Derviş"e dokunan, çarpılıyor...

00:003/06/2001, Pazar
G: 12/09/2019, Perşembe
Taha Kıvanç

Nuri Kayış açıkladı: RTÜK yasası Meclis''ten geçtiğinde Çankaya''ya çıkıp Cumhurbaşkanı Sezer''den yasayı veto etmesini isteyecekmiş... Bu girişiminin yararı olacağını sanıyorum; Sezer, "Basın hürdür, sansür edilemez" diyen anayasa maddesine aykırı yasayı Meclis''e geri gönderecektir...Ancak benim daha kestirme bir yöntem önerim var: RTÜK başkanı, şu sıralarda başka sorunlarla eli dolu olduğu için Meclis''teki gelişmeyi izleyememiş olan Kemal Derviş''le derhal temas kurup, yeni yasanın Avrupa Birliği''ne

Nuri Kayış açıkladı: RTÜK yasası Meclis''ten geçtiğinde Çankaya''ya çıkıp Cumhurbaşkanı Sezer''den yasayı veto etmesini isteyecekmiş... Bu girişiminin yararı olacağını sanıyorum; Sezer, "Basın hürdür, sansür edilemez" diyen anayasa maddesine aykırı yasayı Meclis''e geri gönderecektir...

Ancak benim daha kestirme bir yöntem önerim var: RTÜK başkanı, şu sıralarda başka sorunlarla eli dolu olduğu için Meclis''teki gelişmeyi izleyememiş olan Kemal Derviş''le derhal temas kurup, yeni yasanın Avrupa Birliği''ne verilen ''ulusal programa'' aykırı olduğunu, ABD''nin özel ilgi duyduğu ''tekelleşme'' konusuna en kötü örneklerden birini teşkil ettiğini anlatmalıdır... Derviş, "Bu olmaz" dediğinde, hükümetin sayı ile kendine geleceğine iddiaya hazırım...

Kemal Derviş''e dokunan çarpılıyor bir kere... Güçlerini Derviş üzerinde denemeye kalkan bakanların şu sıralardaki hallerine bir bakınız. Enis Öksüz''ün sesi çıkıyor mu? Hüsnü Yusuf Gökalp "Hububat" deyip duruyordu, şimdilerde tarım bakanı olduğunu unuttu. Faruk Bal Emlakbank''tan sorumlu devlet bakanı, ama artık sorumlu olduğu Emlakbank Derviş Bey''e bağlı. Ya ANAP''lı Yüksel Yalova? Bir haftadır, tanıdıklarına, "İçişleri bakanı oluyorum" müjdesini veriyordu, Yaşar Okuyan''ın deyimiyle bir ''teknik ârıza'' yüzünden koltuğundan oluverdi...

"Kemal Derviş''e dokunan, çarpılıyor" sözümü ciddiye alsın RTÜK başkanı ve medyadaki tekelleşmeyi takviye eden, haksız rekabeti körükleyen tasarıyı yasalaşmadan önce Kemal Derviş ile görüşsün... Onu ikna ederse sorun kökünden halledilir...

Son gelişmeyi herhalde duydunuz: Bakanlar kurulu, Kemal Derviş''in mâzereti sebebiyle katılamadığı toplantısında, Hatay ve çevresindeki ''deprem''in (bazı münâfıklar Başbakan Bülent Ecevit''in belleği ile ilgili önyargıları sebebiyle orada yaşananın ''sel felâketi'' olduğunu söylüyorlarsa da, koskoca başbakandan daha mı iyi bilecekler?) yol açtığı sıkıntıları kısmen gidermek üzere bazı tedbirler almış... Bunlardan biri de, ildeki vergileri altı aylığına ertelemek... Hükümet sözcüsünü televizyonda izlerken çok güldüm. Meğer, Derviş Bey, kararı beğenmemiş, "Olmaz" diye itiraz etmiş... Sözcü, "Kemal Derviş, doğrudan zarar görenlerin vergisinin dört, diğer mükelleflerinkinin bir ay ertelenmesini uygun gördü" diyordu kameralar önünde...

