
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile müfredatta köklü bir dönüşüm süreci başlatıldı. Yeni programlarla öğrencilerin akademik yükü azaltılırken, beceri temelli ve çağdaş pedagojik yaklaşımlar ön plana çıkarıldı. Modelde milli ve manevi değerler eğitim sisteminin merkezine alınarak bütüncül bir yapı oluşturuldu. Tüm bunlarla birlikte modelin en güçlü vurgu alanlarından biri Türkçenin doğru, etkili ve estetik kullanımına yönelik politikalar oldu.
Millî Eğitim Bakanlığı, eğitime yeni bir soluk getiren ve köklerden geleceğe pencere açan yeni eğitim Maarif Modeli ile Türkiye’yi yeni yüzyıla hazırlıyor. Bakanlık, modeli hayata geçirdiği ilk yılda öğretmenler, okul yöneticileri, akademi, sivil toplum ve kamuoyu ile yürütülen geniş katılımlı istişare süreci sayesinde programı en ince ayrıntısına kadar tüm paydaşlara anlattı. Hem teorik arka plan hem de sahadaki uygulamalar dikkatle izlendi, geri bildirimler raporlandı ve veriye dayalı iyileştirme döngüsü işletildi.
GERİ BİLDİRİMLER İLE GÜNCELLENİYOR
Bugün gelinen noktada Bakanlık, modelin ikinci yılında da aynı titizlikle izleme–değerlendirme sürecinin sürdüğünü vurguluyor. İzleme çalışmaları; ilgili genel müdürlüklerin daire başkanlıkları, Talim ve Terbiye Kurulu, Teftiş Kurulu ve İç Denetim Birimi tarafından çok boyutlu biçimde yürütülüyor. Öğretmen ve idarecilerden gelen geri bildirimler doğrultusunda gereken güncellemeler düzenli olarak uygulanıyor.
AKADEMİK YÜK AZALTILDI
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yenilenen müfredatla birlikte öğrencilerin akademik yükünde önemli bir azalma sağlandı. Yapılan düzenlemelerle kazanım sayıları sadeleştirildi, içerikler çağdaş pedagojik yaklaşımlarla uyumlu hale getirildi. Bu süreçte, bilgi aktarımına dayalı yapıdan beceri temelli öğrenmeyi esas alan bir eğitim anlayışına geçiş hedeflendi. Müfredatın, öğrencilerin yaş ve gelişim özelliklerine daha uygun hale getirilmesiyle öğrenme sürecinin niteliğinin artırılması amaçlandı
BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, eğitimi “çok bileşenli bir bütün” olarak tanımlıyor. Model, insanın geçmiş ve gelecek arasındaki köprüsünü kuran bir felsefe üzerine inşa edildi. Bu doğrultuda “köklerden geleceğe” ilkesi, modelin hem ruhunu hem yönünü belirleyen temel çerçeve oldu. Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında hedeflenen, milli ve manevi değerlerle donanmış, eleştirel düşünen, karar verebilen, problem çözen, ülkesine sorumluluk duyan, medeniyet kurucu nitelik taşıyan nesiller yetiştirmek.
TEMELİNDE MİLLİLİK VAR
Yeni müfredatın bir diğer temel boyutunu ise milli ve manevi değerler oluşturdu. Programlarda, birlikte yaşama kültürü, toplumsal sorumluluk bilinci ve kültürel mirasın aktarımı ön plana çıkarıldı. Modelin uygulandığı ikinci yılda öğretmen ve öğrencilerden gelen geri bildirimlerin büyük ölçüde olumlu olduğu, sistemin sahada karşılık bulduğu ifade ediliyor. Böylece Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, toplumun beklentileriyle modern eğitim yaklaşımlarını ortak bir çerçevede buluşturan bir yapı olarak eğitim sistemindeki
yerini güçlendiriyor.
MÜFREDATTA TÜRKÇE ASLİ UNSUR
Modelin en güçlü vurgu alanlarından biri Türkçenin doğru, etkili ve estetik kullanımına yönelik politikalar. Türkçenin; düşünceyi şekillendiren, kimliği kuran, kültürü taşıyan asli bir unsur olduğu belirtiliyor. Bu doğrultuda, tüm sınıf düzeylerinde Türkçenin etkin kullanımı için yeni kazanımlar eklendi. Dilin estetik boyutu güçlendirildi. Disiplinler arası yaklaşım kapsamında Türkçe, diğer derslerde de destekleyici unsur olarak ele alındı.
2026’DA KAPSAMI GENİŞLEYECEK
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, önümüzdeki yıllarda eğitim politikalarının merkezini oluşturacak. 2026’da modelin hedefleri arasında uygulama derinliğinin artırılması, okul temelli gelişim modellerinin güçlendirilmesi, Türkçenin kullanımında yeni standartların oluşturulması, beceri temelli ölçme-değerlendirmenin yaygınlaştırılması, erdem–değer–eylem çerçevesinin tüm okullarda görünür hale getirilmesi, dijital içeriklerin ve öğretmen eğitimlerinin genişletilmesi yer alıyor.
SAHAYA ÖZEL DESTEK VE ÖĞRETMEN EĞİTİMLERİ
2025 yılı boyunca Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin sınıf içi uygulamalarını güçlendirmek amacıyla öğretmenlere yönelik kapsamlı hizmet içi eğitim programları hayata geçirildi. Yeni ölçme-değerlendirme anlayışı, beceri temelli ders tasarımı, disiplinler arası öğrenme ve değer temelli eğitim başlıklarında ülke genelinde yüz yüze ve çevrim içi eğitimler düzenlendi. Aynı zamanda okul temelli rehberlik ve izleme mekanizmaları güçlendirilerek, her okulun kendi ihtiyaçlarına göre uygulama esnekliği kazanması sağlandı. Dijital öğretim materyalleri, örnek ders planları ve uygulama kılavuzları öğretmenlerin kullanımına sunularak modelin sahada daha etkin ve sürdürülebilir şekilde hayata geçirilmesi hedeflendi.






