Kartal"ın derdi

00:006/12/2007, Perşembe
G: 29/08/2019, Perşembe
Sanlı Sarıalioğlu

Galatasaray''ın attığı gol sayısı 27, Sivas''ın 24, Fenerbahçe''nin 23, Denizli''nin 20, Kayseri''nin 19, İstanbul B.Ş.B.''nin, Vestel Manisa''nın, Gençlerbirliği''nin 18 ve Beşiktaş''ın 16. Kartal derdini başka yerlerde aramasın. Geçen sezon gol kısırlığı zirve yapmıştı. (Son 23 yılda en az gol atan “43 gol” takım olarak tarihe geçti. 1996-1997 sezonunda 86 gol atmışlar) Şu anda da durum aynı. Beşiktaş gol atamıyor. Problem burada yatıyor. Geçen sezon için ''kanatlardan orta gelmiyor'' denmişti.

Galatasaray''ın attığı gol sayısı 27, Sivas''ın 24, Fenerbahçe''nin 23, Denizli''nin 20, Kayseri''nin 19, İstanbul B.Ş.B.''nin, Vestel Manisa''nın, Gençlerbirliği''nin 18 ve Beşiktaş''ın 16. Kartal derdini başka yerlerde aramasın. Geçen sezon gol kısırlığı zirve yapmıştı. (Son 23 yılda en az gol atan “43 gol” takım olarak tarihe geçti. 1996-1997 sezonunda 86 gol atmışlar) Şu anda da durum aynı. Beşiktaş gol atamıyor. Problem burada yatıyor. Geçen sezon için ''kanatlardan orta gelmiyor'' denmişti. Bu sezon geliyor da ne oluyor? Bu toplara dokunacak oyuncular nerede? Gol atmadığın sürece her şey boşuna.

Higuain kenarda oturmuyor mu çıldırıyorum. Madem banko oynayacak adam değildi neden aldınız? “Nobre Nobre” dedik, nafile. Ondan da ses çıkmıyor. Çıkacağa da benzemiyor. Genç Batuhan hiç değilse hava toplarında daha etkili. Bobo''nun geçen sezon çok iyi oynadığı 3-5 maç vardı. Bu sezon gol atıyor. Ancak o maçlardaki performansına bir türlü ulaşamıyor.

Bu kısırlıkla ilgili söylenen bir başka türkü de, Beşiktaş''ta, Alex gibi asist yapan bir oyuncunun bulunmayışı. Delgado yok mu, Ricardinho yok mu? Bu oyuncular bunun için transfer edilmediler mi? Onlardan en üst randımanı almak teknik heyetin işi değil mi? Ayrıca şimdi Delgado iyi de oynamaya başladı.

Konu saptırılmasın. Çözüm başka yerlerde aranmasın. Sorun santraforların yetersiz olması. Ocakta operasyon varsa, ki olmalı. Bu gerçek gözardı edilmemeli. Bobo''nun yanına daha kaliteli biri şart.

Paşa operasyonu

Ricardinho, Beşiktaş''tan ayrılacağını yazan medya mensuplarına “utanmaz adamlar, palyaçolar” dedi ve devam etti. “Hiçbir yere gitmiyorum. Beşiktaş''tan aldığım paradan memnunum. Oynasam da, oynamasam da mutluyum.” Paşamız şimdi sakatlandı, zaten oynamayacak. Mutluluğunu düşünebiliyor musunuz!

Ricardinho transfer edildiğinde ilk alkışlayanlardan biri bendim. Brezilyalı geçen sezonun ikinci yarı başlarında 5-6 maç çok da iyi oynadı. Bunun dışında araki bulasın. Aldığı paradan memnunmuş. Yıllık 1 milyon 750 bin eurodan kim memnun olmaz. Oh, gel keyfim gel! Al parayı yat aşağı!

Peki Paşacım, aldığın paranın karşılığında verdiğin ne? Kendinle şöyle bir hesaplaşsan acaba yüzün kızarmaz mı? Geldiğinde Ricardinho''cu olan ben, bugün diyorum ki : “Paşa ocak operasyonuna dahil edilsin.”

2 yarım porsiyon!

