydum. Hiçbir Avrupalı ülke bunu yapmadı. Uzakdoğulular teşvik alarak bunu yaptılar. Biz kendi yatırımlarımızla bu tesisi kurduk.”
Türkiye'den dünya markaları çıkmasının önemine değinen Zorlu, “Vestel bir dünya firması oldu ama dünya markası olamadı. Marka olmak kolay değil. Cephede savaşırken iyi silahlarınız olmalı. Dünyanın her yerinde adamların markalarını görüyorsunuz. Bizim ciromuz onların yaptığı reklamlara yetmez.” dedi. Zorlu, “İhracatta sizde eksen kayması var mı?” şeklindeki soruya ise şöyle cevap verdi: “Napolyon ne demiş; para para para. Bizde eksen kayması olmaz, para kayması olur.”
Zorlu, “Teklif gelse Vestel'i satmayı düşünür müsünüz?"şeklindeki bir soruya ise "Ortak hemen alırım ama bana ne katacak ona bakarım. Bir artı bir olacaksa olmaz. Bir artı 3-4 olursa ortak alırım. Niye satayım? Bu noktaya gelmişiz, göz bebeğimiz gibi bakmamız lazım.” şeklinde cevap verdi.
“Kamuda nereye gidersem yabancı marka televizyonlar görüyorum” diyen Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu, “Sayın Cumhurbaşkanımız Vestel marka televizyonlar alıyor. Daha geçen gün gönderdik dedi.
Zorlu, “Uçak üretimine girer misiniz?” şeklindeki bir soru üzerine de, "Biz insansız uçak üretimine başladık. Tamamen Türk mühendislerinin tasarladığı insansız uçağımızı uçurduk. Yurtdışında satmamız için, önce bizim ordumuzun alması lazım. 15 gün önce TSK ile bunun anlaşmasını imzaladık. Uçak da üretiriz. Neden olmasın? Airbus için yazılım yapıyoruz. Uçak da yapabiliriz. Vestel insan altyapısının çok kuvvetli olduğu bir firma. Bizim satınaldığımızdan bu yana böyle ve bu devam ediyor. Fiat fabrikası, ikinci dünya savaşında otomotivi bırakmış, tank silah yapmışlar. Biz de burada gereken her şeyi üretebiliriz. Yeter ki istensin.” şeklinde cevap verdi. Zorlu, “İhracat kaydınızı İstanbul'a yapıyorsunuz, bunu Ege bölgesine yapmayı düşünür müsünüz?” şeklindeki bir soru üzerine, "Farketmez, ister Edirne'den çıksın, ister İstanbul'dan çıksın. Yeter ki, Türkiye'den çıksın." dedi.
***






