Terörsüz Türkiye terörsüz bölge

Uğur Duyan
Uğur Duyan
04:005/01/2026, Pazartesi
G: 4/01/2026, Pazar
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

Türkiye, değişen küresel dengelere karşı iç cephesini güçlendirirken, yarım asırlık terör sorununu kalıcı biçimde sona erdirecek yeni bir güvenlik mimarisini hayata geçiriyor. Devlet ve millet merkezli “Terörsüz Türkiye” süreci; silahsızlanma, Meclis zemininde kurumsallaşma ve kontrollü hukuki adımlarla ilerliyor.

Türkiye, yarım asrı aşan terörle mücadelesinde yeni ve kritik bir eşiği geride bırakıyor. Devletin güvenlik, siyaset ve hukuk alanlarını kapsayan “Terörsüz Türkiye” yaklaşımıyla birlikte, silahlı yapıların tasfiyesini ve kalıcı istikrarı hedefleyen çok aşamalı bir süreç işletiliyor. Meclis zemininde kurumsallaşan ve sahadaki somut adımlarla desteklenen bu yeni dönem, Türkiye’nin güvenlik mimarisinde köklü bir dönüşüme işaret ediyor.

ÇOK AŞAMALI DÖNÜŞÜM

Terör, 2 trilyon doları aşan ekonomik maliyeti ve paha biçimlemeyecek olan can kayıplarıyla Türkiye’nin 50 yılına mal oldu. Terörsüz Türkiye hedefi ise bu kayıpların kaynağını kökünden kurutmak, gelecek kuşaklara güven ve huzurlu bir ülke bir bırakmanın adı olarak kayıtlara geçti. Türkiye’nin terörle mücadelesinde dönüm noktası olan Terörsüz Türkiye süreci, hazırlık aşamasından silahsızlanmaya, siyasi reformlardan toplumsal uzlaşıya kadar kapsamlı ve çok aşamalı bir dönüşüm programı. Terörsüz Türkiye süreci, devlet ve millet merkezli yeni güvenlik mimarisinin yol haritası olarak belirlendi.

İÇ CEPHEYİ GÜÇLENDİRME ÇAĞRISI

Diplomasiden ekonomiye, toplumsal hayattan kültürel hayata pek çok alanı etkileyen terörün son bulması için 26 Ağustos 2024’te Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Ahlat’ta iç cepheyi güçlendirme çağrılarıyla yeni bir süreç başladı. Önceki denemelerden farklı olarak Terörsüz Türkiye bir devlet ve millet projesi olarak öne çıktı. Süreçte en başından itibaren pazarlığın olmadığı ve tüm aşamaların şeffaflıkla yürütüldüğü vurgulandı.

BAHÇELİ’NİN ÇAĞRILARI TETİKLEDİ

Terörün ortadan kaldırılması için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te başlayan çıkışlarıyla Terörsüz Türkiye sürecinde önemli mesafeler alındı. 2025 yılı da Türkiye’nin gündeminden terörün çıkarılması için önemli adımların atıldığı bir dönemeç oldu. 29 Aralık 2024’te İmralı’yı ziyaret eden DEM Parti heyeti yeni yılın ilk günlerinden itibaren TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP lideri Devlet Bahçeli, CHP lideri Özgür Özel ve diğer siyasi partileri ziyaret ederek, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın mesajını iletti. Böylece süreçte yeni bir aşamaya geçildi.

İMRALI’DAN GELEN MESAJ

Süreçteki bir diğer önemli tarih ise 27 Şubat oldu. Yedi kişilik DEM Parti heyeti, İmralı Adası’na giderek Öcalan ile üçüncü kez görüştü. Yaklaşık üç saat süren görüşmenin ardından İmralı’nın silah bırakılması ve PKK’nın kendisini feshetmesi yönündeki çağrısı kamuoyuyla paylaşıldı. 28 Şubat’ta Erdoğan, “Dün itibarıyla yeni bir safhaya geçilmiştir” açıklamasını yaparken, 1 Mart’ta PKK ateşkes ilan etti. 10 Nisan’da ise Erdoğan, DEM Parti heyetini Cumhurbaş kanlığında kabul etti. 8 Mayıs’ta Öcalan’ın PKK’ya yeni bir mektup gönderdiği ve bu mektupta “Kongrede olup olmamama takılmayın, bir an önce fesih toplantısını yapın” dediği öğrenildikten 4 gün sonra 12 Mayıs’ta PKK fesih kararı aldı.

