
Arif''e tarif gerekmez!
Hakikaten gerekmiyor.
Okuyacaksınız birazdan…
Tamam, bazı cümleler kafanızı yarabilir, kimileri afallatabilir ama neticede, herkes eteğindeki taşı dökmüş.
Nasıl desem, ortada kuyuya atılacak tek bi taş kalmamış!
Tuncay Özkan''ın ex kanalından Çankaya''daki afili yemeğe, kadim konularımız darbeden türbana yani…
Şöyle de söyleyebiliriz, tüm flaş konularda, büyük küçük tüm lokmalar yutulmuş.
Afiyet olsun!
Eee, böyle olunca bu köşenin konducusuna, alıntılar demetinden bir ''yazı tatili'' çıkmaz mı?
Çıkar elbet!
Hatırlayalım, o meşhur atasözümüzü… neydi?
İş bilenin kılıç kuşananın!
Buyurun okuyun;
Dediler ki;
***
Emre Kongar ile Cengiz Çandar;
Emre Kongar; Burada olmayan insanlarla isim bazında uğraşmam.
Cengiz Çandar; Başbakanla sabahtan akşama kadar uğraşıyorsunuz!
Emre Kongar; Kamu sorumluluğu var.
Cengiz Çandar; Ha.. Kuvvet Komutanlığı kamu sorumluluğu değil!
Emre Kongar; O da girebilir ama siyasetçi gibi değil…
Cengiz Çandar; Darbe yapmak siyasi sıfat taşımadığı için makul karşılanabilir yani…
Emre Kongar; Ben şahıslarla uğraşmam. Elimde gördüğünüz çantada sizinle ilgili…
Cengiz Çandar; Çıkarın! Çıkarın koyun masaya…
Emre Kongar; Çıkarmam.
Cengiz Çandar; Aba altından sopa göstermeyin çıkarın koyun.
Emre Kongar; Benim adım Emre Kongar, Cengiz Çandar değil!
Cengiz Çandar Terbiye sınırlarının dışına çıkıyorsunuz. Aba altından sopa göstereceksiniz ben de bunu yiycem!
(NTV / Yorum Farkı Programı''ndan…)
***
Hasan Cemal;
12 Mart öncesindeki cuntacılık faaliyetlerine katılmış, o tarihlerde bizim gruba yakın duran, emekli deniz subayı Erol Bilbilik, İrfan Solmazer''i şöyle anlatır; “Bir gün Orhan Kabibay''ın (27 Mayıs darbesinin beyin takımından emekli kurmay albay ve 12 Mart''ın içinde de yer alan CHP milletvekili, HC) evinde toplandık. Hidayet Ilgar, Talat Turan, İrfan Solmazer ve daha birçok kişi vardı. Bir ara İrfan Solmazer bana, “Erol, sen denizcileri ihmal etmişsin'' dedi. Kimi ihmal ettiğimi sorunca, ''Sarp Kuray''ı, Deniz Gezmiş''i ihmal etmişsin, hiç temas kurmamışsın. Ama ben onlara İstanbul''da, Ankara''da mısır patlatır gibi bomba patlattırıyorum'' dedi. ''Başka ne yapıyorsunuz'' diye sorunca, İrfan Solmazer''in yanıtı şu oldu: ''Deniz Gezmiş''i, Sarp Kuray''ı filan oturtuyorum. Amerikan Büyükelçiliği''nin ön kapısının kurşunla taranmasına demokratik olarak karar veriyoruz. Emri ben veriyorum. ''Deniz Gezmiş, ABD Büyükelçiliği''ni tara ve yok ol!'' diyorum. Sarp Kuray''a, ''Git şurayı bombala'' emrini veriyorum.”
(Köşe yazısından…)
***
Ruhat Mengi; Hayrünnisa Gül''ün Kraliçe Elizabeth için verilen yemekte giydiği kıyafet gayet şık. Renkler de model de ustaca seçilmiş, zarif hiç diyecek bir şey yok.
Gel gör ki yine “sadece saçlarımın tek telini göstermeyeceğim” diye kafasına sarıp sarmaladığı türban “dişi ağrıyormuş” da onu sıkıca bağlamış görüntüsü veriyor. … “İnancım için kapatıyorum” görüşüne saygı duyuyorum velakin din uzmanları “Kur''an indiğinde Arap kadınlarının başında örtünün zaten bulunduğunu ama uçlarını arkaya sarkıttıklarını, Kur''an''ın sadece bu uçları öne alarak yakaların üstüne inmesini önerdiğini” söylüyorlar. ... Bu türban yakanın üstüne inmiyor. Nur suresi''ne uyarak takıldığı halde Ahzap Suresi''nin “vücut hatlarını göstermeyecek, rahatsız edici bakışlardan veya olaylardan kaçınmak üzere bol, vücut hatlarını saklayan dış giysi” tarifine hiç uymuyor. (Köşe yazısından…)
***
Tuncay Özkan;
"Öyle plazalarda oturup, orada patron yalakalığı ile topladığın paralarla göbek büyütüp, genel yayın yönetmenliğini yapmak kolay. Biz kaç lirayız değil, bizim namusumuz satılık değil. Sen hiçbir şey satın alamazsın alçak. Kaç paraysa maaşın söyle bana, ben sana göndereyim. Çok param var bugün. Sattım Kanaltürk''ü çok param var artık.
İsmet Berkan sana sesleniyorum. Kaç para istiyorsun? Kaç kuruşsun sen. Köpek bu bahçeden karşı bahçeye havladığı zaman iyi köpek, o bahçeden bu bahçeye havladığı zaman kötü köpek olmaz. Köpek her zaman köpektir. Alçak, namussuz. Buradaki çalışan arkadaşlarım 8 ay maaş almadılar. 8 gün dayanır mısın alçak!"
(Kanaltürk Televizyonu ana haber bülteninden…)
İnternet okuyucusundan Tuncay Özkan''a;
“Şu anda sabahın onbiri ama ben kederimden içiyorum. Kanal senin, tabiî ki satabilirsin ama herhalde Koza''ya değil. Ne yaptın?”
“Çevremde ben ve diğer ulusalcılar alay konusu olduk. Dünden beri başım ağrıyor. Bu utanç içinde yaşamak istemiyorum.”
“Anlaşılan Tuncay Bey kolay paranın kokusunu aldı. Halkın cebinden topladığını halka verecek mi?”
“Bu ülkede artık kimseye güvenilmeyecek mi? Bütün Türkiye''yi Özkan''ın arkasında gezdik, ona güvendik. Artık ben yokum. Günüm bitsin aidat ödemiycem, güvenim kalmadı.”
“Aşk olsun sana Tuncay Özkan… Aşk olsun!”
(Biz Kaç Kişiyiz internet sitesindeki yorumlardan…)
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.