Şimdiki çocuklar harika

00:0012/05/2000, Cuma
G: 12/09/2019, Perşembe
Ahmet Taşgetiren

Erbakan''ın siyasette "çocuk" temasını kullanma tarzını oldum olası uygun bulmadım. Farklı partilere yönelik söyleminde kullandığı "Bunlar çocukça işler" gibi ifadeleri de yadırgadım. Siyasetçilik de yazarlıkla aynı hassasiyeti gerektiriyor. Böyle genel yargılamalar suçladıklarınızdan daha geniş insan kütlesini rahatsız ediyor. O yüzden "çocukça", "kör müsün?", "tulum gibi şişman-değnek gibi zayıf" tarzında ifadeler kullanmamalı siyasetçi ve yazar.Şu sıralar Erbakan''ın ağzından Abdullah Gül''e

Erbakan''ın siyasette "çocuk" temasını kullanma tarzını oldum olası uygun bulmadım. Farklı partilere yönelik söyleminde kullandığı "Bunlar çocukça işler" gibi ifadeleri de yadırgadım. Siyasetçilik de yazarlıkla aynı hassasiyeti gerektiriyor. Böyle genel yargılamalar suçladıklarınızdan daha geniş insan kütlesini rahatsız ediyor. O yüzden "çocukça", "kör müsün?", "tulum gibi şişman-değnek gibi zayıf" tarzında ifadeler kullanmamalı siyasetçi ve yazar.

Şu sıralar Erbakan''ın ağzından Abdullah Gül''e yönelik "bebe, toy, çocuk" ifadeleri yansıyor. Bunu da yadırgıyorum.

Bu tür değerlendirmelere ilke olarak da karşıyım ama, karşı olmamın bir başka sebebini de, "şimdiki çocukların gerçekten harika" olması oluşturuyor. Eğer Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç daha büyümemişse, bu misyonun insanları ne zaman büyüyecekler? O zaman, şu an merkeze yakın duran genç isimler de "toy"luktan nasip alıyorlar demektir.

Sabahları NTV''den ekonomiye-siyasete-borsa''ya ilişkin yorumları izliyorum. Kadın-erkek genç yüzler konuşuyor. Bilmem hangi bankanın finans müdürü, portföy yöneticisi vs... Yaşları 25-35 arası insanlar... Yetki ve sorumluluk verilmiş.

Koç Grubu adına GSM ihalesine katılan ve trilyonluk kararlar veren Ali Koç''un yaşı kaç acaba? Sabancı''nın gençlerine bakıyorum, dev firmaların sorumluluğunu sırtlamalarını kimse şaşırmıyor...

Clinton kaç yaşında? Ya Bill Gates? Amerika Clinton gibi "toy" birisine devlet başkanlığı görevini veriyor, biz onun akranına partiyi bile teslim edemiyoruz?

İstanbul''un Fethi''nde sadece 21 yaşında olan Fatih Sultan Mehmet, Fazilet''te olsaydı, pankart taşıma ve slogan atma dışında herhangi bir hakka sahip olabilir miydi acaba?

Çocukların internet ikliminde büyüdüklerini Fazilet zirvelerine birisinin anlatması gerekiyor diye düşünüyorm.

Bırakın büyüsünler... Sizler asıl, yarınları emanet edecek gençler yetiştirememiş olduğunuzu görürseniz ürkün. Ya da, yarınları emanet edecek nitelikte insanlar yetiştirdi iseniz sadece sevinç uymanız gerekir.

Fazilet kongresi ile ilgili yazılarım, merkeze yakın duranları rahatsız ediyor. "Abdullah Gül taraftarı gibi göründüğüm"ü düşünüyorlar. FP''nin genç ve yetenekli isimlerinden Şeref Malkoç böyle söyledi.

Oysa değil.

Acaba ben "Seni Seviyoruz Savunan Adam" yazısını yazdığım zaman kimden yana görünüyordum?

Hayır, Erbakan''dan yana değil. Ben, kişileri misyon içindeki konumlarına ve o günkü duruşlarına göre değerlendirdim, misyona sahip çıktım. Bugün de o konumdayım.

Recai Kutan Abdullah Gül için şunları söylüyor:

"1975''te Kayseri''den senato adayıydım. O dönemde Kayseri''de seçim çalışmaları yaparken kadromun içinde olanlardan bir tanesi Sayın Abdullah Gül''dü. Henüz talebeydi. Yani Gül, gayet tabiî bu siyasi hareketin tabanından gelen bir isimdir.

"Abdullah Gül ile benim aramda dünya görüşü olarak, temel değerler bakımından en ufak bir farklılık yoktur. Olsa olsa yönetim anlayışındandır, yöntem farklılığındandır."

İlk gençlik yıllarından itibaren "ağabeyler"i omuzlarında taşıyan bir Abdullah Gül imajı bu... Ne dersiniz, yoksa sayın Kutan da Abdullah Gül''den yana mıdır?!

Korkarım bu sözleri de eleştiri konusu olacaktır sayın Kutan''ın, merkezden öte merkez ekibi tarafından...

Çünkü kıran kırana bir yöntem uygulanıyor. Tüzük değiştirilmiş, farklılıkları biçmek için... Helâl olsun tecrübeli particilerimize bu yollar! Demek biz, gerekirse çocuklarımızı bile boğacak bir radikalliği benimseyebiliyoruz?

Tüzük değiştirilirken acaba sayın Kutan''a soruldu mu? İçimdeki Kutan imajı, bu çirkin yönteme isyan edeceğini söylüyor.

Şeref Malkoç''la telefon sohbetimizde, Asiltürk ve benzeri isimlerin çalışmalarının "Nazik insan Recai Abi"nin genel başkanlığını "tamamladığını" söyledi. Asiltürk de, daha sonra konuştuğum Erkan Yülek de bana "Recai Abi''nin nezaketi"nin, ortada "tamamlanması gereken" bir şeyler bıraktığını söylemişlerdi. Ben de Malkoç''a, "İşte tam da bunun için genel başkanlık makamının yenilenmesi gerekir, bu, sayın Kutan''a yapılan nezaketsizliği de önler" dedim. Çünkü sadece "yenilikçi" diye tanımlananlar değil, bizzat merkez ekibi de, "nezaket"i, aşılması gerekli bir engel gibi görüyor ve gerçekten güzel bir insan olan sayın Kutan''ın üstünden özel politikalar üretiyor. Bu açıdan bakıldığında şu sıralar sıklıkla sorulan, "Oğuzhan Bey, neden Kutan''ın üzerinden çalışıyor da, kendisi aday olmuyor?" sorusu anlamlı duruyor.

EKŞİ''NİN AYIBI:

Hürriyet yazarı Oktay Ekşi, dünkü yazısında Peygamber Efendimiz''den bahsederken "Hazret-i Muhammed belli ki son derece zeki ve lider nitelikli bir adammış. Bu zeki adam mezarından kalksa da..." yollu bir ifade kullanmıştır. Bu ifadedeki nezaketsizlik açıktır. Bu ifadeyi, değil halkı Müslüman bir ülkenin yazarı, kanaatimce, sadece Hazreti Muhammed(sa)''in bağlılarına saygı sebebiyle, farklı inançta bir aydın da kullanmaz. Ekşi''den en azından bir özür beklemek, bu ülkenin Müslüman insanlarının hakkıdır, diye düşünüyorum.