FETÖ’nün bahar beklentisine ot tıkmak için “Evet”

04:002/04/2017, Pazar
G: 17/09/2019, Salı
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Hasan Öztürk

16 Nisan'da referanduma sunulacak 18 maddelik anayasa değişiklik paketinde biliyorsunuz
yargı
yı ilgilendiren bölümler de var.


Mesela,

askeri yargı kaldırılıyor, HSYK'nın yapısı değişiyor. Bunlara ilaveten anayasanın hakimlerin görevlerini tanımlayan 138. maddesinde sadece “bağımsızdırlar” ibaresi “bağımsız ve tarafsızdırlar” şeklinde değişiyor.


Bu değişikliği neden hatırlattığıma gelince.



ALİ CENGİZ OYUNUYLA FETÖ'CÜLERE TAHLİYE KARARI


Biliyorsunuz

FETÖ'nün medya ayağı

na yönelik de davalar var. 15 Temmuz darbe ve iç işgal girişiminden sonra tutuklanan ve tutuklu yargılanan…



Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ı doğrudan tehdit eden

alçağın

da…



Ergenekon sürecinde

“fabrikasyon belge”

ve iddialar üzerinden operasyon yürüten Silivri duruşmalarının

cüretkarı

da…



Arkasındaki karanlık güçten cesaret alıp beni bile “Ne var yani” diye başlayan cümlelerle

tehdit

etmeye yeltenen Esenler sakini de…



Kılıçdaroğlu'na danışmanlık yapıp

“Alevilerin aidiyet duygusuna”

operasyon düzenleyenler de…



Sahte isimlerle, tehdit, şantaj, kumpas kuranlar da…



İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 5. duruşma sonrası serbest bırakıldı.


Allah'tan

Başsavcılık

başka bir soruşturma çerçevesinde gözaltı kararı aldı da

“cüretkar, küfürbaz, tehditkar, kumpasçı ve yalancı alçaklar” cezaevinden şimdilik çıkamamış oldular.


Şimdilik diyorum zira, anlaşılan o ki

yargıdaki kamikazeler

her fırsatı değerlendirip

FETÖ'cü alçaklar

ı bir şekliyle demir parmaklıklar arkasından kurtarmak isteyecekler. Ve bunu milletin gözüne soka soka yapmaya kalkışacaklar.



Zira buna benzer yargı operasyonlarını yakın geçmişte görmüştük.



24 NİSAN 2015'İ HATIRLAYIN
YİNE CÜRET ETMİŞLERDİ


17/25 Aralık 2013

'teki

yargısal darbe

püskürtülünce adliye önünde bildiri okuyan

Muammer Akkaş

'ı hatırlayın…



Yine FETÖ'cü mahkeme örneğin 24 Nisan 2015'te bu kez

Hidayet Karaca, Ali Fuat Yılmazer, Yurt Atagün, Ömer Köse

gibilerin de içinde olduğu 75 FETÖ'cü hakkında

ali cengiz oyunu

yla tahliye kararı verilmişti. İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi itirazı kabul etmiş, 32. Asliye Ceza'yı görevlendirmiş o da tahliye kararı vermişti. Allah'tan

nöbetçi mahkeme, “Tahliye kararı verme yetkisi bende” demiş, 10. Sulh Ceza Hakimliği de mahkemenin usul ve yasaya aykırı karar verdiğine hükmetmişti de tahliyeler önlenmişti

.



Ama tahliye kararının verildiği saatlerde

“Haydi Silivri'ye”

çağrıları FETÖ hesaplardan ve o dönem hala faaliyette olan FETÖ medyasından yapılmıştı.



FETÖ'CÜLERİN YAŞAMAS
SAĞLAYAN İKLİM DEĞİŞMELİ


Cuma öğleden sonra da tıpkı

24 Nisan 2015

'tekine benzer bir süreç yaşandı. Ve bu

yargı kalkışması da bir şekliyle önlendi.


Lakin şimdi durup biraz düşünmek gerekiyor.



Birincisi yargının içinde hala “

FETÖ'nün kriptoları var”

diye cümle kurmak işin kolay yanı.



İkincisi,

kripto FETÖ'cülerin kamikaze dalışları

üzerinden bir okuma yapmak da…



Asıl mesele, bu

kriptoların hala yaşayabildiği iklimin muhafaza edilmesidir

.



