Nedir bu yapısal reformlar?

04:008/04/2019, Pazartesi
G: 8/04/2019, Pazartesi
Erdal Tanas Karagöl

Ekonomide yeni yol haritası belirlenirken sıklıkla duyduğumuz önemli konuların başında geliyor yapısal reformlar. Yapısal reformlar,üretimle ilgili olduğu kadar, cari açık-ekonomik büyüme ikileminin yaşanmaması için alınacak tedbirlerden eğitim kalitesinin yükseltilmesine ve yatırım ortamının iyileştirilmesinekadar geniş bir çerçevede yapılacak değişiklikleri kapsamaktadır.Dolayısıyla,ekonomi ile ilgili alanlarda sürekli değişimi ve dönüştürmeyi gerektiren adımlara ihtiyaç duyulmaktadır.Peki hangi

Ekonomide yeni yol haritası belirlenirken sıklıkla duyduğumuz önemli konuların başında geliyor yapısal reformlar. Yapısal reformlar,
üretimle ilgili olduğu kadar, cari açık-ekonomik büyüme ikileminin yaşanmaması için alınacak tedbirlerden eğitim kalitesinin yükseltilmesine ve yatırım ortamının iyileştirilmesine
kadar geniş bir çerçevede yapılacak değişiklikleri kapsamaktadır.


Dolayısıyla,
ekonomi ile ilgili alanlarda sürekli değişimi ve dönüştürmeyi gerektiren adımlara ihtiyaç duyulmaktadır.
Peki hangi alanlarda yapısal reform ihtiyacı var?
SANAYİ ÜRETİM YAPISINDA
Türkiye ihracatı artırıyor ancak ihraç edilen sanayi ürünler içerisindeki yüksek teknolojik sanayi ürünlerinin payı halen
yüzde 4 seviyesinde.
İhracatın arıttırılması ne kadar önemliyse
ihracatın kalitesinin artırılması
da bir o kadar önemli.
TARIMDA
Tarım ürünlerindeki fiyat artışının enflasyonu ne kadar olumsuz etkilediğini Ağustos ayında yaşanan kur şokunun ardından hep beraber gördük. Gıda ürünlerinin, enflasyon hesaplamasında yüzde 24 civarında ağırlığı olması, son dönemlerde
gıda fiyatlarındaki artışla beraber enflasyonun da yüksek kalmasına
neden olmaktadır.
Tarım ülkesi olan Türkiye’nin gıda fiyatlarından bu kadar mustarip olması
hem üretim alanında hem de üretim sonrasındaki aşamalarda yeni bir yol haritasına
ihtiyaç duyduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu beklenti sektörün tamamının beklentisi olduğu için de tüm tarafları kapsayan yeni bir yol haritası zaruri olduğu açık.
EĞİTİMDEN ÇALIŞMA HAYATINA
Eğitimde reform yıllarca dile getirilen önemli bir konu.
Hem
dünyada ortaya çıkan yeni meslekler hem de nitelikli işgücü ihtiyacını
karşılayacak yeni talepler, eğitimin niteliğini ve içeriğini değiştirmeyi kaçınılmaz kılıyor.
Özellikle de üniversite öğretiminin
iş hayatıyla kopuk olması, iş-eğitim ilişkisinin
yeniden düzenlemesini zorunlu kılmaktadır. Eğitimde teorik bilginin yanında öğrencilerin iş hayatına adaptasyonunu kolaylaştıracak onların mesleki becerilerini geliştirmelerine ve eğilimlerini ortaya çıkarmalarına yardımcı olacak yöntemlerin izlenmesi gerekmektedir.

Öğrenciler meslek sahibi olma konusunda yönlendirilirken kişisel becerilerinin farkında olarak ve pratik hayatla iç içe eğitim aldıkları takdirde, çalışma hayatında kendilerine daha kolay yer bulacaklardır. Bu sayede daha kaliteli bir iş gücü yapısına ulaşılmasına katkı sağlanacaktır.

ÜRETİM GİRDİLERİNDE
Üretim girdilerinde halen dışarıya olan yüksek oranlardaki bağımlılık, özellikle kur şokunun olduğu dönemlerde maalesef ekonomide üretimi azaltan önemli bir husus. Özellikle bu girdi enerji olduğunda,
yüzde 70 civarındaki enerjide bağımlılık nedeniyle hem maliyetler üzerinde enflasyonist etki yapmakta hem de artan dış ticaret ve dolayısıyla cari açık nedeniyle bir çok makro ekonomik değişkeni olumsuz
etkilemektedir.
VERGİ ALANINDA
Vergi reformu hep konuşulan önemli konulardan birisi. Ödenemeyen vergilerin ödenmesi, kayıt dışılığın azaltılması,
vergi afları nedeniyle vergi ödemelerinin düşmesi ve vergi adaleti önemli konular.
Tabi en önemlisi de vergi yüklerinin ekonomik üretimi olumsuz
etkilememesi için neler yapılması gerektiği en kritik konuların başında gelmektedir.
YATIRIM ORTAMINDAN
FİNANSAL ALANA
Yatırım ortamının iyileştirilmesi hem yabancı yatırımcıyı çekmek hem de yurtiçi yatırımcıları teşvik etmek açısından önemli. Çünkü
tüm bu yapısal adımların nihai amacı, yatırımları artırıp üretimi gerçekleştirmek.

Üretimin artması bir yandan GSYH’de diğer yandan kişi başı gelirde artış anlamına gelmektedir. Bu da ülkenin bulunduğu orta gelir grubundan yüksek gelirli ekonomiler grubuna girmesine yani Türkiye’nin sınıf değiştirmesine katkı sağlayan bir durumdur.

Netice itibariyle, Türkiye’nin bulunduğu
gelir grubundan yüksek gelirli ekonomiler içerisine yükselmesi, ekonomideki finansal kırılganlıkların ve risklerin azaltılması ve finansal alanda dışa bağımlılığını azaltması için
bu alanlarda ciddi adımlar atması artık zorunlu.
#Türkiye
#Ekonomi