
İsrail, Somaliland’i bağımsız bir ülke olarak tanıdı. Uluslararası hukuku hiçe sayan karara karşı, aralarında Ürdün, Mısır, Suudi Arabistan, Türkiye, Pakistan ve Somali’nin de bulunduğu 21 ülke tarafından beş maddelik ortak bir bildiri yayımlandı. Somali’nin egemenliği ve toprak bütünlüğüne güçlü destek vurgulandı. Bu gelişmenin ardından, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün Somali Cumhurbaşkanı Sayın Hasan Şeyh Mahmud'u Ankara’da ağırladı. Görüşmede, Somali’nin toprak bütünlüğünün korunması ele alındı. Erdoğan, İsrail'in kararının 'gayrimeşru' olduğunu vurguladı. İletişim Başkanlığı, Türkiye'nin bölgedeki rolüne ilişkin sosyal medyada, İsrail aparatları tarafından dolaşıma sokulan dezenformasyonlara ilişkin temel başlıkları ve bunlara karşı gerçekleri bir bir açıkladı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 26 Aralık’ta Somaliland bölgesini “bağımsız ve egemen bir devlet” olarak tanıdıklarını açıklamıştı. Bu kararla İsrail, Somaliland’i tanıyan tek ülke oldu.

Gelişme sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde bir araya geldi.
İki lider görüşme sonrası ortak basın toplantısı düzenledi.

"İsrail’in tanıma kararı gayrimeşrudur"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Somali’nin birlik ve bütünlüğünün her şart altında muhafazası bizim için öncelikli meseledir. İsrail’in Somaliland’i tanıma kararı gayrimeşrudur ve kabul edilemez" dedi.

Bilindiği gibi; Somali ve Türkiye'nin bölgedeki rolü üzerine sosyal medyada çeşitli dezenformasyonlar dolaşıma sokuldu.
Aparat hesaplar; genellikle Türkiye'nin Doğu Afrika'daki stratejik varlığını zayıflatmaya ve bölgesel aktörlerle olan ilişkilerini bozmaya odaklandı.

İletişim Başkanlığı, yayımladığı bültenle; Türkiye aleyhine yapılan temel dezenformasyon başlıklarını ve bunlara karşı gerçekleri bir bir anlattı...

"Sömürgeci Emeller" ve "Yeni Osmanlıcılık" İddiaları
• Dezenformasyon: Türkiye’nin Somali ile yaptığı Savunma ve Ekonomik İş birliği Anlaşması'nın bölgeyi "sömürgeleştirme" amacı taşıdığı iddia edilmektedir. Özellikle Batı menşeli bazı analizlerde Türkiye, Afrika Boynuzu'nda "yayılmacı" bir güç olarak tasvir edilmektedir.
• Gerçek: Türkiye'nin Somali ile ilişkileri, Somali hükümetinin doğrudan talebi ve Birleşmiş Milletler kararlarıyla uyumlu, karşılıklı egemenliğe saygı esasına dayanır. Amaç; korsanlıkla mücadele, deniz güvenliği ve Somali'nin kendi ayakları üzerinde durabilen bir orduya sahip olmasıdır.

"Etiyopya'ya Karşı Cephe Alma" Manipülasyonu
• Dezenformasyon: Türkiye'nin Somali'nin toprak bütünlüğünü savunmasının, Etiyopya'ya karşı bir "savaş ilanı" veya düşmanca bir tavır olduğu yönünde bilgiler yayılmaktadır.
• Gerçek: Türkiye, bölgedeki en büyük diplomatik çabayı Ankara Süreci ile yürütmektedir. Etiyopya ve Somali arasındaki gerginliği dindirmek için arabuluculuk yapmakta, Etiyopya'nın denize erişim talebini Somali'nin egemenliğini ihlal etmeden çözecek formüller üretmeye çalışmaktadır.

Enerji Kaynaklarına "El Koyma" Söylemi
• Dezenformasyon: Türkiye'nin Somali karasularındaki petrol ve doğalgaz arama faaliyetlerinin "Somali halkının kaynaklarını çalmak" olduğu iddia edilmektedir.
• Gerçek: Yapılan anlaşmalar gelir paylaşımı modeline dayalıdır. Türkiye, teknolojik altyapısını ve yatırımını ortaya koyarak Somali'nin kendi kaynaklarından faydalanmasını sağlamayı hedefler. Bu, Somali'nin ekonomik bağımsızlığını kazanması için bir fırsat olarak görülmektedir.

Terör Örgütleri Üzerinden Yapılan Manipülasyonlar
• Dezenformasyon: Eş-Şebab gibi terör örgütleri, Türkiye'nin bölgedeki varlığını "istila" olarak nitelendirmekte ve Türkiye'nin Somali hükümetine verdiği desteği "gayri meşru" ilan etmektedir. Bu söylem, yerel halk nezdinde Türkiye'ye karşı bir antipati oluşturmak için kullanılmaktadır.
• Gerçek: Türkiye, Somali'de doğrudan terörle mücadele eden ve insani yardımları aksatmadan sürdüren nadir ülkelerden biridir. Türkiye'nin varlığı, bölgede radikal grupların alanını daraltmaktadır.

