
Albert Einstein''in kehanetlerinden biridir. ''Üçüncü dünya savaşını bilmem ama dördüncü dünya savaşı taşlarla ve sopalarla yapılacak.''
Yer altı ve yer üstü doğal kaynakları ile dünyadaki su kaynaklarını akılcı kullanmazsak, amerikan filmlerindeki ilkel hayata dönüşü yansıtan o fantastik korkutucu sahneleri yaşayabiliriz.
Hadi biz yırttık diyelim.
Ama bizden sonraki kuşakları ''eğer kıyameti koparmazsak'' ciddi sorunlar bekliyor.
***
Ülke olarak çok stratejik bir bölgenin tam merkezindeyiz.
Bulunduğumuz yer ekonomik ve siyasal bakımdan hem potansiyel olarak çok elverişli hem de büyük riskleri barındırıyor.
Bu ayrı bir konu.
Biz işin coğrafi tarafına bakalım.
3 tarafımız denizlerle çevrili ama su zengini ülke sayılmıyoruz.
Tam aksine su sıkıntısı çekmeye aday bir ülkeyiz.
***
Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF)-Türkiye''nin, Orman ve Su İşleri Bakanlığı işbirliği ve Unilever-OMO desteğiyle hazırladığı Türkiye''nin Su Ayak İzi Raporuyla ortaya çıkan çıplak gerçek bu.
Peki su ayak izi ve sanal su nedir?
Su ayak izi, mal ve hizmetlerin tüketimi ve üretimi için kullanılan doğrudan ve dolaylı su miktarının tanımında kullanılıyor.
Sanal su ise üretim için gerekli su miktarının hacim olarak ifade edilmesi anlamına geliyor.
Her gün tükettiğimiz gıdalar, giydiğimiz tişört veya kullandığımız cep telefonu bir akarsu havzasındaki su kullanılarak üretiliyor.
Su kaynakları üzerindeki etkimiz içtiğimizden, gördüğümüzden veya dokunduğumuzdan çok daha fazla.
Türkiye''de yaşayan bir bireyin günlük su kullanımı, sanal su hesaba katıldığında 5 bin 416 litreye kadar çıkıyor.
***
Ülkenin su ayak izini ve sektörlere göre bileşenlerini ortaya koyan çalışma, üretim ve tüketimde kullanılanın yanı sıra Türkiye''nin ithalat ve ihracatındaki su hacmini inceleyerek ekonomideki su akışını gösteriyor.
Çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik, su kaynaklarının akılcı kullanımına ve iyi yönetimine bağlı.
***
Çıplak gerçek şu: 3 tarafı denizlerle çevrili ülkemizde su az.
Bu yıl yağmurun az yağması ile barajların ne kadar azaldığını hepimiz endişeyle izledik.
İstanbul''da musluktan akan suyu zaman zaman kullanamadık.
Hem bireysel hem de kurumsal olarak sudan tasarruf artık kaçınılmaz hale geldi.
Suyu bol olan başka bir gezegen bulursak, ya da bilim adamları susuz yaşamanın formülünü bulurlarsa ne ala.
Yoksa işimiz zor.
***
Görünen o ki temiz su geleceğin en stratejik ürünü olacak.
Doğal kaynakları bu şekilde hoyratça harcamaya devam edersek gelecek nesillere çorak ve yaşanamaz bir dünya kalacak.
Unutmayalım ki israf sefahati, sefahat sefaleti getirir.
Maliye Bakanı ekonomide büyük resme bakın diyor?
Büyük resimde şunlar var;
10 yıllık süreçte, 35 milyar dolarlık ihracattan 158 milyar dolarlık ihracata,
3 bin 500 dolarlık milli gelirden 10 bin 700 dolarlık milli gelir seviyesine.
Dünyanın 17. ve Avrupa''nın 6. büyük ekonomisi olduk.
Dünyada tarımda 7. ve Avrupa''da 1. büyük ülke haline geldik.
Turizmde dünyada kabul ettiği turist sayısı anlamında dünyanın 6. büyük ekonomisi olduk.
Küçük resimde de şunlar var;
Kayıtdışı ekonomi yüzde 50''nin altına indi ama hala yüksek.
İşsizlik artmıyor ama azalmıyor da.
Çünkü uzun süredir işsiz olan insan stoku var.
İstihdam artıyor ama kronik işsizliği çözecek kadar değil.
Enflasyon 2 haneli rakamlara dayandı.
Mutfak enflasyonu yüzde 10''un üstünde.
Ekonomi deyince akla yatırım ve üretim yerine döviz faiz borsa ve altın geliyor.
Bardağın iki tarafına da bakmazsak sorunları çözemeyiz.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.