Yazarlar Ya kaybolan arayansa

Ya kaybolan arayansa!

Gökhan Özcan
Gökhan Özcan Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Meziyetse eğer, tek bir ortak meziyetimiz vardı: Böyle olacağı çok belli olan bütün bu şeylerin böyle olacağını hiç beklemiyorduk!

Bu ülkenin nice idealist evladı; ideallerinin, sığınacak yer bulamayan bir sokak kedisi gibi titreyerek öldüğünü göremeden öldü.

İnsanın kanını deli akıtan rüyalara inanmaya o kadar meyyaldiler ki, aldatıldıklarından bile daha fazla aldandılar.

Kaybetmek onlara hayran olunası bir saflık kazandırdı; ne ki bu saflığı takdir edecek kimse kalmamıştı artık yeryüzünde!

“Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında/öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan” diyor Kanla Kirlenmiş Evrak’ta İsmet Özel.

Erken büyümekle hiç büyüyememek arasında sıkışıp kalan yaşını yitirmiş kararsızlar değil miyiz hepimiz?

Koca çocuk ve küçük adam... Çoğu zaman aynı kişi!

Sevdiğimiz her şey neden ille de içimizi yakıyor ya da neden bir şey içimizi yakmadan onu çok sevdiğimizi bir türlü farkedemiyoruz?

“Kalbimizdesin!” ne demek? Bütün kalpleri aynı duygu etrafında toplayan nevzuhur bir teşkilat mı var?

Kırk sene okuyup yazıp, kırk birinci sene bir adımda eski cehaletine geri dönebilenler var!

“Bunların hepsini okudun mu?” diye sordu kütüphaneyi göstererek biri. “Hayır, bazılarını yazdım!” diye cevapladı diğeri.

Hem yaşadığımız eciş bücüş binaları içimize sindirip, hem de ikide bir estetikten söz açabiliyor olmamız, geleceğin tarih kitaplarını şaşırtmak için bulduğumuz sinsice bir taktik olmalı!

Etrafa bakıyorum ve şu cümle geçiyor aklımdan: Legoyla oynayan kuşaklar büyüdü ve hepsi de mimar oldu anlaşılan!

Ara sıra şehirlere de kimlik kontrolü yapılmalı artık!

Kumaşa, ahşaba, altına, gümüşe, bakıra, kâğıda, duvara, toprağa ince ince sabır işliyordu eskiler!

İki kaplumbağa yolda karşılaştılar. Biri, “Ne var ne yok?” diye sordu. Diğeri, “N’olsun koşturuyoruz!” diye cevapladı bu soruyu. Sonra ağır adımlarla kendi yollarına gittiler.

Ömrümüz boyunca bir işin ucundan tutmuş olabiliriz ama bunu anlamlı kılacak olan o işin diğer uçlarından da birilerinin tutmuş olmasıdır.

İnsanlarımızı daha iyi yetiştirelim diye yola çıkmıştık, hiçbir işe yetişemeyen insanlar haline geldik!

Mobese uygulaması sayesinde, herkesin “bütün kameraların üstüne çevrildiği” anları var artık!

“Beni burada bir tek sen anlıyorsun!” diye dert yandı yaşlı ve profesör olan. “Ben bu yüzden çevirmenim!” dedi daha genç ve gözlüklü olan.

Yapmaya mecbur olduklarımızla yapmayı çok istediklerimiz arasındaki mesafe sanki bir daha hiç kapanmayacakmış gibi görünüyor!

Yol bir mecra idi, maceraya dönüştü.

Umut Kaf Dağı’nın ardında, sıkı giyinin!

“Yolcu yolunu kaybeder ama” dedi meczup, “yol yolcuyu kaybetmez!”

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.