
Zamanları zamanlar üstü anlatan masallardan biri de ejderha hikayelerinden oluşur. Kadim hikâyelerde ejderha ya bir su kaynağı ya da bir hazinenin başındadır. Zenginliği ve yaşama imkanlarını elinde tutan güçtür. Kralların ülkesinde düzeni kaosa sürükleyen karanlık ruhtur.
Burada ejderha, bir semboldür. Neyin sembolü? Bütün insan zamanlarının kaosu temsil eden ve siyasal düzeni tehdit eden karanlık varlığın sembolü. Düzen onunla bir antlaşma içindedir, ancak antlaşmanın bedeli büyüktür: Kurban insan. Bundan dolayı her kral bu kaostan kurtulmak için bir kahramana ihtiyaç duyar. Kahramanın hediyesi ise kralın kızıdır. Elbette arkasında kral olmak gelir.
Ejderha hikayesinin İslami versiyonu farklıdır. Bunu en çarpıcı biçimde Sarı Saltuk menkıbesinde buluruz. Sarı Saltuk, kralla karşılaşmadan, her hangi bir iddiada bulunmadan ve onunla hiçbir antlaşma içine girmeden ejderhayla karşılaşır. Ejderhanın her gün bir insan yediğini ve bunun karşılığında halka su verdiğini tesadüfen öğrenir. Gün, kralın kızının yemek olma günüdür. Sarı Saltuk, yolda yürürken ejderhaya yemek olmaya giden bu kıza rastlar. Onun ağladığını görünce merak eder ve ağlamasının nedenini sorar. Kralın kızı, kendini tanıtmadan ejderhaya yem olmaya gittiğini söyler. Sarı Saltuk ona yardımcı olabileceğini söyler. Kralın kızı buna inanmaz. Çünkü Sarı Saltuk yaşlıdır. Ancak Sarı Saltuk ejderhayı öldürür. Kız onu babasına götürür. Kral bundan çok memnun olur ve kızını ona vermek ister. Ancak Sarı Saltuk ne kralın kızını ister ne de ondan herhangi bir karşılık kabul eder. Sadece kraldan Müslüman olmasını talep eder.
Oldukça yalın, ancak büyük anlamlar taşıyan bir ejderha masalı versiyonudur bu. Bir Müslüman ejderha masalıdır bu. Bir İslam siyaset masalı! Sarı Saltuk, bir mücahit ve derviştir. Ejderhayı öldürme karşılığında ne kralın kızını almış, ne de kral olmuştur. Ancak ejderhayı öldürmekle büyük bir değişimin aktörlüğünü yapmıştır: Kralın Müslüman olmasını sağlamak ve kaosa son vermek! Adaleti hakim kılarak hidayete yol açmak! Müslüman kahraman, kralın kızıyla evlenseydi ya da kral olsaydı kendisinin kahramanı olacaktı. Oysa onun kişisel talepleri bulunmamaktadır. Kralın ve halkının İslam'ı kabul etmelerini sağlayarak İslam kahramanlığını ortaya koymuştur. İslam kahramanlığının meşruiyeti ortaya çıkmaktadır. Kralların kızlarına ve kralların tahtına göz dikmeyen, sadece kralların ve halklarının Müslüman olmasını isteyen bir tutum…
Kral devleti simgeler, kızı devletin nimetini ve zenginliğini. İslam kahramanı olan Sarı Saltuk bunları istemez. Çünkü bunları istemek şahsi bir kahramanlığı anlatır. Oysa İslam dünya görüşünde, özellikle tasavvuf kültüründe kahramanlık benliğin bütün ihtiras ve beklentilerinden uzaklaşmaktır. Sarı Saltuk bunu temsil eder. O halde kahramanlık neden yapılır? Ejderhayı öldürmenin manası nedir? İnanç, dava, adalet, iyilik, ahlak ve yardım için. Bundan dolayı Sarı Saltuk için kralın ve halkının İslam'ı benimsemesi yeterli olmuştur.
Müslümanlığın siyasal anlam dünyasını, ejderha masalında bakarak bugünü açıklamak çok kolay. Sanki ejderha etrafında dönen siyasal ilişkiler yine devam ediyor. Zamanlar üstü hikâye bu zamanın ruhunda da varlığını sürdürüyor. Değişen sadece isimler ve tarihler. Türkiye'nin menkıbesine gelelim. Yüzyıllık menkıbesi ve devam eden son durumu!
Türkiye'de ejderha Kemalizm'dir. Yüzyıla yakındır, toplumun doğal tarihsel ve kültürel akışı önünde durmaktadır. Bu kaynaklardan faydalanmak için her gün yeni kurbanlar ister. Millet de varlığını sürdürmek için kültürünü, tarihini, belleğini vs. kurban olarak verir. Ejderha, krala musallat olmuştur. Kral, devlettir. Devlet, varlığını sürdürmek için en olmadık kurbanlar vermeyi kabul ediyor. İlk kurban, ilk Meclis'in tasfiyesidir!
Ejderhayı öldürmek için çeşitli teşebbüsler yaşanıyor. Son teşebbüs, son iktidarla beraber geliyor. Ejderhanın yeri sorgulanıyor. Kurban vermekten bıktığımız söyleniyor. Yeniden su kaynağımızla(toplumun varlıksal özü= ab-ı hayat ) buluşmamız için olağan üstü gayretler ortaya konuyor. Kahramanlar çıkıyor ortaya. Sarı Saltuklar çıkıyor meydana. Ancak Sarı Saltuk mı, değil mi tam emin değiliz. Çünkü adaletin hakim olması için bu ön şart zorunlu ilke. Ejderhanın öldürülmesi yetmiyor, kralın kızını da almamak gerekiyor. Kralın kızı, devlet hazinesidir.
Kemalizm'i sonlandırma karşılığında kralın kızıyla evlenerek kralın yerine geçen partiler, iktidarlar ve cemaatler kahraman olamazlar. En azından adaletin kahramanı olamazlar. İslam'ı da adaleti de getiremezler. Çünkü kralın kızına ve krala gönül koyarak ejderhayı öldürenler, sadece kendi ikballerine yer açarlar. Benliklerini doyururlar. İslami olmayan ejderha masalında bunlar var. Bir açıdan İslami versiyonu temsil etmeyen masallarda şu da saklı: Ejderhayı öldüren ejderhanın yerine geçer! İşte Sarı Saltuk'un ne kral kızı ne de krallık istememesinin temelinde bu yatmaktadır. Yani ejderhayı öldürüp yerine geçmez. Onun yerine kral ve halkı İslam'ı seçerek adalet hakim olur.