27 şut, 49 orta, 10 gol pozisyonu... Galatasaray''ın, İstanbul B.Ş.B. karşısındaki şu rakamlarına bir bakın. Müthiş, gerçekten müthiş. Cimbom rakibini tam anlamıyla boğdu, yarı sahasına hapsetti. İyi top çeviren İstanbul B.Ş.B. 3 pası zor yaptı. Anormal bir pres, hırs, gol tutkusu ve de inanılmaz bir fizik güç.

Sahanın her yeri sarı-kırmızıydı. İstanbul B.Ş.B.''ye en ufak hayat hakkı tanımadılar. Sonunda da galip geldiler. Hayır yanlış yazmadım. Bana göre Cimbom galip gelmiş sayılır. Çünkü hem çok iyi oynadılar, hem de iki net penaltıları verilmedi. Şimdi gelelim madalyonun diğer yüzüne. Nedir o ileride iki yarım porsiyon bücür bırakmak. Bunlar sözüm ona golcüler. Trabzon''da tuttu ya devam! Panionios maçından önce LİG TV''de “Umarım Kalli Trabzonspor dizilişini yine benimsemez. Her zaman Papaz pilav yemez” demiştim. 2. yarı da Kalli, uyanıp Şükür''ü oyuna almasaydı, Avrupa defteri orada kapanırdı.

Kalli, İstanbul B.Ş.B. maçını da herhalde unutmaz. İleride önce Serkan, Hakan Şükür. Daha sonra ilave olanlar Nonda ve Ümit Karan. Yani maçın bitiş düdüğünde tam 3,5 santrafor.

Sayın Hocam bu uygulamaların hangisi doğru? İki yarım porsiyon mu, yoksa 3,5 porsiyon mu? Sanırım Kalli artık gerçeği görmüştür... Ve sanırım bundan böyle benzer bir saçmalamayla karşımıza çıkmaz.

Şaş yaka paça

Hasan Şaş''ın bu kaçıncı çıldırışı. Yaka paça saldırıyor. Tutabilene aşk olsun. Hakeme 2-3 kroşe de çakabilirdi. “G.Saray''ı bırakacağım, Avrupa''ya gideceğim” diyor. Böyle keçileri kaçıracaksa gerçekten gitsin. Ancak orada da bu saçmalıklara devam ederse kendisini iki dakikada kapının önünde bulur.

Küfür etmemiş. Hakem kendisini nasıl atarmış? Sevgili Hasan, ben hakem olsaydım seni çok daha önceden atardım. Atılmak için küfür etmek şart değil. Al maçın kasetini, otur koltuğuna, sakin sakin şöyle bir izle. Bak bakalım Şaş haklı mı yoksa haksız mı?

Lincoln de cam çocuk mu?

Lincoln''ü geldiğinde yere göğe sığdıramadık. Nefis işler yapıyor, nefis goller atıyordu. Ne hikmetse “Oh be” dediğimiz iki gün yaşamıyor. Lincoln de frene bastı, hepimizi ön camdan dışarı attı. Yoksa o da Gökhan Zan gibi cam çocuk mu? Durmadan sakatlanıyor. Bunun sakatlıkları da çok ilginç. Üç günde iyileşiyor. Biraz çıtkırıldım herhalde. G.Saray çok para verdi. Meyvasını yiyemiyor. Fazla ünlüler nedense ülkemize uyum sağlayamıyorlar. Aşının tutması çok önemli. Umarım Lincoln, iki günde geri dönen ünlüler kervanına eklenmez. Onu izleyememek he-pimiz için büyük kayıp olur.

Ateş çemberi mi?

Portekiz, Çek Cumhuriyeti, İsviçre... Kimine göre çok zorlu bir gruba düştük, kimine göre de bunlar fındık, fıstık, çekirdek... Çıtır çıtır ye. Herşeyden önce ateş çemberine düşmediğimiz kesin. Alın üç grubu önünüze, bakın bakalım bize çıkan bu takımlarına yerine hangilerini isterdiniz?

Benim birinci tercihim şöyle olurdu. Birinci torbadan Avusturya, ikinci torbadan İsveç, üçüncü torbadan Romanya. İkinci tercihimde de, aynen bize çıkan bu takımları seçerdim. Kuramız iyidir. Rakiplerimizi bırakıp biz kendimize bakalım.