
NATO Savunma Koleji Vakfı Direktörü Alessandro Politi, İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan çatışma ve ABD'nin İran'a saldırısının, mevcut ekonomik düzenin sonunu getireceğini söyleyerek yeni bir "dünya savaşı" konusunda uyardı.
İsrail'in 10 gün önce İran'a saldırılarıyla başlayan, İran'ın karşılık verdiği ve daha sonra ABD'nin de İran'daki nükleer tesislere saldırı düzenleyerek dahil olduğu çatışmaların, deniz yollarının güvenliği açısından yaratacağı olası sonuçlar endişeleri artırıyor.
Küresel ticaretin ana damarları sayılan Hürmüz ve Babu'l Mendeb boğazları, saldırıların yol açacağı sonuçlardan etkilenecekler arasında ön sıralarda yer alıyor.
Ekonomik kuruluşlar, enerji ticaretinin yüzde 30'dan fazlasının mevcut çatışmalardan doğrudan yahut dolaylı etkilenen bölgelerden - Hürmüz, Babu'l-Mendeb boğazları ve Süveyş Kanalı başta olmak üzere- geçtiğini ifade ediyor.
Bu nedenle Tel Aviv ile Tahran arasında devam eden gerilimin tüm küresel ticaret sistemini çöküşün eşiğine getirdiğine ilişkin uyarılar artıyor.
Tüm bu uyarılar, küresel piyasalarda sert dalgalanmalar yaşanırken, petrol fiyatlarının sadece bir haftada yüzde 28 arttığı, Süveyş Kanalı'ndan geçen konteyner trafiğinin yüzde 40 gerilediği bir dönemde yapılıyor.
Bunun yanı sıra Asya'dan gelen sevkiyatlarda tekrarlanan gecikmelere ilişkin haberler nedeniyle deniz sigorta maliyetleri de 3 kattan fazla arttı.
Uluslararası ve bölgesel düzeydeki eylemler, hasarı kontrol altına almak ya da ondan faydalanmak için hızlanırken bu çatışmanın mevcut küresel ekonomik düzenin yeniden şekillenmesinde bir dönüm noktası olabileceğine işaret ediliyor.
Deniz geçişlerinin güvenliği
NATO Savunma Koleji Vakfı Direktörü Alessandro Politi, AA'ya yaptığı açıklamada, böyle bir tehdidin artık teorik olmadığı uyarısında bulunarak "Deniz geçişlerinin güvenliğini etkileyen aktif bir çatışma aşamasına girdik." dedi.
Deniz yollarına yönelik mevcut tehdidin halihazırda dolaylı olduğuna işaret eden Politi, durumun büyük ölçüde İran ile İsrail arasındaki dayanıklılıkla ilgili güç dengesine ve ABD'nin son kararlarına bağlı olduğunu ifade etti.
Politi, "En olası tehlike, piyasalarda geniş kapsamlı bir gerginlik oluşturmak için (hiçbir tarafın üstlenmediği) aidiyeti belirsiz deniz mayınlarının kullanılması ya da İran Devrim Muhafızlarına ait botların düşman gemilerine saldırıp batırmak üzere yeniden geri gelmesi." diye konuştu.
NATO'nun bu geçişlerin güvenliğindeki rolüne ilişkin ise Politi, "NATO, korsanlıkla mücadele misyonlarında olduğu gibi sadece BM'nin yetkilendirmesine göre müdahale eder." dedi.
Politi, ABD ile müttefik bölgesel güçlerin, Bahreyn'deki ABD'nin 5. Filosu'nun geleneksel harekat alanı içerisinde yürüttüğü operasyonlarıyla desteklenebileceğini savundu.
Tahran'ın Hürmüz Boğazı'nı geçişlere kapatması ihtimali çerçevesinde ise Politi, "İran, Çin'e çok fazla miktarda ihracat yapıyor dolayısıyla Hürmüz Boğazı'nı kapatmak Tahran'ın doğrudan çıkarına hizmet etmez." ifadesini kullandı.
Politi, İran havalimanlarında çok sayıda kargo uçağının dönüşümlü olarak uçuş yaptığını belirterek Çin'e ait çok sayıda geminin yüklerini boşalttığını aktardı.
Mevcut çatışmanın, İsrail ile Arap ülkeleri arasındaki normalleşme anlaşmalarıyla ilgili soru işaretleri oluşturduğunu ve İsrail hükümeti için tehlikeli siyasi sonuçlar yaratabileceğini kaydetti.
Bretton Woods uluslararası para idare sistemi
Uluslararası sistemde uzun vadeli stratejik bir değişimin gerçekleşebileceğini belirten Politi, "Bretton Woods sistemi (günümüzdeki küresel ekonomik düzeni) ve onun şubeleri, uluslararası toplumun tamamı açısından kullanım süresini doldurmak üzere." görüşünü dile getirdi.
İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinden kısa süre önce ABD'nin önderliğinde 43 ülke ile kurulan Bretton Woods uluslararası para idare sistemi ile dünyadaki yeni ekonomik düzen formüle edilmişti.
"Çin ile ABD arasında Pasifik'te olası bir üstünlük çatışması tehlikesi, dünya savaşını tetikleyebilir." uyarısında bulunan Politi, şunları kaydetti:
"ABD yönetiminin, siyasi içgüdüleriyle hareket ederek Çin'in pragmatik yönetimiyle itibarını kurtaracak bir ortaklık formülü kurması muhtemel ancak bu, küreselleşmenin geleceği hakkında büyük soru işaretleri ortaya çıkaracak."
Enerji güvenliği
Politi, savaşın küresel ticaret akışlarına olan etkisi göz önüne alındığında NATO için en kötü senaryoya dair ise "NATO, enerji ve diğer stratejik malzemelerin tedarikini güvence altına alma konusunu ciddiye alıyor. Ancak bütünleşik bir enerji politikasına sahip değil." ifadesini kullandı.
NATO üyesi ülkeler arasında "kaya gazı petrolü tedarikçileri, nükleer santral sahipleri ve çeşitli enerji alıcıları" olduğuna işaret eden Politi, Rusya'dan daha ucuz enerji tedarikinin, ithalatçı ülkelerin gelecekte dikkate alacağı önemli bir faktör olduğunu dile getirdi.
Politi, Avrupa Birliğinin bazı soru işaretlerine rağmen temel hedefinin, Rusya'ya olan enerji bağımlılığını sona erdirecek bir enerji politikası olduğunu sözlerine ekledi.






