
Doğrusu haberlerde başörtülü mankenlerin ellerinde Zübeyde Hanım''ın, Latife Hanım''ın posterleriyle podyumda arz-ı endam ettiklerini görünce ben de yadırgamadım değil. Tahmin edebileceğiniz gibi örtünen hanımlar için hazırlanmış kıyafetlerin sunulduğu bir defile bu. Anlaşılıyor ki defileyi tertipleyenler bu çabalarına bir meşruiyet kazandırmak için bu yola başvurmuşlar. Böyle bir meşruiyet vasıtasına gerek var mıydı tartışılabilir. Eğer Atatürk''ün annesi ve hanımı başörtülü olmasalardı hanımların bu kıyafetleriyle dolaşmaları meşruiyet problemiyle mi karşılaşacaktı?
Ben şahsen her hareketimizde Atatürk''e referans yapılmasına taraftar değilim. Adeta kendi kendimizi Atatürk''ün din ve dünya anlayışıyla hapsetmiş, sınırlamış oluyoruz. Halbuki temel hak ve hürriyetler artık tek bir insanın, tek bir milletin yorumu olmaktan çıkmış evrensel bir karakter ve kapsam kazanmıştır. Bu sebeple din ve vicdan hürriyetini, genel ahlak çerçevesi içinde giyinme hürriyetini savunmak için kimsenin iznine, icazetine gerek yok.
Ancak bir başka açıdan ele almak da mümkün. Bu defileyi tertipleyenler acaba neden Atatürk''ün annesinin ve hanımının kıyafetine sığınma gereğini duydular? Cevat basit: Çünkü ülkede din ve vicdan hürriyetini, ferdi hak ve hürriyetleri sınırlayan birçok davranış Atatürk ve Atatürkçülük adına yapılmakta, meşruiyetini bu referanstan almaktadır. Defileyi tertipleyenler de Atatürk''ün bu iki yakınının da aynı kıyafetleri giydiklerini ortaya koyarak Atatürkçülük adına karşı çıkanların bu argümanlarını çürütmek istemişler. Tasvip etmeseniz bile bunun Türkiye''de çoktandır hakim bir mantık olduğunu inkar edemezsiniz.
Bu noktada New York Times''ın Türkiye muhabiri Kinzer''in değerlendirmeleri yabana atılmaz. Hatırlarsanız geçen sene Türk basınında da yer alan ve epeyce yankı bulan bu değerlendirmesinde Kinzer "Atatürk''e bağlılık bir külte dönüştü" demişti. Hem de insanların bazan siyasi ikbal bazan ticari kazanç temin ettikleri bir külte. Yine Kinzer Anıtkabir''i katedrale, çeşitli şehirlerdeki Atatürk müzelerini kiliseye, resim ve heykellerini de ikonalara benzetmişti. Türkiye''deki uygulamalara bakacak olursanız bir Hristiyanın zihninde uyandırdığı katedral, kilise ve ikona imajlarını çok yadırgamazsınız.
Defile haberini veren televizyon kanalı bunu Atatürk''ün istismar edilmesi olarak takdim etmekteydi. Defile sahibine sorsak belki o da haberin bu şekilde verilmesini bir Atatürk istismarı sayabilirdi. Netice itibariyle bunu istismar saysak bile bu, ülkemizde bu konuda yapılan ilk istismar değil. Eğer Atatürk''e bağlılığı bir külte dönüştürürseniz insanların bütün davranışlarında ona atıf yapmalarına ve onun söz ve davranışlarından meşruiyet zemini çıkarmalarına engel olamazsınız. Eğer gerçekten Atatürk istismar ettirilmek istenmiyorsa onu doğa üstü bir varlık olmaktan çıkarıp yeni Türk devletinin kuruluşunda önemli bir yeri olan bir devlet adamı seviyesine indirmek gerekir. Bu yapılırsa kimse ona referans yaparak kendi fikirlerini kuvvetlendirme veya davranışlarına meşruiyet kazandırma cihetine gitmez.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.