3 Turgut Özal suikastıyla ilgili oğlu Ahmet Özal tarafından ortaya atılan iddialar gündeme bomba gibi düşerken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 22 yıl aradan sonra konuyla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Ahmet Özal ve suikastla ilgili suçladığı dönemin MGK Genel Sekreteri Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu'nun ifadesi alınacak. 3 Özal hükümetin bakanlarından Hasan Celal Güzel “Ergenekon'un ipliği pazara çıkarılmışken, soruşturma tam zamanında oldu. Korkut bey suikastteki isimleri biliyor. Açıklasın” dedi. Eski bakan Güzel, suikastın ardından Turgut Özal'ın olayı araştırmasını istediğini, ancak daha sonra kendisini ısrarla bundan vazgeçirdiğini söyledi.
Turgut Özal suikastıyla ilgili oğlu Ahmet Özal tarafından ortaya atılan iddialar gündeme bomba gibi düşerken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 22 yıl aradan sonra konuyla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Ahmet Özal ve suikastla ilgili suçladığı dönemin MGK Genel Sekreteri Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu'nun ifadesi alınacak.
Kartal Demirağ'ın tetikçiliğini yaptığı suikast girişimiyle ilgili bugüne kadar birçok iddia ortaya atılırken, Ahmet Özal dönemin Milli Güvenlik Sekreteri Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu ve Hürriyet Gazetesi Sahibi Erol Simavi'nin de organizasyonun içinde olduğunu açıkladı. İddiaları ihbar kabul eden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yıllar sonra Özal dosyasını raftan indirdi. Soruşturmayla ilgili görevlendirilen Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Hakan Karaali, 'Babam bana suikastteki isimleri söyledi. Bunlardan biri MGK Genel Sekreteri Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu'ydu” diyen Ahmet Özal'ın ifadesini alacak. Yirmibaşoğlu'nun da ifadesine başvuracak.
Ölümüyle ilgili şaibelerin de bulunduğu Turgut Özal dosyasının yeniden açılmasını değerlendiren Hasan Celal Güzel “Şimdi tam sırasıdır. Ergenekon'un da tam iplikleri pazara çıkmışken bunu böyle yapmak lazım. Diğer taraftan Ahmet Özal'da Sabri Yirmibeşoğlu'ndan ve Erol Simavi'den bahsetti bütün bunların araştırılmasında fayda var” dedi. Korkut Özal'ın suikasti yapanları bildiğini ileri süren Güzel, “Korkut bey bunları açıklasın” dedi.
Suikastin ardından olayın üzerine üzerine gitmek istediğini anlatan Güzel, Özal'ın kendisini durdurduğunu anlattı. Güzel, Özal ile suikast sonrasında Başbakanlık konutuna gidip üzüntülerini bildirdiğini bu olayın sonuna kadar takipçisi olacağını söylediğini anlattı. Özal'ın bu sözlerine ses çıkarmadığını fakat bir gün sora “Ben düşündüm. Sen bunla uğraşmayacaksın. Böylesi daha iyi olacak' dediğini anlatan Güzel şöyle konuştu:
“Ben üzerine gitmek istedim. Rahmetli Özal beni biliyordu. Soruşturmanın yapılıp ortaya çıkarılması bakımında tecrübeye sahiptim. Özal bana 'Bu işin peşini bırak bunun üzerine gitme ben senden bunu rica ediyorum' dedi. Hatta ben kabul etmeyince çok kırıldı, üzüldü. 'Rica ediyorum bu konunun üzerine gitmeyin' dedi. Kendisine niye böyle düşündüğünü sordum. Böyle daha isabetli olacağı şeklinde cevap verdi. Suikastı düzenleyenleri kendisinin tahmin edebildiğini söyledi. Daha sonra da çok genel bir takım iddialar, spekülasyonlar ortaya atıldı.”
