Dünya Kudüsü İsraile satan Prens Kıbleyi şaşırdılar

​Kudüs'ü İsrail'e satan Prens: Kıbleyi şaşırdılar!

Kudüs'ü İsrail'e satan Prens: Kıbleyi şaşırdılar

Kudüs ve Filistin’i İsrail’e peşkeş çeken Suudi Veliaht Prens Muhammed Bin Selman, halkını ikna etmek için kutsal değerleri de tahrif ediyor. Prens'e bağlı Okaz gazetesi, “Müslümanların ilk kıblesi Kudüs’te değil. Mescid-i Aksa da Kudüs’te değil” diyerek kutsal şehrin Müslümanlar nezdindeki sembolik önemini azaltmaya çalıştı.

Hatice Saka Yeni Şafak
Muhammed bin Selman
Muhammed bin Selman

Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin İsrail ile normalleşmeye yeşil ışık yaktığı günlerde medyası da boş durmuyor. Veliaht Prens Muhammed Bin Selman’a bağlı Okaz gazetesinin yazarı Usame Yamani makalesinde “Kuran’da belirtildiği gibi Mescid-i Aksa Kudüs’te değildir” ifadelerini kullandı.

MESCİD-İ AKSA FİLİSTİN’DE DEĞİL

Yamani makalesinde şu akıl almaz ifadeler yer aldı: “Mescid-i Aksa’nın Filistin’de olduğuna inanılmasının nedeni, birçok tarih ve tefsir kitabının Mescid-i Aksa’nın işgal altındaki Kudüs’te bulunduğunun yazılmasıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v)‘in sözünü ettiği Mescid-i Aksa, Filistin’de değil, Mekke ile Taif arasındaki el-Cairane bölgesinde bulunuyor. Mescid-i Aksa, Resul-ü Ekrem’in (s.a.v) ve halifelerin döneminde de bu isimle olmadığı gibi Filistin’de değildir. Beyt’ül Mukaddes bir şehirdir ve Mescid-i Aksa bir mescittir.”

Veliaht Prensi Selman'da 'normalleşme' korkusu: Halkım beni öldürür
DÜNYA
Veliaht Prensi Selman'da 'normalleşme' korkusu: Halkım beni öldürür

KUDÜS SIRADAN BİR ŞEHİR

Suudi yazar, makalesinde Kudüs’ün Müslümanların ilk kıblesi olduğu konusunda bir fikir birliği olmadığını öne sürdü ve bunu kendince şu ifadelerle kanıtlamaya çalıştı: “Kudüs sıradan bir şehirdir. Kudüs, Allah’ın Muhammed’e ve halifelere verdiği görevlerde belirtilen Mescid-i Aksa değildir. Mescid-i Aksa bir camidir. Müslümanlar namaz kılarken Mescid-i Aksa yönüne bakmıyorlar’’ dedi.

İsrail’le normalleşme adına Peygamberimizden intikam almaya kalkıyorlar: Şerefsiz bunlar!
DÜNYA
İsrail’le normalleşme adına Peygamberimizden intikam almaya kalkıyorlar: Şerefsiz bunlar!

EMEVİ HANEDANI YÖNÜ DEĞİŞTİRDİ

Mesci-i Aksa’nın ilk kıble olmaması iddiasını ise Emevi hanedanından beşinci halife Abdülmelik ile destekleyen Yamani, şunları ifadeleri kullandı: ‘‘Abdülmelik bin Mervan H. 691 tarihinde Sohre Camii’nin kubbesin yaptırdı. Bu kubbeyi Abdullah bin Zübeyr’in isyan etmesinden dokuz yıl sonra inşa etti ve böylece yerel halkın Mekke’ye hacca gitmesini engelledi. O aşamada, Abdülmelik namazın yönünü Kudüs’e doğru değiştirdi’’

BAE-İsrail anlaşmasının perde arkasında neler var?
OYNAT 00:00
BAE-İsrail anlaşmasının perde arkasında neler var?
İsrail yönetimi ile uzun yıllardır gizli ittifak yürüten Birleşik Arap Emirlikleri, Tel Aviv'le kapalı kapılar ardında kurduğu ittifakı perde önüne taşıdı. 2010 yılından bu yana aldıkları pozisyonlarla Ortadoğu'yu kana bulayan bu iki ülke, ekonomiden sağlığa, savunmadan dış politikaya kadar her alanda ittifak kuracak. İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin son yıllarda Türkiye'nin artan bölgesel etkinliğinden duyduğu rahatsızlık biliniyor. Geçtiğimiz yıl BAE ve Suud Arabistanlı mevkidaşları ile görüşen Mossad Başkanı Yossi Cohen'in 'İran'ın gücü kırılgan, asıl tehdit Türkiye'den geliyor' sözleri hala hafızalarda. Çatışma Hattı'nın 5. bölümünde İsrail-BAE anlaşmasının perde arkasını anlattık.