Somaliland'ın Bağımsızlığına Karşı Olduğu İddiası
• Dezenformasyon: Türkiye’nin sadece Mogadişu yönetimini destekleyerek Somaliland halkını cezalandırdığı veya onlara karşı olduğu iddia edilmektedir.
• Gerçek: Türkiye, Somaliland'ın başkenti Hargeisa'da konsolosluk açan ilk ülkelerden biridir ve bölgeye ciddi insani yardımlar ulaştırmaktadır. Türkiye'nin duruşu "Somaliland halkına karşı" değil, uluslararası hukukun bir gereği olarak "tek Somali" ilkesi ve toprak bütünlüğü üzerinedir.

İsrail Etkisi
Somaliland meselesinde İsrail'in devreye girmesi, Türkiye'nin Afrika Boynuzu'ndaki stratejik ağırlığını kırmak için kurgulanan dezenformasyon kampanyalarında yeni bir aşamayı temsil etmektedir. Özellikle Aralık 2025'te İsrail'in Somaliland'ı tanıyan ilk ülke olmasıyla birlikte, bu hamle üzerinden Türkiye'ye yönelik üretilen manipülasyonlar daha sistematik hale gelmiştir.
Konu hakkında İsrail etkisiyle şekillenen temel dezenformasyon başlıkları ise şöyle;

"Türkiye Bölgesel Refahın Önündeki Engeldir" Söylemi
• Dezenformasyon: İsrail’in Somaliland’ı tanıması bir "modernleşme ve ekonomik açılım" olarak sunulurken; Türkiye’nin Somali’nin toprak bütünlüğünü savunması, bölgenin kalkınmasını engelleyen "statükocu bir engel" olarak pazarlanmaktadır.
• Gerçek: Türkiye, bölgede kaosu tetikleyecek tek taraflı ayrılıkçı hareketlere karşı çıkarak aslında uzun vadeli bir istikrarı savunmaktadır. Türkiye'nin Mogadişu ile yürüttüğü projeler (havaalanı, liman, enerji) tüm bölgeye yayılacak bir ekonomik ekosistem kurmayı amaçlar.

"Türkiye'nin Askeri Varlığı Bir Tehdittir" Manipülasyonu
• Dezenformasyon: İsrail yanlısı bazı düşünce kuruluşları, Türkiye’nin Somali’deki TURKSOM askeri üssünü ve deniz güvenliği anlaşmalarını "Kızıldeniz'i militarize etme çabası" olarak servis etmektedir. İsrail'in Somaliland'da olası bir askeri varlığı ise "Husi tehdidine karşı güvenlik garantisi" olarak meşrulaştırılmaktadır.
• Gerçek: Türkiye’nin askeri desteği, doğrudan Somali devlet kapasitesini artırmaya ve terörle (Eş-Şebab) mücadeleye yöneliktir. İsrail’in hamlesi ise Türkiye’nin bu etkisini dengelemek için jeopolitik bir karşı hamle niteliğindedir.

"İbrahim Anlaşmaları" Üzerinden İzolasyon Çabası
• Dezenformasyon: Somaliland’ın İsrail tarafından tanınması ve "İbrahim Anlaşmaları"na dahil edilme süreci, Türkiye’nin bölgedeki Müslüman müttefikleriyle arasını açmak için kullanılmaktadır. Türkiye’nin bu tanımaya karşı çıkışı, "Arap dünyasındaki yeni normalleşme dalgasına düşmanlık" olarak yansıtılmaktadır.
• Gerçek: Türkiye'nin itirazı ideolojik değil, uluslararası hukuk (BM ve Afrika Birliği kararları) temelindedir. Somali'nin parçalanması, Afrika genelinde bir domino etkisi yaratarak onlarca yeni çatışma bölgesi doğurabilir.

Enerji ve Teknoloji Yarışında "Yetersizlik" Algısı
• Dezenformasyon: Türkiye’nin Somali’de planladığı uzay fırlatma tesisi ve petrol arama faaliyetlerinin "gerçekleşmeyecek hayaller" olduğu, İsrail’in teknolojik desteği ile Somaliland’ın çok daha hızlı kalkınacağı yönünde haberler yayılmaktadır.
• Gerçek: Türkiye hali hazırda sahada sondaj gemileri ve somut projeleriyle fiziksel varlık göstermektedir. İsrail’in hamlesi ise şu an için daha çok diplomatik ve kağıt üzerinde kalan bir "tanıma" sürecidir.

Özetle; İsrail'in Somaliland hamlesi, Türkiye'nin Doğu Afrika ve Kızıldeniz'deki "oyun kurucu" rolünü çevrelemeyi amaçlamaktadır.
Bu süreçte üretilen dezenformasyonlar, Türkiye'yi Somali'de "sömürgeci" veya "istikrar bozucu" olarak göstererek Türkiye-Afrika ilişkilerinde güven bunalımı yaratmayı hedeflemektedir.






