
ABD'nin Türkiye'yi işgalini anlatan "Metal Fırtına" adlı kitaptaki senaryolara politik bir bilim kurguyla karşılık verildi. "Amerika Bizimdir" adlı kitaptaki yeni senaryolara göre uzaylıların verdiği bir cihazla ABD'yi ele geçiren Türkler, Oval Ofis'te çiğ köfte partileri düzenliyor, CNN'de kaynana yarışmaları yapıyor ve 'posbıyıklı Özgürlük Heykeli' dikiyor.
RECEP YETER / İSTANBUL
Türkler'in Amerika'yı işgalini sağlayan ise bir uzaylının, daha doğrusu Galaktik Hayatı Koruma Derneği üyesi bir sivil toplum gönüllüsü uzaylının, İstanbul'da bir ülkücü gence verdiği cihaz... Kitapta "Kod Adı: Viyana 3" adı verilen yönetimi ele geçirme senaryosunun gelişimi ise şöyle: ABD savaş gemileri, Karadeniz'e düşen ve uzaylılara ait bir kapsülü ülkelerine götürürken, gemiler İstanbul Boğazı'nda olduğu sırada kapsül harekete geçiyor ve kapsül içindeki uzaylıyla birlikte Boğaz'ın sularına gömülüyor.
Kapsülle birlikte karaya çıkarak Beşiktaş'taki Barboros Hayreddin Paşa Türbesi'ne saklanan uzaylı, burada dua eden bir ülkücü gençle karşılaşıyor. Uzaylıya yardım eden ülkücü genç, "Dile benden ne dilersen..." diyen uzaylı dostuna, "Bizimkilerin Amerika yönetimini ele geçirmesini isterdim" diyor. ABD'nin uzaydaki iletişim uydusu görünümlü silahlı uydularından rahatsız olduklarını anlatan uzaylı, ülkücü gencin bu isteğini yerine getiriyor.
Uzaylı çeşitli hesaplamalar yaptıktan sonra "Bunu yapmamız yasak ama, sonuçta dünyada bugünkünden çok farklı bir durum ortaya çıkmayacak. Bu cihazı al. Böylece durumu değiştirebileceksin" diyor. Türk genci de cihazı alıp çalıştırdıktan sonra ülkücü teşkilat ABD'yi yönetirken, İstanbul Ülkü Ocakları Başkanı Ahmet Arkabahçeli de ABD Başkanı oluyor.
Adeta "Türkler, ABD'yi işgal etse ne olur?" sorusunun cevabını veren kitapta, Oval Ofis'tekiki çiğköfte partileri, MTV'deki Kastamonu Halk Oyunları Ekibi'nin klipleri, CNN'deki kaynana yarışmaları, Müslüm Gürses ve Sting'in aynı anda sahne aldığı jiletli konserler, Posbıyıklı Özgürlük Heykeli gibi ABD'ye Türk damgası vuran gelişmelere de yer veriliyor. Yaptıkları icraatlarla kısa zamanda ülke ekonomisini çökme aşamasına getiren yeni başkan ve ekibi, hazırladığı "Türkleştirme Programı" adlı bir ekonomik programla, Türkler gibi uysal olmayan ABD'lileri sakinleştirme stratejisi uyguluyor. Kitapta, ABD Başkanı'na danışmanlık yapan kişi, hazırladığı ekonomik programı O'na şöyle açıklıyor: "Türkiye'de her dakika başı ekonomik krizlerin olduğu dönemler geldi geçti ama hiçbir şey olmadı. İşte mucize bu, başarı bu. Hiç kimse kalkıp kimseden hesap soramadı. Kimse 'ekmeğimizle oynayanlar hesap versin' demedi. Kuzu kuzu haberleri seyretti. Bizim de ABD'de ekonomik krizlere karşı almamız gereken tedbir budur sayın başkanım. Yani ABD'lileri tam Türkleştirmeliyiz. Bu sayede krizlere, yolsuzluklara, kötü yönetimlere dayanıklı hale gelsinler. Devletlerine karşı çıkmasınlar. Hesap sormaya kalkıp ülkenin bölünmez bütünlüğünü tehlikeye atmasınlar.'
Türkler'in ABD yönetimini ele geçirme senaryosu, tıpkı başladığı gibi, yani aynı Türk gencinin elindeki cihazı parçalamasıyla sona eriyor. Çin'i, Doğu Türkistan'dan 48 saat içerisinde çekilmezse "Kürşat 2" harekatını başlatmakla tehdit eden yeni ABD yönetiminin yaptığı icraatların milyonlarca insanın ölümüne neden olacağını gören ülkücü genç, ABD ve Çin'in savaş hazırlıklarına başladığı sırada cihazı parçalıyor. Kendini bir anda Barboros Hayreddin Paşa Türbesi önünde bulan Türk genci, kendini toplumun kültür seviyesini artırmaya yönelik çalışmalara adamaya karar veriyor.
Türkler'in ABD yönetimine geçmesinden sonra yaşananlar ise bir hayli ilginç. Bu olaylar şöyle anlatılıyor: Türkler, ABD Anayasası'nı temelden değiştirmiş, ABD'nin ülke dışındaki bütün askerlerini geri çekmişlerdi. Fakir ülkelerin borçlarını silmiş, Türkiye'ye 10 trilyon dolar karşılıksız yardımda bulunmuşlardı. Resmi dil artık Türkçe idi. Tüm TV kanalları Türkçe ve İngilizce yayın yapıyor, gazeteler Türkçe ve İngilizce basılıyordu. ABD'nin geçmişte Vietnam, Haiti, Somali ve Irak gibi demokrasi getirmeye çalıştığı ülkelere savaş tazminatı ödenmişti. Ayrıca kötü çağırışımlar yaptığı için kovboyluk yasaklanmış, onun yerine çobanlık mesleği getirilmiş ve kurumsallaştırılmıştı. Kovboy şapkası da yasaklanmış, beş köşeli kasket tavsiye edilmişti. Beyzbol da "çelik çomak" olarak değiştirilmişti. ABD bayrağında da yıldızların olduğu yere üç hilal konmuştu. Beyaz Saray'ın adı Türk bayrağının renklerine uygun olarak Kırmızı-Beyaz Saray olmuştu. Bina da bu renklere boyanmıştı. Ramazan ve Kurban Bayramlarıyla birlikte 23 Nisan ve 19 Mayıs da ABD'de milli bayram olarak kabul edilmişti. Türkler Kızılderilileri de unutmamış, Washington'a dev bir Kızılderili anıtı dikilerek katliam için özür dilenmişti. Hayatta kalan Kızılderililere de savaş tazminatı ödenmesi ve Türkçelerini düzeltmeleri kararlaştırılmıştı.
----------------- imza------------------







