Diyarbakır"da bütün yollar düğümlendi!

00:0030/01/2001, Salı
G: 10/09/2019, Salı
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Mustafa Karaalioğlu

Türkiye, Diyarbakır''da yaşanan trajik saldırının ardından o kadar büyük bir açmaza düştü ki, bu durum karşısında insan hafızasından şüphe etmeye başlıyor. Bu ülke sanki, siyasi ve siyasi sonuç doğuracak cinayetler konusunda zengin bir sicile sahip değilmiş gibi bir çaresizlik, bir şaşkınlık almış yürüyor. Saldırı baştan Hizbullah''ın üzerine yıkılmış olmasa daha büyük bir panik yaşanacağı da anlaşılıyor. Ama bu kez de konuyu yakından izleyenlerin zihninde Diyarbakır saldırısının Hizbullah''ın yöntemleriyle

Türkiye, Diyarbakır''da yaşanan trajik saldırının ardından o kadar büyük bir açmaza düştü ki, bu durum karşısında insan hafızasından şüphe etmeye başlıyor. Bu ülke sanki, siyasi ve siyasi sonuç doğuracak cinayetler konusunda zengin bir sicile sahip değilmiş gibi bir çaresizlik, bir şaşkınlık almış yürüyor. Saldırı baştan Hizbullah''ın üzerine yıkılmış olmasa daha büyük bir panik yaşanacağı da anlaşılıyor. Ama bu kez de konuyu yakından izleyenlerin zihninde Diyarbakır saldırısının Hizbullah''ın yöntemleriyle çeliştiği noktalar sıkıntı yaratmaya başladı. Özetle, saldırıya ilişkin "Bu yapılan iş hiç de onların işine benzemiyor. Galiba yöntem değiştirdiler..." tarzında bir sorgulama başladı.

Cevapsız sorular

Öncelikle şunu belirlemekte yarar var. Saldırının üzerinden geçen beşinci günde de, hiçbir resmi açıklamada olayın faillerinin örgütsel ve kişisel kimliği ilan edilmiş değildir. Zaten, akıllara takılan bazı sorular bu ilanı güçlendirmektedir. En başta, kendisine yönelik sıcak operasyonlar devam etmekte olan bir örgütün böylesine geniş bir intikam eylemini yapmasının ne kadar mantıklı olduğu ve dahası, büyük bir güç kaybettiği bilinirken bunu nasıl başardığı sorusu cevap beklemektedir.

Eğer, eylemcilerin sayısı polisin itibarını kurtarmak için bilinçli olarak artırılıp 15 kişiye çıkartılmıyorsa, bugüne kadar hep üç-dört kişi ile eylem yaptığı bilinen Hizbullah''ın neden bu kadar kalabalık bir saldırı tim seçtiği de merak konusudur.

Örgütün ilk kez polise saldırı yapması, genelde daha ilkel silahlar ya da tabanca gibi basit suikast silahları kullanan Hizbullah''ın, nasıl olup da birdenbire küçük çaplı bir cephane ile eylem gerçekleştirdiği de zihinleri kurcalamaktadır.

Eylemin gerçekleştiği noktanın Gaffar Okkan''ın odasında Diyarbakır''ı izleyen 8 kameranın görüntü alanının dışında kalmasına özen gösterilmesi ve Okkan''la korumalarının Emniyet binasını terkettikleri saatin eylemciler tarafından biliniyor olması başka soru işaretleri. Hizbullah bu kadar ağır ve lanetli bir hedef iken emniyetin içinden bu örgüte bilgi sızdırılması gerçekten büyük cesaret!

Tantan''ın sözleri önemli

Soru işaretlerini burada keselim... Saldırıyla ilgili şu ana kadar bana göre en ciddi değerlendirme olan İçişleri Bakanı Sadettin Tantan''ın sözlerine bakalım. Tantan, bizim gazeteden Ferhat Ünlü''ye verdiği demeçte suikastin ardında, sadece Hizbullah örgütünü aramanın yanlış olduğunu söylüyor. Tantan, "Basın Hizbullah diyor. Aceleci davranmamak lazım. MİT çalışıyor, bakalım ne çıkacak" dedikten sonra da bombayı patlatıyor: "Almanya, İran ve Rusya birlikte hareket ediyor. Dış bağlantılı düşünmek lazım!" Bu sözlerin anlamı şu:

Devletin bölgeye ilişkin yumuşama politikaları başta olmak üzere, ülkedeki İslami görünürlülük, Türkiye-AB ilişkileri, bölgesel kalkınma ve demokratikleşme gibi herbiri diğerinden önemli konuları doğrudan ilgilendiren sonuçlar doğuracak bu eylemin Hizbullah tarafından yapılması ya da sadece Hizbullah''ın intikam duygusu adına yapılması mümkün değildir.

İlahiyat Fakültesi dekanının bıçaklanmasının sabahında o fakültede başörtüsü yasağının tavizsiz uygulamaya geçilmesi sonucunun doğabildiği bir ülkede Diyarbakır saldırısı gibi kat kat daha büyük bir eylemin "devlet örgüte vurdu, örgüt de devletten intikam alıyor" gibi basit bir akıl yürütmeye oturması pek akla yatkın değildir.

Hizbullah hem bu kadar profesyonel bir eylem yapacak kadar aklı başında hem de bunun sonuçlarını değerlendiremeyecek kadar akıldan yoksun olamaz. Bu sonuçların yani, Türkiye''nin bütün önemli konularda destabilize olmasının Hizbullah''ın işine geleceği varsayılacak olursa da, o zamanda akla "Madem, bitmek üzere olan bir örgüt tek atışla bir ülkeyi destabilize edebilmektedir. O halde, herbiri isimleriyle dünyayla korku salan istihbarat teşkilatlarına ne gerek var?" sorusu gelecektir.

Mesut Yılmaz, "AB yolu Diyarbakır''dan geçiyor" demişti. Suikastten sonra görünen o ki Diyarbakır''da şimdi sadece AB yolu değil Ankara yolu da düğümlendi.