Ovacık'ta PKK'lı teröristlerce kaçırılan, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün serbest bırakıldı. 2 gün sonra sağ salim evine dönen Aygün, 'Son derece saygılı bir tavır gördüm. Bu eylemi yapan genç arkadaşlar, bu ülkenin çocukları ve barış ve ateşkes mesajı vermek istediklerini söylediler' dedi
Seçim bölgesi Ovacık'ta yaptığı çalışmaların ardından Tunceli merkezine dönerken 2 PKK'lı terörist tarafından kaçırılan CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, dün akşam saatlerinde serbest bırakıldı. Ovacık ilçesinde serbest bırakılan Aygün, önce Aşağı Torunoba Karakolu'na oradan Ovacık ilçesine geçti. Valiliğin helikopter teklifini reddeden Aygün, köylülerce kendine tahsis edilen bir araçla il merkezine geldi. Aygün'ün konvoyuna, güvenlik amacıyla havadan 3 helikopter eşlik etti. Sevenleri ve ailesi de Aygün'ü Ovacık'ta karşıladı.
Tunceli il merkezinde coşkulu bir kalabalık tarafından karşılanan Aygün, konvoy eşliğinde Moğoltay Mahallesi'ndeki evine geçti. Eşi Emine, kızı İdil, oğlu Taylan, diğer aile bireyleri, bazı CHP milletvekilleri ve partililerle evde kucaklaşan Aygün, bir süre evde dinlendikten sonra beraberindekilerle yürüyerek mahalledeki Kışla Meydanı'na gitti. Aygün, burada düzenlediği basın toplantısında, sözlerine 'Arkadaşlar hoş geldiniz. İki günlük dağ maceram akşam 17.00'de sona erdi. Örgüt bu eylemi siyasi propaganda olarak yaptığını ifade etti' diyerek başladı. Milletvekili Aygün, yaşadıklarını şöyle anlattı:
İki günlük dağdaki saatler boyunca son derece saygılı bir tavır gördüm. Bu eylemi yapan genç arkadaşlar, bu ülkenin çocukları ve bu eylem aracılığıyla Türk kamuoyuna barış ve ateşkes mesajı vermek istediklerini söylediler. Benden parlamentoda Kürt sorununun çözümü, ateşkesin sağlanması için daha fazla rol üstlenmem konusunda ricacı oldular.
CHP'nin izlediği politikaların, Kürt sorununun çözümü yönünde de olumlu olduğunu, beğendiklerini ama bütün partilerin daha fazla çaba harcaması gerektiğini bildirdiler. 'İstediğimiz demokratik özerklik planı, hiç de silahlı mücadeleyi gerektirmeyen demokratik bir taleptir ve Avrupa'da pek çok ülkede vardır. Bu bakımdan biz de yürüdüğümüz mücadelenin artık çok anlamsız olduğunu biliyoruz' dediler.
Tabii bütün bu olumlu mesajların kardeşlik ve barış taleplerinin yanında benim gibi silahsız, korumasız gezen, Dersim'in dağlarında, yaylarında, ovalarında 24 saat halkının sorunlarıyla ilgilenen bir milletvekilini tutsak almanın da Dersim halkının iradesine bir müdahale olarak değerlendirilmesinin kaçınılmaz olduğunu kendilerine söyledim.
Yine sohbet sırasında bana bağımsız bir kimlikle siyaset yapmamın kendilerini memnun edeceğini söylediler. Ben de silahların gölgesinde bu konuda herhangi bir karar verilemeyeceğini, özgür iradem dışında verilecek hiçbir kararın da doğru olmayacağını kendilerine söyledim. Yeni CHP'nin Dersim milletvekili olduğum için gurur duyduğumu, yeni CHP'nin benim gibi insanları partiye kabul ederek dönüşümün işaretlerini çoktan verdiğini belirttim.'
Kendisinin propoganda amacıyla kaçırıldığını ifade eden Hüseyin Aygün, "Yolumuzu kesen grup beni tanıyordu. Bana karşı zor kullanılmadı.6-7 saat yürüdük. Benim de aşina olduğum Dersim dağlarında kaldık. Dersim dağlarını da özlemişim. 6-7 kişilik genç kişilerdi, keşke bu toplumun içinde yer alsalar da üniversite okusalar" dedi. Sabah uyandıklarında terör örgütünün elebaşılarından Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin'in bulundukları bölgeyi aradığını belirten Aygün şöyle devam etti: "Bahoz Erdal, bu olayın doğru olup olmadığını sordu. Beni götüren arkadaşlar doğruladılar. Bunun üzerine Bahoz Erdal, "Güvenliğin en üst seviyeye çıkarılmasını ve en kısa zamanda serbest bırakılmam' konusunda talimat verdi. Ama serbest bırakılmamda Ankara'da oluşan tepkilerin, Meclis Başkanımızın, İnsan Hakları Derneği'nin, Alevi derneklerinin ve Dersim halkının eylemleri de etkili oldu."






