
İslam dünyasını ve tarihin akışını değiştiren savaşlardan biri olan Çaldıran Savaşı’nda, galip olan Yavuz Sultan Selim değil de Şah İsmail olsaydı, bugün hayatlarımız başka türlü olacaktı. 1514’te, yani 501 yıl önce gerçekleşen o savaş, sadece iki ülkenin değil, tüm coğrafyanın inanç, fikir ve demografik yapısını etkiledi.
Bölgenin ve İslam dünyasının güçlü, iki kadim ülkesi Çaldıran’dan sonra bir daha savaşmadı ve sınırlarını da değiştirmedi. Ancak, çetin iki rakibin birbirini gözetmesi, kontrol etmesi ve su yüzüne çıkmayan mücadelesi hep var oldu.
İran dış siyaseti her zaman güçlü ve etkili olmuştur. Ancak mezhep politikasını çok önde tutmadı ve Sünni dünyasını rahatsız edecek bir mezhebi yayılmacı politika izlemedi. İran son yüz yılda hiç bu kadar cüretkar ve aleni mezhepçilik yapmamıştı. Lübnan Hizbullah’ını bile desteklerken oldukça temkinli ve dikkatli davranırken, Suriye iç savaşından sonra adeta tüm örtülü operasyonlarını ve politikalarını açığa vuracak şekilde davranmaya başladı. Bugün tarihte çok az görülecek şekliyle, Lübnan, Suriye, Irak ve Yemen’de fiili askeri güç bulunduruyor. Rusya bile Ukrayna’daki askeri varlığını resmi olarak kabul etmezken ve askerlerinin yüzlerini kapatmalarını isterken, İran Suriye ve Irak’ta üst düzey askeri yöneticileri ve silahlı güçlerinin olduğunu kabul etmekten çekinmiyor.
Şii mezhebi her zaman var olmak için gizliliği, tedbiri, takiyyeyi elden bırakmazken, İranlı generaller, 5 başkenti olan bir Şii İmparatorluğuna sahip olduklarını söyleyecek kadar cüretkar bugün.
Yemen’de, İran destekli Husilerin askeri darbesi sanırım cüretkar hamlelerden en rahatsız edici olanıydı. Zira petrol sevkiyatının en yoğun olduğu Kızıldeniz’in kontrolü demek olan Yemen’in, İran’ın eline geçmesine kimse izin vermez.
Şimdi Yemen’de askeri operasyon başlatan “Arap Sünni devletler koalisyonu” orada duracak mı? Yoksa aynı koalisyon Suriye, Irak ve Lübnan’daki İran yayılmacılığı ve işgaline karşı da bir operasyona girecek mi?
Ne olursa olsun, İslam dünyası çok ciddi bir döneme doğru sert bir dönüş yaptı. Üzülerek bir mezhep savaşının ortasında olduğumuzu kabul edelim. İran bu kadar büyük bir bloka karşı savaşı göze alabilir mi, sanmıyorum. Burada mezhebi bir taassubu olmayan ve her ülkede seveni olan Türkiye’nin tutumu çok hayati bir önem taşıyacak.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.