Bahçeli'nin dedesinin kesik başı Topkapı Sarayı'na asılmış

Cihan
00:0013/08/2009, Perşembe
G: 13/08/2009, Perşembe
Yeni Şafak
Bahçeli'nin dedesinin kesik başı Topkapı Sarayı'na
Bahçeli'nin dedesinin kesik başı Topkapı Sarayı'na

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin dedeleri Ağca Bey ile Ahmet Bey'in, eşkiyalar tarafından kesilen başları Topkapı Sarayı'nın giriş kapısına asılmış.


Tarihçi Cezmi Yurtsever, Çukurova'nın tarihi konusunda yaptığı araştırmaları Çukurova Türkmenleri isimli kitabında yayınladı. Yurtsever, kitabında MHP Lideri Devlet Bahçeli, Sabancılar, Karamehmetler, Tarihçi Yusuf Halaçoğlu ve Erbakan ailelerinin etnik kökenlerini ortaya koyan çalışmalara yer verdi.


Kitapla ilgili bilgi veren Yurtsever, "Osmanlı arşivinde bulunan 19. yüzyıl başlarına ait Padişah Fermanı (Hattı Hümayun) belgeleri arasında Adanalı ünlü derebey ve eşkiyaların 1828 yılında kendi aralarında güvenlik sözleşmesi yaparak eyalet yönetimini ele geçirdiklerini öğrendim. Eşkiyalar başı olan Hacı Ali, 1828-1832 yılları arasında Adana Valiliğini yönetmişti. Ve bu kısa süre içinde Osmanlı'nın Adana'ya gönderdiği valilere de daha makamına oturtmadan isyan ederek uzaklaştırmışlardı. Olaylarla ilgili Osmanlı Arşivinde bulunan yüz binlerce belgeyi tarayarak elde ettiğim ilginç bilgileri Çukurova Türkmenleri kitabımda kulandım." dedi.



BAHÇELİ, SABANCILAR, KARAMEHMETLER'İN ETNİK KÖKENLERİNİ ÇIKARDI

Kitapta, eşkiyaların Adana'yı ele geçirmesi ve keyfi yönetim kurmaları esnasında, devlet gücü kullanılarak MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin soyunun yok edilmek istendiğine değiniliyor. Yurtsever, yaptığı araştırmada şu ifadeler kullanıyor: "Devlet Bahçeli'nin aşireti Fettahlı'nın Adana Valilik askerleri kullanılarak 1816 yılında Sarvandi kalesi savaşında 25 kişinin olay yerinde idam edildiğini, Bahçeli'nin dedeleri Ağca Bey ile Ahmet Bey'in kesik başlarının İstanbul'a gönderilerek Topkapı Sarayı giriş kapısında teşhir edildiği acı gerçeğini öğrenirken gözyaşlarımı tutamadım. Olaylarla ilgili belgeleri sayın Devlet Bahçeli'ye gösterdikten sonra bizzat sayın Behçeli'nin bilgisi dahilinde idam edilenlerin Osmaniye ilçesi Bahçe ilçesindeki tarihi mezarlıkta bulunan türbelerinin yeniden onarılması projesinin hazırlanmış olmasını öğrenmekten de mutluluk duydum.



'KARAMEHMETLERE 'TUTTUĞUN ALTIN OLSUN' DUASI'

Tarsuslu Karamehmetler ailesinin geçmişinde de Ramazanoğulları'nın vakıf mallarını işleten ve müftülük de yapan Kara Mehmet'i Osmanlı Padişahı Abdülaziz'in annesi Pertevniyal Sultan'ın İstanbul'a çağırarak, "Tuttuğun altın olsun, malın mülkün de çok olsun" temennisiyle yeşil bir bileklik verdiği, ailenin Eliyeşil lakabını aldığı ve aradan geçen bir asır sonra torununun Tarsus, Çukurova ve Türkiye'nin en zenginleri arasına girdiği bilgisine ulaştım.



'SABANCILAR TESADÜFEN ZENGİN OLMADI'

Sabancılar ailesinin de Adana'da ticaret ve sanayi alanında zengin olması tesadüfi bir olay değil. Mustafa Kemal Paşa, Sivas Kongresi esnasında Fransız işgalcileri ve işbirlikçilerinin Adana'dan ayrılmaları halinde bölgeye tüccar zihniyetli Kayserililerin gönderilmesini istedi. Ve bu istekleri doğrultusunda Hacı Ömer Sabancı Adana'ya gelerek kısa sürede zengin bir iş adamı oldu.


Diğer taraftan, Çukurova Türkmenleri kitabını yayınlarken, Çukurova ve onu çevreleyen Toros Dağları yöresinde yaşayan 100 aşiret ve binlerce ailenin 500 yılık köken bilgilerine Osmanlı Arşiv ve sözlü bilgiler ışığında yer verildi. Kitapta ayrıca, Tarihçi Yusuf Halaçoğlu'nun dedesi Süleyman Bey, 1878 yılı Eylül ayı içinde Kozandağları'nda Osmanlı askeri ile yerel isyancılar arasında yaşanan iç savaşta bir tepe üzerinde yakalandı ve tanık olarak köken bilgileri de yazılarak ifadesi alındı. Necmeddin Erbakan'ın dedesi Nazır Efendi'nin Maliye Bakanlığı yaptığı Kozanoğuları Derebeylik Hükümeti'nin devlete olan vergi borçlarından dolayı İstanbul'a sürgün edildiği bilgileri de yer alıyor."