DP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Özal kendisini “mezar ticareti yapmakla” suçlayan Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'e sert tepki gösterdi. Cemil Çiçek'in neden bu kadar tepki gösterdiğini anlamadığını kaydeden Ahmet Özal, mezar üzerinden siyaset yapmanın kendisinin bildiği bir iş olmadığını ifade etti. Özal şunları söyledi: "Turgut Özal benim babamdır ama başkalarının siyasi malzemesi olabilir. Ben Sayın Yirmibeşoğlu'nu suçlamadım, sadece babamdan ve araştırmayı yapan bazı kişilerden duyduklarımı sesli olarak ifade ettim. Babamın ölümüyle ilgili duyumlarımı ve bildiklerimi daha detaylı olarak açılan soruşturma ekseninde Savcı'ya anlatacağım.”
Turgut Özal'ın yakın arkadaşı ve danışmanı Emekli Askeri Hakim Faik Tarımcıoğlu da karanlıkta kalan suikast girişiminin yıllar sonra yeniden araştırılmasının olumlu olduunu söyledi. Tarımcıoğlu, Özal döneminde değişen ekonmik yapının bir takım çevrelerin ekonomik kazançlarını sekteye uğrattığını belirterek şöyle konuştu: “Kazanç kaybedenler arasında Erol Simavi de olabilir. Sovyet sistemi çatırdamak üzereydi. Özal da Kominist devletçi bir anlayıştan liberal ekonomiye süratle geçince, Türkiye'de birden bire bir patlama oldu. Türkiye çok ileri geçti. Bulgaristan, Macaristan, Avnavutluk, Yugoslavya'yı katlayarak Fransa'ya yaklaştı. Bu bütün dünya dengelerini bozdu. Sovyet sistemi böyle çatırdayarak çöktü. Bu Özal'ın o devrimleri sayesinde oldu. Türkiye'deki devletçi sistem büyük kaçakçılığa yol açıyordu. Sigara viski, altın vs. Devlet buradan büyük zararlara uğruyordu. Birileri bundan büyük karlar elde ediyordu. O karların engellenmesinden rahatsız olanlar Özal'ı korkutmak istemiş olabilir.”
“O dönemde Hazine ve maliye bakanları dövizin yasak olmasını istiyordu. Aksi halde döviz biter görüşündeydiler. Bu sistemi tersine çevirdi Özal. Erol Simavi İsviçre'ye bu sebeple alel acele gitti. Bu ekonomik çarkın tepe noktası Hürriyet gazetesiydi. Büyük paralar kazanılıyordu. Yani o sistem birilerine büyük paralar kazandırıyordu. Erol Simavi ekonomik sistemin değişmesi yüzünden gitti. Bunu altından kalkamayacağını anladı. Zaten bu Tahtakale, Sofya ve Zürih üçgeniydi. Türkiye'nin ekonomisi bu şeytan üçgeni içerisinde dönüyordu. Gümrük Bakanı Gün Sazak'ın öldürülmesi de bu konsept içerisinde değerlendiriyorum.”
Özal Hükümeti'nde Devlet Bakanlığı yapan Vehbi Dinçerler: “Soruşturma başlatanlara saygı duyuyorum, gerekli görmüşler böyle bir soruşturma başlatmışlar. Yıllardır şunu söylüyorum: Özal suikastı hukuki süreçle ortaya çıkacak mesele değil. Arşivler açılmalı. Suikastın olduğu dönemde devletin çok gizli belgelerine, bilgilerine ulaşmak önemli olan. Çare Meclis'te bir araştırma komisyonu kurmak. Böylece, Özal suikastındaki dış güçler kimler, hangi yerli güçleri kullanılmış ortaya çıkar.”
Turgut Özal'a suikast girişiminin perde arkasını yıllar sonra oğlu Ahmet Özal dönemin MGK Genel Sekreteri Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu'nun suikastın arkasındaki isimlerden olduğunu söylemişti. Özal'ın suikast araştırmasının sonuçlarının isimlerle beraber devletin arşivlerinde bulunduğunu ileri süren Ahmet Özal, “Eğer birisi bu arşivleri açıp oradıki isimleri çıkarırsa bunların hepsi birbiriyle örtüşecek. Ama nedense hiçbir hükümet o arşivleri açmıyor” ifadelerini kullanmıştı.






