Oyun aklı olmayınca

04:004/08/2016, Perşembe
G: 13/09/2019, Cuma
Erdal Hoş

Kuralar çekildiğinde ortak kanı, olabilecek en zor rakibin, Monaco'nun çıktığı şeklindeydi. İstanbul'daki ilk maç bu yargıyı biraz kırdı aslında.Bilhassa yeni transferlerinin henüz uyum sağlamadığı ve Fransız ekibinin başa çıkabilecek bir ekip olduğu kanaati yerleşti. İlk maçtaki galibiyet bir avantajdı ve tur için herkes ümitliydi. Maçın hemen başında Ozan, Neustadter ve Ertuğrul'un hataları ile gelen Monaco golü, Fenerbahçe'nin İstanbul'da kazandığı avantajın kaybı anlamına geliyordu. Bu şok gol sonrası sarı- lacivertliler oyun anlamında rakibe nispi üstünlük kurdu. Ancak pozisyon üretmekten çok uzak bir üstünlüktü bu. Kjaer'in uzun toplarına Fernandao'nun duvar olup Emenike'nin koşu yapması dışında hiçbir denemesi olmadı neredeyse Fenerbahçe'nin. Bu kısırlığın üstüne, bu kez Hasan Ali'nin kontrolsüz girişi ile penaltı ve 2. gol geldi. İyi olan halen Fenerbahçe'nin atacağı bir golle maça ortak olabilme fırsatıydı. Yarım saat dolduktan sonra, topu rakip sahaya götürebilmek hatta o bölgede rakibe baskı yapabilmek bile yetecek gibi göründü. Salih'in biraz oyuna girmesi ile Fenerbahçe pozisyon üretebileceğine hiç değilse kendisi inandı bu bölümde.



İlk yarı bittiğinde gol gelmedi Fenerbahçe adına ama kazanılan öz güven en az gol kadar önemliydi.. Bu öz güvenle ikinci yarının hemen başında rakip cezasahasına kalabalık giden Fenerbahçe, Emenike ile golü buldu ve maç bir anlamda yeniden başladı. Golden sonra da Fenerbahçe'nin pozitif futbolu devam etti. Skor ortada, oyun ise Fenerbahçe'nin lehine görünürken yine savunma hatası ile gelen rakibin 3. golünden sonra Pareria, Aatıf'ı oyuna alarak riski biraz daha arttırdı. Bir gol Fenerbahçe'ye turu getirecekti ama yine ve hala Emenike'nin gücü dışında o golü getirecek üretkenlikten uzaktı temsilcimiz. Kulübede rakibi açacak bir oyun aklı üretemeyince tur Monaco'nun oldu.




#Fenerbahçe
#Monaco