MECLİS MERKEZLİ SÜREÇ

Terörsüz Türkiye’nin Meclis merkezli bir süreç olacağı 2025’in ilk günlerinden itibaren belliydi. 18 Mayıs’ta Bahçeli, TBMM’de komisyon kurulması çağrısı yaptı. TBMM’de biri hariç tüm siyasi partilerin katılımıyla kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarına 5 Ağustos’ta başladı.

SİLAH BIRAKTI

Komisyon kurulmadan önce atılan bir diğer önemli adımsa 12 Temmuz’da PKK, Kandil eteklerinde 30 kişilik temsili bir heyetle silahlarını ateşe vermesi oldu. Bu törenden 3 gün önce Öcalan, video mesajla Kandil’e 27 Şubat’ta yaptığı çağrıyı yinelemişti. Bu mesajın ardından örgüt silah bırakmaya başladı.

ÇOK AŞAMALI DEVLET POLİTİKASI

Terörsüz Türkiye süreci, güvenlik, hukuk ve siyaset boyutlarıyla çok aşamalı bir devlet politikası olarak yürütülüyor. Süreç, silahlı terör örgütünün Türkiye içindeki varlığının sona erdirilmesini ve kalıcı normalleşmenin sağlanmasını hedefleyen bir perspektifle kurgulandı. Sürecin ilk aşamasında, hedef ve yöntem netleştirildi. Terörsüz Türkiye yaklaşımı, müzakere temelli bir çözüm modeli yerine, sonuç odaklı bir strateji olarak tanımlandı. Terör örgütleriyle pazarlık yapılmayacağı, nihai amacın silahlı yapıların tamamen tasfiye edilmesi olduğu ilk günden itibaren vurgulandı.

SÜREÇ KONTROLLÜ YÜRÜDÜ

Sürecin üçüncü aşamasında sahaya ilişkin gelişmeler öne çıktı. Terör örgütünün Türkiye içindeki silahlı yapılanmasına son verdiği, sembolik silah bırakma adımları attığı ve bazı unsurların sınır dışına çekildiği bildirildi. Kamp boşaltma ve hareketlilikler güvenlik birimleri tarafından anbean takip edildi. Süreç kontrol altında ilerledi. Sahadaki gelişmelere paralel olarak hukuki düzenleme ihtiyacı gündeme geldi. Bu aşamada genel af veya siyasi af seçeneklerinin gündemde olmadığı vurgulandı. Silah bırakma sonrası ortaya çıkabilecek durumlar için özel ve geçici bir yasal çerçeve çizildi.

KOMiSYONUN AMACI

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kuruldu. Komisyonun temel amacı; terör örgütlerinin silahlı faaliyetlerinin sona erdirilmesi sürecini Meclis zemininde ele almak, bu sürece ilişkin siyasi, hukuki ve kurumsal başlıkları değerlendirmek ve ihtiyaç duyulabilecek yasal düzenlemelere ilişkin bir çerçeve oluşturmak olarak belirlendi. Süreç kapsamında siyasi partilerle istişareler yürütüldü. Meclis komisyonuna raporlar sunuldu. Görüşmelerin müzakere değil, bilgilendirme ve istişare çerçevesinde yapıldığı belirtildi. Karar alma mekanizmasının siyasi aktörlerden ziyade devlet kurumlarında olduğu vurgulandı.

SÜREÇ GERİ DÖNÜŞSÜZ İŞLİYOR

Meclis komisyonunun sürecin meşruiyet ve denetim zeminini oluşturduğu, ancak karar verici olmadığı vurgulandı. Sürecin nihai aşaması olarak, silahlı tehdidin tamamen ortadan kalkmasının ardından kalıcı normalleşmenin sağlanması hedefleniyor. Güvenlik risklerinin yeniden oluşmasının önlenmesi, hukuki düzenlemelerin uygulanması ve sürecin geri dönüşsüz hale getirilmesi amaçlanıyor.

#Terör
#Terörsüz Türkiye
#Vizyon eki