OSTİM"i bir girişimci okuluna dönüştürme

00:0017/07/1999, Cumartesi
G: 9/09/2019, Pazartesi
Ersin Nazif Gürdoğan

Geçen hafta Ankara''da Başkan Orhan Aydın, Doç. Dr. Sedat Çelikdoğan ve Zeki Sayın''la birlikte OSTİM''de Anadolu girişimcilerinin ufuk ötesini görmesini kolaylaştıracak, tartışmalı toplantılar düzenlemeyi kararlaştırdık.OSTİM''de dünyadaki gelişmelerin tartışıldığı toplantıların yapılması, Anadolu sermayesinin dünya pazarlarına açılmasında yararlı olur. Çünkü OSTİM Türkiye''nin değişik şehirlerinden gelmiş girişimcilerin Ankara''da oluşturduğu "Küçük Anadolu"dur.Sözkonusu tartışmalı konferansların

Geçen hafta Ankara''da Başkan Orhan Aydın, Doç. Dr. Sedat Çelikdoğan ve Zeki Sayın''la birlikte OSTİM''de Anadolu girişimcilerinin ufuk ötesini görmesini kolaylaştıracak, tartışmalı toplantılar düzenlemeyi kararlaştırdık.

OSTİM''de dünyadaki gelişmelerin tartışıldığı toplantıların yapılması, Anadolu sermayesinin dünya pazarlarına açılmasında yararlı olur. Çünkü OSTİM Türkiye''nin değişik şehirlerinden gelmiş girişimcilerin Ankara''da oluşturduğu "Küçük Anadolu"dur.

Sözkonusu tartışmalı konferansların amacı, yeni şeyler öğrenmek ya da öğretmekten daha çok OSTİM''deki işyerlerinin verimliliğini artırarak, yapılan işlerin kalitesini artırmaktır.

Türkiye, Orta Doğu, Balkanlar ve Kafkaslar''ın en güçlü ve en sağlam ekonomisine sahiptir. Yıllık 400 milyar dolarlık toplam üretimiyle büyük bir bölge gücüdür. Bu üretim gücünün odak noktasında, bugün sakıncalı sermaye diye nitelendirilerek, önü kesilmeye çalışılan Anadolu insanının birikimi vardır.

Anadolu insanı Doğu''dan Batı''ya doğru uzun bir yolculuğa çıkmış muhteşem bir kervana benzer. Yol boyunca kervana katılanlar olduğu gibi, ayrılanlar da olmuş. Ancak uzun yürüyüş Avrupa üzerinden "Yeni Dünya"ya doğru devam ediyor.

Bu uzun ve zorlu yürüyüşte en büyük sermaye, Türkiye''nin gürültülü ve patırtılı ortamında "olduğu gibi görünen ve göründüğü gibi olan" Anadolu girişimcileridir.

Anadolu girişimcilerinin gelecekteki başarıları kendileri gibi, işletmelerini de öğrenen bir yapıya dönüştürmelerine bağlıdır. Çünkü eğitim girişimcilerin olduğu kadar işletmelerin de can damarıdır. Bu yüzden, bizim kültürümüzde, eğitim beşikten mezara kadar devam eden, kesintisiz ve dinamik bir süreçtir.

İster büyük isterse küçük olsun, bütün işletmelerin gelecekteki başarıları, bugünden eğitim çalışmalarına yaptıkları yatırımlara dayanır.

Ülkeler arasındaki mesafe farkı gibi, zaman, bilgi, eğitim ve teknoloji farkı da giderek ortadan kalkıyor. Pazarları, hammadde ve bilgi kaynaklarını birbirine bağlıyan büyük bir değişim ve dönüşüm yaşanıyor.

Anadolu girişimcileri bu hızlı değişim ve dönüşüme ayak uydurmak zorundalar.

Oluşan yeni dünyada, geçmiş yılların işletme ve yönetim anlayışları önemini büyük ölçüde yitiriyor.

Girişimcilerin başarılarının sırlarını tartışmalı toplantılarda anlatmaları, öğretmenin olduğu kadar öğrenmenin de en verimli ve en kestirme yoludur.

İşletmelerde bilgi dışındaki bütün kaynaklar paylaşıldıkça azalır. Yalnızca bilgi ve tecrübe paylaşıldıkça azalmaz, tam tersine çoğalır.