"Hükümet dört ortaklı, dördüncü ortak Kemal Derviş" diyenler gerçeği görmeliler artık. Gerçek şu: Hükümetin 35 bakanı toplanıp Kemal Derviş''in ilgi alanına giren konularda karar alsalar da o kararın geçerliliği olması imkânsız... Hatay''daki vergi erteleme örneğinin ortaya koyduğu gibi, bakanlar kurulu tarafından alınan kararlar, ancak Derviş Bey onay verirse uygulamaya konulabiliyor... Derviş 35 bakanın imzaladığı bir kararı ''alınmamış karar'' haline getirme gücüne sahip, tabii kendi alanına giren konularda...

Kemal Derviş''in ilgi alanı çok geniş; Türkiye''de hemen her şey ekonomiyle yakından irtibatlı çünkü. Uygulanan sosyal programların, dış politikanın, hatta tehdit değerlendirmesinin bile ekonomiye bakan yüzleri var. Derviş Bey, henüz doğrudan ekonomiyi ilgilendirmeyen konularda fikir beyan etmiyor (bazıları, Derviş''in o konuların muhataplarıyla görüşüp kemikleşmiş sanılan uygulamalarda bile geri adım atılmasını sağladığı iddiasında, ama teyit ettiremediğim bilgiyi sadece kayıtla yetiniyorum)... Bugün sessiz kalsa bile, işler iyice çığırından çıkacak olursa, Kemal Derviş, o ''hassas'' konularda da ''onay hakkı'' talep edebilir...

Bir süre sonra, bir bakacağız, bakanlar işsizlikten sinek avlayacak; buna karşılık, Hazine''yi mekân tutmuş olan Derviş Bey''in makamı hâcet kapısına dönüvermiş...

Aslında, bizim iktidarlar buna epey alışkınlar. Eskişehir yolunda inşa edilen yeni MGK genel sekreterliği binasının açılış törenine katıldığımda fark etmiştim; başbakanlıktan daha büyük bir binada binlerce sivil ve asker memur çalışıyordu. Törene katılanlara binadaki birimler tek tek tanıtıldı; ne kadar bakanlık varsa onlarla aynı adı taşıyan komiteler oluşturulmuştu MGK genel sekreterliğinde... Refahyol''un çıkardığı bir başbakanlık genelgesiyle ''kriz yönetim merkezi'' oluşturuldu da, MGK genel sekreterliğindeki komitelerin ne işe yarayacağını öğrenmiş olduk...

Kriz ânında devreye girmek üzere oluşturulan komitelerin, ilgilendikleri bakanlıkları, kriz çıkmadan önce yakın tâkip altında tutmalarından daha doğal ne olabilir ki? Bakanlıklar MGK genel sekreterliği ile ''eşgüdüm'' halinde çalışmaya alışkın; şimdi bir eşgüdüm de Kemal Derviş kadrosuyla kurarlar, olur biter...

RTÜK yasasında yer alan değişiklikler, Kemal Derviş''le ülke gündemine daha güçlü biçimde girmiş olan pek çok ilkeye aykırı. Derviş''in programı ''tekelleşme'' olgusunu ''tehdit'' sayıyor; güçlerin adaletli dağıtımını önemsiyor ve özgürlükler konusunda da hassas olmayı hedefliyor. "Programa onay veren ülkede, basın özgürlüğünü kısıtlayacak yasa çıkartmak anayasaya aykırı" diyeyim de, Kemal Derviş''in, interneti vali ve kaymakamların insafına terk eden, basına cezaları bir milyon kere artıran, patronlara borsada at koşturmayı serbest bırakan yasaya nasıl bakacağını siz anlayın...

Nuri Kayış''a tavsiyem; hiç vakit geçirmeden Derviş Bey''le görüşmesi...