Afganistan'da görev yapan Türk askerleri Afgan halkının her derdine çare oluyor. Türk askerinin yakın ilgi ve desteğinden oldukça memnun olan Afganlılar, "Türk askerinin silahının namlusu yere gözleri ise gözlerimize bakıyor. Türk askerinin sayısının burada artmasını istiyoruz' diyerek övgüler diziyor.
Tam 31 yıl önce Sovyetler Birliği'nin işgaline uğradıktan sonra sanki bir kurtarıcıymış gibi gelen NATO ülkelerinin 2001'de girdiği ve bir daha çıkmadığı Afganistan'da halkın güvendiği tek bir ülke var. O da Türkiye. Afganistan'ın yetkililer "Bizi sadece Türkler anlıyor. Türk askerine güveniyoruz" diyor. 1 C-160 askeri nakliye uçağı ile 6,5 saat süren bir yolculuktan sonra ulaştığımız Kabil'de Bölge Komutanlığı içinde yeralan Doğan ve Anadolu Kışlalarının yanısıra kalabalık bir nüfusa sahip Kabil'e en yakın köy olan Tacik asıllıların yaşadığı Paymınar Köyü'ne de giderek temaslarda bulunduk. Kabul Valisi, ve Genelkurmay Başkanı'na da konuk olurken, Türklerin yaptığı askeri liseyi, Afganlıları bilgisayar, halıcılık, dikiş-nakış, Türkçe dersleri verilen okulları ve kursları, Afganlılara hizmet veren askeri hastaneyi de ziyaret ettik. ISAF Kabil Bölge Komutanı olan Tuğgeneral Levent Çolak'ın da söylediği gibi, Türk bayrağının Afganistan'daki en geçerli pasaport olduğunu gördük. Bunu Afgan yerel unsurlar söylerken bölgede 70 bin askeri bulunan ABD'nin ISAF komutanı General McChriystal de net bir cümleyle ifade ediyor: "Biz burada bazı hatalar yaptık. Ama burada bazı sonuçlar almak için Türk askerlerini örnek alıyoruz. Burada onların halkla olan temaslarını gözlüyoruz, değerlendiriyoruz ve örnek alıyoruz."
Tuğgeneral Çolak, Afganlıların güvenini de ilginç bir örnekle anlatıyor: "Doğan Kışlası'nda Afganlılara da hizmet veren askeri hastanemiz var. Bize o kadar güvenleri fazla ki, ölülerini bile bize getiriyorlar. Ölüp ölmediğini bize kontrol ettiriyorlar." Afganlılar, Türk askerine duyduğu güveni sadece Türklerin bulunduğu ortamlarda değil, NATO'nun diğer unsurlarının da bulunduğu toplantılarda dile getiriyorlar. Kabil Valisi Zebiullah Müceddidi de Kabil Bölge Komutanlığı'ndaki akşam yenmeğinde ISAF ve Kabil Bölge Komutanlığında görevli diğer ülke general ve subayların önünde yaptığı konuşmada, “Halkımız, Türk askerlerine yabancı gözüyle bakmıyor. Türk askerinden korku ve tedirginlik duymuyorlar. Ama diğer ülke askerlerine karşı ise korku ve ıstırap yaşıyorlar. Türk askerinin ISAF bünyesinde görev yapması, diğer ülkeler için bir kazançtır” demesi de bunun en açık kanıtı. Ayrıca Genelkurmay Başkanı Bismillah Muhammedi de "Türk askerinin bölgede sayısının artmasından memnun oluruz. Olumlu bakıyoruz. Burada daha çok Türk askeri demek, daha çok güvenli olmak demektir" diyerek Türk askerine bakışını dile getiriyor. ABD ve diğer ülke askerleri ile Afgan halkı arasında büyük bir mesafe var. ABD askeri konvoyu bir intihar saldırısına ya da diğer saldırılara karşı Afganlı sürücülerle arasında en az 50 metre mesafe koyuyor. ABD konvoyunda çelik yelekli olan askerler sürekli silahlarını önlerinde ve arkalarındaki sürücülere doğru ateş edecek gibi tutuyorlar. Bu da sürekli bir gerginliğe sebep oluyor. Birkaç hafta önce ara sokaktan hızla çıkan bir sürücü Amerikan konvoyundaki askerler tarafından vurulmuş. Vurulan kişinin bir imam olduğu ortaya çıkınca, ortalık gerilmiş ve karışmış. Gerginlik çatışmaya dönmek üzereyken ABD'liler Tuğgeneral Levent Çolak'ı çağırmışlar. Çolak paşa devreye girince, Afganlıları yatıştırmış.
