
CLİNTON'ın önüne Kıbrıs'tan insan haklarına, deprem yardımlarından askerî borçlara kadar oldukça uzun bir liste koyan Ecevit, Clinton'dan nasihatten başka bir şey alamadı.
WASHINGTON- Başbakan Bülent Ecevit ABD Başkanı Bill Clinton ile görüşmesinden eli boş ayrıldı. Clinton'ın önüne Kıbrıs'tan insan haklarına, deprem yardımlarından askerî borçlara kadar oldukça uzun bir liste koyan Ecevit, toplantıdan, tekstil kotlarına ve Irak'a uygulanan BM ambargosundan Türkiye'nin zarar gördüğü fikrine Clinton'ın olumlu baktığı dışında somut hiçbir sonuç alamadan ayrıldı. Ecevit-Clinton arasında gerçekleşen görüşmenin ardından yapılan açıklamada, Clinton hükümetinin Kıbrıs Türk ve Rum tarafı arasına görüşmelerin yeniden başlatılması için temaslarda bulunmak üzere yeni Kıbrıs temsilcisini Ada'ya göndereceği kaydedildi. ABD'nin yeni Kıbrıs Özel Temsilcisi Alfred Moses'ın gönderilme kararı önceki gün Beyaz Saray'da yapılan görüşmeden çıkan en somut hareket oldu.
Türkiye ve Yunanistan'da ardarda yaşanan deprem felaketi nedeniyle ortaya çıkan ılımlı havadan yararlanmak isteyen Clinton hükümeti, Kıbrıs sorununu çözüme ulaştırmayı planlıyordu. Beyaz Saray görüşmesinden sonra açıklama yapan ABD'li üst düzey yetkililer, Ecevit'in, Clinton'ın iki tarafın doğrudan görüşmelere başlaması yönündeki teklifini kabul etmediğini belirttiler. Oldukça dikkatli bir dil kullanan ABD'li üst düzey yetkililer, Ecevit'in, Moses'ın Ada'ya gitmesi ve taraflarla temaslarda bulunması fikrini desteklediğini söylediler. Yine de Kıbrıs konusunda yakın zamanda bir çözüm beklenmediği açıklandı.
Deprem yardımı hayal oldu
Hükümet yetkilileri, Marmara depreminden sonra yeniden yapılanma için ABD tarafından verilmesi planlanan yardım paketinin küçültülmesi üzerine Türkiye'nin, önerilen yardımı kabul etmeme kararı aldığını açıkladılar. Ankara deprem zararlarının giderilmesi için 5 milyar dolarlık bir ABD teminatı beklerken, Kongre ile görüşen Clinton hükümeti, ancak 1 milyar dolara teminat verebileceklerini belirtti. ABD hükümetinden bir yetkili, deprem nedeniyle ortaya çıkan zararın düşünüldüğünden daha az olduğunu ve Dünya Bankası ile Uluslararası Para Fonu IMF'nin yardımları karşısında Washington'ın teminatına ihtiyaç bulunmadığını söyledi. Irak'a uygulanan ambargodan doğan ekonomik zararların da gündeme getirildiği, Clinton'ın ise bunun adil olmadığını takdir ettiği belirtildi.