Yani yargının yapısının buna müsait olmasıdır. Tıpkı diğer alanların da hala

FETÖ kriptolarının yaşama iklimine sahip olması gibi.


O yüzden yazının başında

“16 Nisan'da referanduma götürülecek 18 madde içerisinde yargıya ilişkin düzenlemeler de var”

dedim.



Hem HSYK'nın yapısının değiştirilmesi, hem askeri mahkemelerin kaldırılması hem de “tarafsız ve bağımsız” ibaresinin yer alması çok önemli.



Zira 2010 referandumunda HSYK'nın yapısı değişmişti ve hepimiz bir tuzağa düşmüştük. FETÖ, şu anda tutuklu olan

İbrahim Okur, Ahmet Hamsici

gibi

HSYK mensupları üzerinden yargıyı dizayn etmişti.

Şimdi HSYK'nın yapısı değişiyor.



Yine FETÖ'nün çok güçlü olduğu askeri mahkemelerin kaldırılması “sicil bozan asker hakim ve savcıları”nın işini bitirecek.



“Tarafsız ve bağımsız” ibaresiyle de yargıç cübbesi giyenlerin normatif değerlere sahip olması amaçlanıyor.



16 Nisan referandumuna götürülen 18 maddeyi, bir de yukarıdaki örnekler çerçevesinde “yargıyı ilgilendiren bölümleriyle” düşünmez misiniz?

FETÖ davalarındaki tahliyeler, pis kokular

Yargı

nın, 15 Temmuz darbe ve iç işgal girişimine karışan ve

FETÖ üyesi olan tutuklu sanıklara

yönelik son günlerde

“tahliye kararı” vermesi

başta

şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaktadır

. Ayrıcı, o gece çıplak elleriyle tanklara, silahlara, mermilere direnen milletimizi derinden yaralamaktadır.



Mahkemeler kararlarını,

“Türk milleti adına”

diyerek verirler. Oysa son günlerde FETÖ ile ilgili davalarda

“Türk milletinin
hassasiyetleri”

duyarlılıkları

göz ardı ediliyor.


Tamam kimselere haksızlık yapmayalım. Ama unutmayalım,

bu alçakların neredeyse tamamı
“suçüstü yakalandı” ve bu suçüstülüklerini görmezden gelmek kabul edilemez.


Burnuma pis kokular geliyor! Hiç ihtimal vermek istemiyor ama, küçük ve büyük menfaatler FETÖ davalarına etki mi ediyor?


Ben sadece soruyorum. Cevabı olan beri gelsin..!


Reklam, algı, infial ve…

Ülker'

in sosyal medyadaki resmi hesabından bir reklam yayınlandı. Aynı anlarda o reklamın değişik versiyonlarının montajlanmış halleri başka hesaplardan servis edildi.

Reklam iğrenç. Reklamın diğer montajlı halleriyse iğrenç ötesi hatta tehdit ve şantaj içerikli

. Gecenin bir vaktinde

Murat Ülker

bir tiwit attı ve yurt dışındayım dedi

“kumpas”

dedi,

“gereken yapılacak”

dedi.

Savcılık harekete geçti sosyal medyada yayınlanan reklamla ilgili soruşturma başladı

. Sabah olduğunda

Ülker'in resmi hesabında sabit bir mesaj tutuldu. “1 Nisan şakası” dendi. “Başka yerlere çekmeyin” diye efelenildi

.



Ama

aynı saatlerde Ülker kendi içinde soruşturma başlattı, reklam ajansı ile ilişkiler donduruldu ve savcılığa suç duyurusunda bulundu. “Bir kumpas ve operasyona uğruyoruz” dendi.


İş işten geçti..!



Gece boyu insanlar tedirginlik yaşadı. Türkiye'ye yönelik yürütülen gayri ahlaki operasyonlardan birine

Ülker gibi bir ekonomik dev de alet edildi.


Şimdi, soruşturmaların sonucunu bekleyeceğiz.



Ama

Murat Ülker'den ya da Ülker'in resmi hesabında, güçlü bir özür ve “Bu işin peşini bırakmayacağız, sorumluları en ağır şekilde cezalandıracağız”

şeklinde bir açıklama daha gelmeden benim yüreğim serinlemeyecek.



Siz ne dersiniz?








#FETÖ
#16 Nisan 2017
#Anayasa referandumu