
Son gelen haber, “o da batarsa, vay diğerlerinin haline” şeklinde düşünmemizi sağlayacak türdendi.
Dünyanın belki de tanınan en güçlü markası idi.
Zengin konaklarında ve malikanelerde de ondan bir ürün bulunurdu, balıkçı tekneleri ya da simitçi tezgahlarında da...
Kimisi dev plazma şeklinde evlerinde konuk ederdi onu, kimisi ufak teyp ya da radyo olarak yalnızlığına ortak ederdi.
Hatta tüm dünya dillerinde telaffuzu en kolay kelime olduğu için, isminin özellikle ''Sony'' konulduğu ifade edilirdi.
Medyaya yansıdığına göre, cep telefonu üreticisi Nokia ve elektronik şirketi Toshiba''nın ardından şimdi de Sony batmak üzere...
Sıkı rekabet ortamına ayak uyduramayan Japon elektronik devi Sony, tarihinin en büyük zararını açıklamak üzere.
Dünya yeni bir döneme evriliyor.
Dünyanın ağırlık merkezi Batı''dan doğuya kayıyor.
Batıdaki ülkeler batma sinyalleri verirken, doğudaki ülkeler yeni bir doğumun sancılarını çekiyor.
Dünya üretiminin ağırlığı asırlar sonra ilk defa Batıdan doğuya geçmek üzere.
Dünyanın en zengin 100 şirketi sıralamalarında Batılı şirketler giderek listeleri terk ediyor.
Batmaz denilenler batıyor.
Yıkılmaz denilenler yıkılıyor.
Çökmez denilenler çöküyor.
Tıpkı, daha ilk seferine çıkarken biletleri ''Tanrının bile batıramayacağı gemi'' sloganıyla satılan Titanik''in, bundan tam 100 sene önce 15 Nisan''da batması gibi, dünyanın en güçlü markaları da birbiri ardında iflas bayrağı çekiyor.
İflaslar arasında beni en çok etkileyen, yılın ilk günlerinde dünya gündemine bomba gibi düşen Kodak firması olmuştu.
Evlerimizin en itinalı köşelerinde sakladığımız en değer verdiğimiz fotoğrafların her birinin arkasında Kodak yazar.
Dijital çağa uyum sağlayamadığı, geçmişe takılıp kaldığı suçlamalarına maruz kalan Kodak, rivayet odur ki, kendini yenileyemediği için battı.
İnsanın bir çeşit temasının olduğu firmaların batması ruhlarda daha farklı bir etki bırakıyor.
Sadece bunlar mı?
Hangi birini sıralayalım.
Wall Street''teki en büyük dördüncü yatırımcı konumundaki Lehman Brothers finansal ekonomik krizin daha başında batmıştı.
ABD''nin en büyük otomotiv şirketi olan General Motors da, finansal krize dayanamayıp iflas eden kuruluşlar arasına katıldı.
ABD''deki en büyük ikinci telekom şirketi olan WorldCom''a devlet el koydu.
ABD''nin en büyük enerji şirketi olan ve 2000 yılı gelirleri 100 milyar doları aşan Enron, toplam aktifleri 65.5 milyar dolar, toplam çalışan sayısı 20 Bine yaklaşmasına rağmen o da battı.
Amerika''ya seyahatlerimizde sıklıkla kullandığımız ABD merkezli havacılık şirketi Delta Airlines, yolcu trafiği ve filo büyüklüğü açısından dünyanın en büyük havayolu şirketi olmasına rağmen, 20.5 milyar dolar borçla iflas eden kurumlar kervanına katıldı.
Bu tür canlı örneklere tanık olunca, bu dünyanın kimseye kalmayacağı gerçeğini insan daha dünyada iken görme imkanı buluyor.
''Gururlanma insanoğlu senden büyük Allah var'' sözü çalınıyor kulaklara.
Birileri batarken terazinin öbür kefesi yükseliyor.
Birileri inerken diğerleri çıkıyor.
Zamanın ruhuna uygun hareket edemeyen devletler, kendini yenileyemeyen partiler, toplumsal beklentileri okumayan liderler, varoluş nedenlerini çağa göre yorumlayamayan sosyal teşekküller, trendleri izleyemeyen tüccarlar tarihin tozlu rafları arasında kaybolup gidiyor.
Emin olun, herşey fani olmasaydı ve çökmemek de bir seçenek olaydı, devlet-i ebed müddet (sonsuzluğa uzanan devlet) sözünü kendine şiar edinen Osmanlı Devleti yıkılmazdı.
Birgün hepimiz gideceğiz.
Ne demişler, ''eşek ölünce semer, insan ölünce eser'' bırakır.
Mesele kubbede hoş bir seda bırakmak, geride kalanlara “nasıl bilirdiniz?” diye sorulduğunda bu hesaptan açık alınla çıkmaktır.
Unutmayınız, aslında hepiniz birer efsanesiniz, geriye sadece gerçekleri bırakacaksınız.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.