Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Tokat niyetine yazı

Tokat niyetine yazı…

Faruk Aksoy
Faruk Aksoy Gazete Yazarı

Kraliçe Victoria zamanında, Hindistan’a genel vali olarak atanan Lord Lytton şairdi.

Kraliçe onun şiirine, onun üslubuna hayrandı.

MAKALEYİ SESLİ DİNLEMEK
İÇİN TIKLAYIN
Faruk Aksoy : Tokat niyetine yazı…
Haber Merkezi 20 Nisan 2019, Cumartesi Yeni Şafak
Tokat niyetine yazı… yazısının sesli anlatımı ve tüm Faruk Aksoy yazılarının sesli anlatımı Yenisafak.com Yazarlar Sesli Makale Köşesinde!


Victoria, imparatoriçe ilan edilince, şair vali Lord Lytton ona bir jest yapmak istedi.

Delhi’deki sarayında tam yedi gün yedi gece boyunca yetmiş bin konuğu Kraliçe adına ağırladı ve pahalı hediyelerle uğurladı.

Lord Lytton, o kadar muazzam bir tören yapmıştı ki, The Times’a göre dünyada eşi benzeri henüz yapılamadı.

Hindistan’ın sıcaktan kavrulduğu, çocukların açlıktan öldüğü, akbabaların insan cesetleriyle beslendiği bir dönemde, Genel Vali’nin ziyafetinde İmparatoriçe Victoria’nın, Hintli fakirlere huzur, mutluluk, bolluk ve bereket dileyen mesajı okundu.

O sıralar Hindistan’da bulunan gazeteci William Digby, yedi gün süren ve yetmiş bin kişinin tıka basa yemek yediği törenler sırasında tam yüz bin Hintlinin açlıktan öldüğünü tespit etti.

İngiltere bugün de açlıkla, sefaletle, yoksullukla mücadele eden, hatta edemeyen ülkelere “Genel Vali” atamaya devam ediyor.

Bu valiler duruma göre değişiyor tabi.

Eğer açıktan açığa bir vali atayamıyorsa, ya bir gazeteciyi, ya bir siyasetçiyi, ya da bir askeri gizli vali olarak atıyor.

Eski alışkanlık işte…

***

1856 yılında William Walker, kendini Nikaragua devlet başkanı ilan etti.

Törenler düzenlendi, ayinler yapıldı, Fransız şaraplarıyla Walker adına kadeh kaldırıldı.

Dönemin Amerikan Büyükelçisi, William Walker’ı devlet başkanı olarak tanıdı ve onu Kristof Kolomb’la aynı mertebede gördüğünü söyledi.

Bu diktatör adam Orta Amerika’da, otuz yıl önce kaldırılan köleliği tekrar geri getirdi.

Ahlaksızlığını da şöyle savundu: Bir siyah, bir beyaz tarafından eğitilmezse, o siyahın hiçbir zaman bir beyazla rekabet etmesi mümkün değildir.

Kendisinin Tanrı tarafından görevlendirildiğini söyleyen Walker, beş orta Amerika ülkesini istila etmek için çalışmalara başladı.

O güne kadar birbiriyle savaşmış, birbirine düşman olmuş beş ülke Walker’a karşı birleşme kararı aldı.

1860 yılında, Tanrı’nın elçisi olduğunu söyleyip Nikaragua’da darbe yapan Walker yakalandı ve kurşuna dizildi.

Walker’ın son darbeci olduğunu zanneden beş orta Amerika ülkesi, onun ölümünden sonra ittifaka son verdi ve ayrıldı.

Amerika Birleşik Devletleri, o günlerden kalan bir alışkanlıkla bugünlerde de bazı orta Amerika ülkelerinde darbe planlıyor, kendini devlet başkanı olarak gören Walkerlara destek veriyor.

Keşke Walkerların bittiğini düşünüp dağılmasalardı.

Şimdi isteseler de birleşemiyorlar artık.

Bizim gibi…

***

1937 yılında, Dominik Cumhuriyeti’nde şekerkamışı tarlalarında çalışan binlerce Haitili işçi palalarla öldürüldü.

Masacre Nehri, kızardı, kıpkırmızı oldu, timsahlar aylarca insan etiyle beslendi.

Napolyon şapkası takan General Rafael Trujillo, “Öldürdük ama neden öldürdük, bir sorun hele!” dedi.

Sordular…

Şöyle cevap verdi…

“Siyah ırkı beyazlaştırmak ve siyahların kanındaki şeytanı kovmak için başka şansımız yoktu…”

Kimsenin, hiçbir basın kuruluşunun bu olaydan haberi olmadı.

Daha sonra birkaç gazeteci…

Dominik topraklarında katledilen Haitililerden bahsedince…

Napolyon bozması Rafael insanın kanını donduran bir cevap verdi…

“Bu işi abartmanıza gerek yok, ölenlerin sayısı on sekiz binden fazla değil, yani belki on yedi bin dokuz yüz doksan dokuz, on sekiz bin bile değil” dedi.

Sonra hesap yapıldı ve şu karara varıldı…

Her ölü başına yirmi dokuz dolar ödenecek, konu kapatılacak.

Şu sıralar bir tartışma dönüyor.

Fransızlar, İtalyanlar, Amerikalılar, hatta Almanlar…

Diyorlar ki…

Geçen yüzyılda bazı milletler, bazı milletleri soykırıma tabi tuttu, onları tarih sahnesinden silmek için katliamlar yaptı.

Katilin ruhu, maktulün yanına gelirmiş, derler.

Katil, ara ara maktulü sayıklarmış, derler.

Allah Allah, geçen yüzyılda mı yapılmış, kim yapmış, nerde yapmış acaba?..

Öyle başınızı sağa sola çevirip…

Ona buna çamur atıp…

Bir tarih boyunca yaptığınız katliamları gizleyeceğinizi mi zannettiniz?

Utanmıyorsunuz değil mi?

Hiç utanmıyorsunuz…

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.