Tartışmayı öğrenmek ve öğretmek

04:0015/03/2015, dimanche
G: 12/09/2019, jeudi
Mücahit Öztürk

Tartışmak “birbirine karşıt düşüncelerin karşılıklı savunulması” olarak tanımlanıyor. Duygu ve düşüncelerimizin farklı olması ve bu farklılıkların da zaman zaman tartışmaya neden olması kadar doğal bir şey olamaz. Ancak sonu uzlaşmayla bitsin ya da bitmesin, tartışma kendisi başlı başına bir sorun oluverir bazen. Öyle küçük şeyler için, öyle sert tartışmalar yaparız ki, niçin tartıştığımızı unutup, öfke ve kırgınlığın hâkim olduğu üslup acısını yaşarız içimizde.Söz konusu çocuk olunca tartışma

Tartışmak “birbirine karşıt düşüncelerin karşılıklı savunulması” olarak tanımlanıyor. Duygu ve düşüncelerimizin farklı olması ve bu farklılıkların da zaman zaman tartışmaya neden olması kadar doğal bir şey olamaz. Ancak sonu uzlaşmayla bitsin ya da bitmesin, tartışma kendisi başlı başına bir sorun oluverir bazen. Öyle küçük şeyler için, öyle sert tartışmalar yaparız ki, niçin tartıştığımızı unutup, öfke ve kırgınlığın hâkim olduğu üslup acısını yaşarız içimizde.

Söz konusu çocuk olunca tartışma ihtimali artıyor elbette. Bunun iki nedeni var. Birincisi, eğitici rolü olan anne babaların sürekli komut veren ve eleştiren tutumu. İkincisi, hiyerarşik açıdan üstte oldukları düşüncesiyle anne babaların tartışmada galip gelme, en azından yenilmeme arzusu. Günümüz çocukları kolay evet demiyorlar ve uyarıları da kolay kabul etmiyorlar. Bu nedenle evde sesler hızla yükseliyor, öfke maalesef şiddete dönüşebiliyor.

Genellikle anne babalar tartışmayı çocuğun büyüklerine olan saygısızlığı olarak algılarlar. Oysa çocuğun tartışabilmesi, kendini ifade edebilmesi, sizin onu, onun da sizi daha kolay anlamasını sağlamak için iyi bir fırsat olabilir. Düşünceler söz ile ifade edilmez ise anlaşmazlıklarda ve çatışmalarda çözüm üretmek mümkün olmaz.

Çocuğa kendi düşünce ve isteklerini ifade etme şansı vermek, onun güçlü ve özgüveni yerinde bir birey olmasına büyük katkı sağlayacaktır. Tartışmayı sert tepkiler vererek kesmek ona ve düşüncelerine saygısızlık anlamına gelir. Ayrıca tartışma adabını öğretmek anne babanın işidir. Tartışma sırasında anne babanın kullandığı söz, ses tonu ve tavırların çocuğa örnek olduğu mutlaka akılda tutulmalıdır.

Özellikle ergenlik öncesi ve ergenlik döneminde çocuğun kendisini bir birey olarak ortaya koyma ve farklı olma çabasından kaynaklanan tartışma merakı normal karşılanmalıdır. Ergenler tartışırken ses tonlarını yükselterek, anne babanın tepkisine neden olurlar. Ancak bu tartışmanın kesilmesi ve tartışmaya izin verilmemesini gerektirmez. Çocuk sakin olması ve düşüncelerini daha uygun biçimde ifade etmesi konusunda uyarılmalı ve böyle olduğu takdirde düşünce ve isteklerinin daha rahat anlaşılabileceği söylenmelidir.

Tartışma mutlaka galibi olması gereken bir yarışma, mücadele ya da savaş değildir. Üstün çıkma adına baskı kurmak veya kaybedeceğini anladığında tartışmayı sonlandırmak kadar, bıkkınlıktan veya rahat etmek için tartışmayı bırakıp çocuğun isteklerini yerine getirmek ve ona haklı olduğu mesajını vermek de doğru değildir.

Büyükler olarak, nasıl tartışılacağını, düşüncenin ve hakların nasıl savunulacağını göstermeliyiz çocuklarımıza. Sözel şiddet kullanmanın, bağırıp çağırmanın, hakaret etmenin galip gelmek olmadığını öğretmeliyiz. Sesi yüksek çıkanın her zaman haklı olmadığını anlatmalıyız. Bunu yapmanın en kolay yolu da onlarla tartışırken iyi ve uygun örnekler sergilemek olacaktır.

#tartışmak
#çocuk
#eğitim