Ergenekon davasında tutuklu bulunan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, kendisine yönelik kara propaganda yapıldığını ileri sürdü.
Ergenekon Terör Örgütü davasında müebbet hapisle cezalandırılan eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, avukatı İlkay Sezer aracılığıyla bir açıklama yaptı. 'Her yer kara propaganda' başlıklı yazılı açıklamada, Ergenekon Davası'na eleştirilerde bulunan Başbuğ, bazı çevreleri, hakkında yalan-yanlış bilgiler yaymakla suçladı. 'Hakikatler ve halkın tepkisi karşısında çaresiz kalan bazı çevreler, 'kara propaganda' yapmakla suçlanan şahsıma karşı insafsızca 'kara propaganda' yapmaya devam ediyor' ifadelerini kullanan Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) komuta kademesinde yükselebilecek nitelikteki personelin Balyoz Darbe Planı davasıyla 'ordudan uzaklaştırıldığını' savundu. 22 Ekim 1993 günü Lice'de Kanas kurşunuyla öldürülen Tuğgeneral Bahtiyar Aydın'ın operasyon bölgesine gitme emrini kendisinin vermediğini ileri süren Başbuğ, birilerinin 'bu yalana dört elle sarıldığını' kaydetti. Üzerlerine 'atılan iftiraların' kendilerini yıkamayacağını belirten Başbuğ, 'Çünkü, bir şeyi unutuyorlar: Bizler 'ebedi başkomutanımız' Mustafa Kemal Atatürk'e gerçekten yürekten inanan ve bağlı olan generalleriz, amiralleriz, subaylarız, astsubaylarız!' ifadesini kullandı.
Bir Genelkurmay Başkanı olarak 'terör örgütü yöneticisi' ve 'darbeci' şeklinde suçlanmasının 'gülünç' olduğunu ifade eden Başbuğ, 2004 yılında Kudüs'e yaptığı ziyarette Ağlama Duvarı'nın önünde çekilen resminin 2008'de Genelkurmay Başkanı olmadan önce yayınlandığına dikkat çekti. Başbuğ, aynı gezide Mescid-i Aksa'yı da ziyaret ettiğini, ancak bunların görülmediğini kaydetti. Başbuğ, Ağlama Duvarı önünde Fatiha Suresi'ni okuduğu bilgisini verdi. Poyrazköy'deki kazılarda gömülü 5 boş kullanılmış lav silahına 'boru' dediği iddiasını da yalanlayan Başbuğ, 'Askerler boş, kullanılmış lavların bir daha kullanılmayacağını bilir. O zaman bu boş lavları oraya kimler gömmüş olabilir?' diye sordu. 'İrtica İle Mücadele Eylem Planı'nın fotokopisine, 'kağıt parçası' denilmesine de değinen Başbuğ, 'Dikkat edilsin ki, o gün elde bulunan bir fotokopidir. Fotokopiye 'kağıt parçası' denilmesi suç mudur? Hayır' ifadelerini kullandı.