Türkiye, Afganistan'da sadece askeri tedbirlerde görev yapmıyor. Afgan kızlarının eğitimlerine de destek veriliyor. Açılan kurslarda Afganlı çocuklara biçki-dikiş, halıcılık, nakış kursları veriliyor. Bilgisayar eğitiminin yanısıra Türkçe de öğretiliyor. Kurslarda eğitim alan Merhaba ismindeki 8 yaşındaki küçük Afganlı dikiş öğrenirken, dudaklarından "Türkiye sağolsun, Türkiye varolsun" sözleri de dökülüveriyor. 10 yaşındaki Basire de dokuduğu halıyı gururla göstermekten geri kalmıyor. Türkçe öğrenen çocuklar İstiklal marşını da okuyarak kursları izleyenlerin de gözlerinin yaşarmasına neden oluyor. Afganlıların Doğan Askeri Kışlası'ndaki önemli katkı aldıkları yerlerden biri de Atatürk Askeri Hastanesi. Bu hastanede görev yapan bayan doktorlar Afgan kadın ve çocuklarını tedavi ediyorlar. Ayrıca diğer Afgan vatandaşları da bu hastanede tedavi olabiliyor. Necla Doktor, küçük Afganlılara büyük bir özveriyle hizmet verirken, küçük çocukların ona sevgiyle bakması da gözlerden kaçmıyor.
Ayrıca Türk askerinin himayesindeki dikimevinde bayrak flama, askeri elbiseler dikiliyor ve işçiler orada yevmiyelerini kazanıyor.
Türk gazetecilerin talebi üzerine Kabil Bölge Komutan Yardımcısı Kurmay Albay Şener Tekbaş ile birlikte sorumluluk bölgelerindeki 5 bin nüfuslu Paymınar Köyü'nü de gittik. Köyün ileri gelenleri Türk askerini hazırladıkları sofrayla karşılarken, köye Türk askerinin ziyaretinden büyük mutluluk duyduklarını belirtiyorlar. Köylüler, “Müslüman kardeşimiz Türkiye'nin ISAF çerçevesinde ülkemizde görev yapmasından onur duyuyoruz. Türk askerleri bizi çok iyi anlıyor ve güler yüz gösteriyor. Ama diğer ülke askerleri anlamıyor. Türk askeri silahını yere doğrulturken onlar bize çevirmesinden rahatsızız” diyerek durumlarını en iyi şekilde açıklıyorlar.
Türk gazetecilerin talebi üzerine Kabil Bölge Komutan Yardımcısı Kurmay Albay Şener Tekbaş ile birlikte sorumluluk bölgelerindeki 5 bin nüfuslu Paymınar Köyü'nü de gittik. Köyün ihtiyar heyeti olan yerel meclis Loya Jirga üyeleri tarafından ağırlandık. Meclis Başkanı Aksakallı Mir Efzel, Rus tanklarının bile işgal zamanında köylerine giremediğini belirtiyor ve ekliyor: “İlk kez ISAF'ta görevli bir ülke askerini evimizde ağırlıyoruz ve bunun Türk askeri olmasından onur duyuyoruz. Buradan geçen Alman askerleri kadınlarımıza sataştığı için gençlerimiz onları taşa tuttu. Ama Türk askeri böyle yanlışlar yapmadığı gibi bize yardımcı olmaya çalışıyor, hastalarımızı tedavi ediyor.”
Askeri olarak Afganistan'a büyük katkılar sağlanırken, sivil kanat da çalışmalarını sürdürüyor. Kabil Büyükelçisi Basat Öztürk Afganistan'ın kurtulması konusunda şu tespitleri yapıyor: "Tabii ki Afganistan halkının kendisi, Afganistan'ı kurtaracak. Ama bunun için daha zaman var. Ama belki 3 yıl sonra Afgan halkı sorunlardan kurtulunca kendi ülkesinin geleceğini kurtarma konusunda çaba harcayacaktır.” Büyükelçi Öztürk'ün hayallerinden biri de Afganistan'daki hükümet, yabancı diplomatik ve askeri misyona Türk kültürünü tanıtmak” dedi.
Afganistan'da görev yapan ABD ordusundaki Yarbay Rich Outzen çok güzel Türkçe konuşuyor ve dili sayesinde Türk birlikleriyle ABD birliği arasında bağlantıyı sağlıyor. Yarbay Rich, Türk birliği tarafından da 'yarbay enişte' lakabıyla anılıyor. 'Çok şükür', 'inşallah' gibi kelimeleri de kullanarak Türk kültürüne de yakın olduğu anlaşılan Rich'in eşi bir Türk. Yıllar önce ilk görev yeri olan Türkiye'de Erzurum'da eşi Hamiyet Hanım ile tanışan Rich'ih üç de çocuğu var. 17 yaşındaki Melis, 15 yaşındaki Meryem ve 13 yaşındaki Mert, yarbayın çocuklarının isimleri.
Afganistan'da görev yapmaktan dolayı hem ABD'li hem de Türk dostu olarak gurur duyduğunu belirten Rich, "Şu anda çocuklarım ve eşim Washington DC.'de evimizin önündeki karı temizliyorlar. Kayınpederim ve kayınvalidem de Eskişehir'de oturuyorlar. Hepsini çok seviyorum" diyor. Türk askeri ile birlikte uzun zamandır çalıştığını dile getiren Yarbay Rich, "Türk askeri her zaman disiplinli, yardımsever, vatansever, dost canlısıdır" diyor.