FİLİSTİN DAVASINI GÖLGELEMEK İSTİYOR

Usame Yamani’nin bu akıl almaz ifadeleri büyük bir tepki gördü. Analistler, yazarlar ve aktivistler bu iddiaların Filistin davasını görmezden gelen Suudi rejiminin İsrail ile normalleşmesini desteklemek için ortaya atıldığını belirttiler. Suudi medyası bu tip haberler ve makalelerle İsrail ile normalleşme konusunda Suudi kamuoyunu uzun zamandır yönlendirmeye çalışıyor.

Peygamber’e bile dil uzattılar

Körfez’de ‘normalleşme’ adıyla başlayan İsrail açılımı tamamen kontrolünü kaybetti. Geçtiğimiz haftalarda da Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) Veliaht Prens Muhammed bin Zayed’in sözde gazetecisi Hamad Al Mazrouei, Peygamber Efendimiz’e (S.A.V.) suçlamalar yöneltmişti. Peygamber Efendimize ‘Hayber’de Yahudilere haksızlık etme’ iftirasını atan Mazrouei, “Onları Medine’den kovdu. 629’da Medine’den ihraç edilen Hayber Yahudileri için İsrail’den özür diliyorum” ifadelerini kullanmıştı.

Normalleşmeye karşı değilim

İsrail’in gazetesi Haaretz’in haberine göre Suudi Veliahdı Muhammed bin Salman’ın İsrailli yakın dostu Haim Saban’a tıpkı Emirlikler ve Bahreyn gibi İsrail’le ilişkileri normalleştirmek istediğini; ancak Katar’dan ve kendi halkının tepkisinden korktuğunu söylediğini öne sürmüştü. The Foundation for Ethnic Understanding’ın başkanı Amerikalı haham Mark Schneier, Suudi prens Halid bin Selman’dan naklen, Suudi Krallığı’nın İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesinin sadece bir “zaman meselesi” olduğunu duyurmuştu.

Zayed'den Suudi Prens'e: Yeteneksiz
ezik!
DÜNYA
Zayed'den Suudi Prens'e: Yeteneksiz ezik!
Abone Ol Google News
Üç günde ikinci suikast
Dünya

Üç günde ikinci suikast

İran, nükleer fizikçi Muhsin Fahrizade suikastından 3 gün sonra bu kez de Devrim Muhafızları Komutanlarından Müslüm Şehdan’ın suikastıyla sarsıldı. Şerdan, İHA saldırısı sonucu 3 korumasıyla birlikte öldürüldü. İran Uzmanı Taha Kermani, İsrail’in, Biden’ın gelişi sürecinde İran’ı hataya zorlamaya çalıştığını belirterek, “Saldırılara yenileri de eklenecek” dedi.
Haydutluk soruşturması derinleşiyor
Dünya

Haydutluk soruşturması derinleşiyor

Libya’ya gıda malzemesi taşıyan Türk ticari gemisi Roseline-A’nın uluslararası hukuka aykırı bir şekilde aranmasıyla ilgili soruşturma derinleştirildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada, Türkiye’yi uluslararası arenada zor durumda bırakmak için T’ürk gemilerinin Libya’ya silah taşıdığı’ yalanını ortaya atarak kara propaganda yapan hesaplarla ilgili de harekete geçti.
Anti-kovid önerileri
Ekonomi

Anti-kovid önerileri

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, yeni yılda reel sektör için yokuş kalkış desteği olacak önerilerde bulundu. Önlemler çerçevesinde kapalı işletmelerin bu süreç boyunca vergisel yükümlülüklerinin askıya alınmasının yararlı olacağını belirten Avdagiç, “Faizsiz kredi desteği de verilmeli. Stok, kasa ve sicil affı da olmalı” dedi. Salgın döneminin Türkiye için doğru bir strateji ile sıçrama dönemine dönüşebileceğini belirten Avdagiç, “Üretim kompozisyonunda Türkiye öne çıkarken 2021 ülkemiz için güçlü ihracat yılı olacaktır. Bu yüzden reel sektör ve hükü met olarak odaklanmamız gereken tek konu, milli üretim ve ihracattır. İstanbul yılın ilk 10 ayında 54 milyar dolarlık ihracatla Türkiye ihracatının yüzde 43,2’sini tek başına gerçekleştirdi. Geçen yıl bu oran yüzde 42,6 idi. İstanbul pandemi şartlarına rağmen Türkiye ihracatındaki payını korumayı başardı” diye konuştu.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.