Topkapı kendini buluyor

00:0017/06/2009, Çarşamba
G: 3/09/2019, Salı
Mustafa Kutlu

Rivayete göre Hz. Süleyman kuşlara emretmiş: "Yeryüzüne dağılın, kanat çırpmadık yer bırakmayın, bana dünyanın en güzel yeri neresidir, onun haberini getirin".Kuşlar yeryüzüne dağılmış, bir zaman sonra teker teker gelmeye başlamış. Her gelen aynı şeyi söylüyormuş:— İstanbul''da Sarayburnu.Şimdi çokbilmişlik edip "O zamanlar İstanbul adı var mıydı, Sarayburnu ismi kullanılıyor muydu" falan demeyin. Menkıbenin özü ortada "burası çok güzel bir yer" diyor. Tersini söyleyen beri gelsin.Bu sebeple Bizans

Rivayete göre Hz. Süleyman kuşlara emretmiş: "Yeryüzüne dağılın, kanat çırpmadık yer bırakmayın, bana dünyanın en güzel yeri neresidir, onun haberini getirin".

Kuşlar yeryüzüne dağılmış, bir zaman sonra teker teker gelmeye başlamış. Her gelen aynı şeyi söylüyormuş:

— İstanbul''da Sarayburnu.

Şimdi çokbilmişlik edip "O zamanlar İstanbul adı var mıydı, Sarayburnu ismi kullanılıyor muydu" falan demeyin. Menkıbenin özü ortada "burası çok güzel bir yer" diyor. Tersini söyleyen beri gelsin.

Bu sebeple Bizans sarayını buraya kurmuş. Eşilse toprağın altından belki daha eski zamanlara ait yerleşim kalıntıları çıkar. Osmanlı da aynı şeyi yapmış. Sarayın etrafı Sur-i Sultani denilen bir surla çevrilmiş.

Sur-i Sultani içinde pek çok birim var. Biz redd-i miras ettiğimiz için bu bölge dahi uzun yıllar ihmal edilmiş ve bakımsız kalmıştır. Bölgeye ilgili ilgisiz pek çok bina yapılmıştır.

Şimdi "İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti" çalışmaları içinde bölge yeniden ve tamamiyle ele alınıyor. Bu çok sevindirici bir gelişmedir. Burada Topkapı Sarayı Müzesi, Arkeoloji Müzesi, Darphane-i Amire binaları, Aya İrini, Gülhane Parkı, eski hastane binaları ve askeriyenin kullandığı yerler var.

Konuyla ilgili olarak gerçekleşmesi belki on beş- yirmi yıl alacak bir master plan hazırlanıyor. 2010 Müzeler Yönetmeni Suay Aksoy tasarlanan çalışmalar hakkında şu bilgileri vermiş: "Sur-i Sultani''yi dünyanın en önemli müze mahallelerinden biri haline getirmeyi planlıyoruz. Master planı hazırlayan danışmanlık şirketi Metaphor. Referansları arasında Victoria and Albert Museum ve Büyük Kahire Müzesi var.

Bugün yerli ve yabancı gezginler daha çok Topkapı Sarayı Müzesi''ne akıyor. Onunla Arkeoloji Müzesi''nin arası bir tahta setle ayrılmış.

Proje müzelerin çağdaş anlayışa göre güncellenmesini içeriyor. Yani koruma-sergileme-toplama fonksiyonlarının ötesinde eğitim ve iletişim fonksiyonlarını da üstlensin istiyoruz.

Buralarda geçici sergilerin ağırlık kazanmaları lazım. Bunun için dijital arşivleme ve katalog çalışması gerekiyor ama bu zor bir iş ve zaman alacak.

Ayrıca bütün bu işlerin yolunda yürümesi için uzman kadrolara ihtiyaç var (Burada araya girip şunu hatırlatayım. Daha düne kadar kadro eksikliği sebebi ile Arkeoloji Müzesi''nin büyük bir kısmı ziyarete kapalı idi. Devrin Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu duruma müdahale ederek müzenin tamamını ziyarete açtırmıştı).

Bir başka husus ise müzelerin özelleştirilmesidir. Bu konuda TÜRSAB ile müzakereler yapılabilir ve işletmeler, eğitim birimleri, depolar dahil neyin ne şekilde ele alınacağı karara ve kanuna bağlanabilir ." (Radikal 22 Nisan 2009).

Kültür ve Turizm Bakanımız Ertuğrul Günay tüm eski binaların boşaltılıp yeni işlevlere kavuşturulacağını belirtiyor. Hatta ileride demiryolunun da kaldırılıp Topkapı Sarayı''nın eskiden olduğu gibi bahçeleri ile beraber denize kavuşturulması düşünülüyor. (Bu düşünce güzel ama hayli uçuk).

Yapılacak işler arasında Matbaa-yı Amire''nin (Ki düne kadar Milli Eğitim''e çalışıyordu) sergi salonu yapılması, Zührevî Hastalıklar Hastanesi''nin butik otel haline getirilmesi, Gülhane Askerî Karakol binasında bir pastane açılması, Darphane binalarının müze deposu ve sergi salonu olarak düzenlenmesi, Arkeoloji Müzesi''nin genişletilmesi, Topkapı Sarayı içindeki Konyalı Lokantası''nın sergi salonu yapılması, askerî depoların müze deposu olarak yeniden düzenlenmesi gibi işler var.

Ben bütün bunlara ismiyle rabıtalı olarak Gülhane Parkı''nda özel olarak ayrılan bir bölgede "gül yetiştirilmesi"ni teklif ediyorum. Orada güller zaten var ama benim dediğim o değil. Edirne''den mi olur, Isparta''dan mı olur, bizatihi İstanbul''un bilemediğimiz bir köşesinden mi olur (Bunu belediyenin Park ve Bahçeler Müdürlüğü herhalde bilir) alınan fidanlar ile orada Gülhane''nin şanına yakışır kokulu güller yetiştirilmeli; bu güller bilhassa yabancı devlet adamlarının eşleriyle birlikte ülkemizi ziyaretleri sırasında onlara takdim edilmelidir.

Öyle ki gül demetini kucağına alan zatın güzel kokudan başı dönsün: "Efendim bu güller nerenin gülleridir böyle, ben ömrümde böyle güzel bir gül koklamadım" desin; Biz de göğsümüzü gere gere "Gülhane''nin gülleridir" diyebilelim.

Müze gezmek güzel ama gül koklamak daha güzel. Bildiğiniz gibi Gülhane Parkı sarayın son kalan parçasıdır. Orada yüz bin kişiye konserler vererek az daha koca bahçeyi kurutacaktık. Gülhane''nin bu istiladan kurtarılıp yeniden eski haline döndürülmesinde görev alan her ferde teşekkür ediyorum.