
Farkında mısınız bilmem, Sayın Kılıçdaroğlu yine durdu. Durdu dediğim, gündemden düştü.
Halbuki “Yargıtay kararıyla” da olsa ne güzel koşmuştu.
Her yerde o konuşuluyor; çarşıda pazarda, “Önder Sav''a nasıl da posta koydu; helal olsun!” deniyordu.
Köşe yazarlarımız da “Hah işte şimdi lider oldu!” yollu ifadelerle yere göğe sığdıramıyorlardı.
Peki, Kılıçdaroğlu''nun o heyulaya dair bir tek sözünü hatırlıyor musunuz?
Öyle ya, liderlerin böyle kritik eşiklerde yıllarca akıllardan çıkmayan sözleri olur, değil mi?
Sizi bilmem ama benim aklımda kalan şu: “Yok benim elimin altında olsun, yok hareket etme, yok arabayı aldılar…”
Anladığım kadarıyla birileri araba almış, Önder Sav da fena fırça kaymış! Devamında “Korku imparatorluğunu yıktık…” dediğine göre de, eski genel sekreterin bu tarz fırçaları da çok korkutucu oluyormuş! (Valla olabilir; söz konusu konuşmayı yaparken elleri tir tir titriyordu.)
Hulasa, Kılıçdaroğlu''nun “manifestosundan” aklımda bu kaldı.
Pardon, bir de, “Yeni CHP” diye bir ifade kullandı.
“Hay Allah bu nedir; CHP''nin de mi yenisi çıktı?” demeye kalmadı; mezkur ifade, “CHP''nin eksenini kaydırıyorlar!” tehdidine toslayıp anında tuz buz oldu.
Yani, artık kimsecikler telaffuz etmez oldu.
Diyeceksiniz ki, Kılıçdaroğlu duruyorsa duruyor, derdi seni mi aldı?
Almaz olur mu?
O koşacak ki, çarşıya pazara hareket gelsin; şenlik olsun! Orhan Veli''nin “Galata Köprüsü” misali, biz de yazı yazıp karnımızı doyuruyoruz işte.
Hakkını yemek de istemem; koştu mu da iyi koşuyor ha!
Mesela, “Yargıtay kararıyla” koşmaya başladığında, birçok Ak Partili “Ne oluyoruz?!..” yollu endişelenmeye başlamıştı. Hatta “Bu seçim çantada keklik değil, aman ha!..” diye birbirlerini uyardılar.
Demem o ki; Sayın Kılıçdaroğlu iyi hava alıyor!
Öyleleri de var ki; matine suare hava basarsın hiç havalanmaz. Mehmet Ali Bayar bunun en güzel örneğidir. Medya onca hava bastığı halde bırakın koşmayı, milim yürümedi.
Allah''ı var bu öyle değil: Koşuyor, yırtınıyor, tırmalıyor, velhasıl, gündeme oturuyor!
Lakin havası kesilince de, “zınk” duruyor!
Niye böyle, anlamadım gitti.
Hayır yani, insan ilk hızın etkisiyle biraz daha gider, sonra yavaşlar, hadi sonra da durur diyelim.
Bu birdenbire duruyor!
Öyle ki, sanki bir-iki hafta evvel gündemi işgal eden o değilmiş gibi adeta kayboluyor!
Gerçi dün bir ufak haber vardı. Ankara''nın Çubuk ilçesinde Kurban Bayramı öncesi “hayvan pazarını” gezerek üreticilerin sorunlarını falan dinlemiş.
Hepsi bu ama! Sizin anlayacağınız, angus cinsi bir sığır kadar bile ağırlığı olmayan bir haber işte.
Uzun lafın kısası, Kılıçdaroğlu hava almayınca anında çakılıyor.
Havayla değil de benzinle çalışan bir motor olsaydı, Arap emiri olsanız benzin yetiştiremezdiniz diyeyim de, varın gerisini siz hesap edin.
Hep hava hep hava da nereye kadar?!
İnsan biraz da kendiliğinden yürür yahu! (Hey gidi Demirel hey! Dilini nehre soksa, nehir bir hafta bulanık akardı.)
Doğrusunu isterseniz, Önder Sav direndiği sürece Kılıçdaroğlu da gündemde kalabilirdi.
O ne yaptı?
Şappadak çekilmekle, Kılıçdaroğlu''nun kırk yılın başında elde ettiği zaferi kursağında bıraktı.
Yani, suhuletle çekip gitmekle korkunç intikamın planını devreye sokmuş oldu. Gandi Kemal''i elde ettiği zaferle baş başa bıraktı çünkü.
Epirus''lu Pirus “Tanrım bir daha böyle bir zafer verme…” demişti ya, işte öyle bir zafer bu.
Zaten durmuştu.
“Türk Solu” gibi “eğitim düzeyi yüksek” ke-sime hitap eden “ulusalcı” dergiler de adamakıllı sırt çevirdi.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.