Halkalı Dereboyu Caddesi'nde 9 Eylül'de yaşanan sel felaketinde minibüs içerisinde hayatını kaybeden 8 Pameks A.Ş. işçisinin ölümüyle ilgili davanın ilk duruşmasında tutuklu sanıklar, Pameks Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Cevdet Karahasanoğlu ile idari müdür Ferit Öncü tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edildi.
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen davanın ilk duruşmasında tutuklu sanıklar Mehmet Cevdet Karahasonğlu, Ferit Öncü ve tutuksuz sanık minibüs sürücüsü Mehmet Öğün ile ölenlerin yakınları ve avukatları hazır bulundu. Duruşmaya katılan ölenlerin yakınları, Pameks yetkilileriyle uzlaştıklarını ve davacı olmadıklarını belirtti. Sanık ve avukatlarını dinleyen mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların, tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verdi. Duruşmayı takip eden sanık yakınları ve Pameks yetkilileri, kararı sevinç gözyaşlarıyla karşıladı.
Adliye çıkışında kısa bir açıklama yapan sektör temsilcilerinden Umut Oran, kararın tutuklu sanıklar, Pameks çalışanları ve selde hayatını kaybedenlerin aileleri açısından olumlu bir gelişme olduğunu söyledi.
Sektör temsilcisi Aynur Bektaş da, 8 kadın işçinin ölmesi nedeniyle üzüntülerinin büyük olduğunu belirterek, "Olay anından bugüne kadar herkes, felakette kimsenin bir kastının olmadığını düşünüyor. TIR garajında da benzer ölümler yaşandı. Karar, Pameks çalışanları ve selde hayatını kaybedenlerin aileleri için olumlu bir gelişme." değerlendirmesini yaptı.
Pameks yetkilileri, sel felaketinin yaşandığı anı görüntüleyen güvenlik kamerası görüntülerini basın mensuplarına dağıttı.
İstanbul'da yaşanan sel felaketinde servis aracında mahsur kaldıkları iddia edilen 8 kadının ölümüne sebebiyet verdikleri öne sürülen 3 sanığın yargılanmasına başlandı.
Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar firma sahibi Mehmet Cevdet Karahasanoğlu ve İdare Müdürü Ferit Göncü, tutuksuz yargılanan şoför Mehmet Oğur ile olayda hayatını kaybeden kadınların yakınları katıldı.
Duruşmada savunmasını yapan firma sahibi Karahasanoğlu, 25 yıllık firmalarının 400 çalışanı bulunduğunu belirterek, kadınların mahsur kaldığı minibüsün servis aracı olarak kullanılmadığını ifade etti.
Söz konusu aracın, yağışlı ve karlı havalarda yakın mesafede oturan işçileri mağdur etmemek için servis görevi yaptığını dile getiren Karahasanoğlu, olay sırasında fabrikada olmadığını kaydetti.
Karahasanoğlu, fabrikadaki işçilerin çalışmaya devam edebilmesi için tahliyesini talep ederek, 'O gün Türkiye ve İstanbul'da büyük bir sel felaketi oldu. Bunu önceden öngörmemiz ve tedbir almamız mümkün değildir. Fabrikanın tüm yasal işlemleri tamdır. Fabrikanın etrafı istinat duvarlarıyla çevrilidir. Zaten ölenlerin yakınlarına elimden geldiği kadar maddi, manevi destek oldum. Bundan sonra da desteğimi devam ettireceğim' şeklinde konuştu.
Tutuklu sanık Ferit Göncü ise savunmasında, fabrikanın İdare Müdürü olduğunu belirterek, olay sırasında fabrikanın önüne yanaşmaya çalışan minibüsü geri çevirmek istediğini, ancak sesini duyuramadığını söyledi.
Minibüs durduğunda işçileri indirmek için yaklaştığını ve elini işçilere uzattığını anlatan Göncü, işçilerden bazılarının dışarıda su olduğu ve ıslanacakları gerekçesiyle inmek istemediklerini kaydetti.
Ölen Bircan Karataş'ın, inmek istemeyerek minibüsün kapısını kapattığını ifade eden Göncü, 'Kapıyı açmak için hamle yaptığımda su birden ön cam seviyesine kadar yükseldi. Minibüs sürüklenmeye başladı. Sular üzerimize geldi. Fabrikanın içine doğru gittim ve acil yardım istedim' diye konuştu.
Göncü, kadınların içinde bulunduğu minibüsün, kötü havalarda yakın mesafede oturan işçileri aldığını belirterek, genellikle yük taşıma işinde kullanılan minibüsün yan ve arka kapısının içten ve dıştan elle açılabildiğini anlattı.
Duruşmada söz alan ölen kadınların 5 yakını, firma sahipleriyle anlaştıklarını ve sanıklar hakkında şikayetçi olmadıklarını söyledi.
Bu sırada, kadınların yakınlarının avukatı Fatih Çınar, müvekkillerinin maddi ve manevi zararlarının karşılandığını ve davadan vazgeçtiklerini ifade ederek, müvekkilleriyle duruşma salonundan ayrıldı.
Duruşmada tanık olarak dinlenen Gençay Güli adlı işçi, söz konusu minibüste bulunduğunu kaydederek, 'Minibüsten ilk ben atladım. Paçalarım biraz ıslandı o kadar. Diğerleri neden inmediler bilmiyorum. Yan kapı kapandı, ancak kim kapattı bilmiyorum' dedi.
Sanık Karahasanoğlu'nun avukatı Ersan Şen, müvekkilinin olayla doğrudan bir bağlantısı olmadığını ifade ederek, delillerin toplanmış olduğu ve müvekkilinin delilleri karartma ihtimali olmadığı için tahliye edilmesini talep etti.
Görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, olayda sanıkların kusur oranlarının belirlenmesi için bilirkişi raporu aldırılmasını ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.
Mahkeme, uzman bilirkişiler tarafından olaya ilişkin rapor hazırlanmasına, tutuklu sanıklar Mehmet Cevdet Karahasanoğlu ve Ferit Göncü'nün yurt dışına çıkışları yasaklanarak tahliye edilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi.
Adliye çıkışında bir açıklama yapan firma yetkilileri, olay anındaki güvenlik kamerası görüntülerini basına dağıttı.
Firma tarafından yapılan açıklamada, şirketin 8 çalışanını kaybettiği hatırlatılarak, 'Kaybedilen canları geri getirmek mümkün değildir, ama şirketimiz tüm yöneticileri ve çalışanları el ele vererek, bu çalışanlarımızın ailelerinin acılarını hafifletmek için ne gerekiyorsa yapmaktadır ve yapacaktır' denildi.
Bakırköy Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan iddianamede, Pameks adlı iş yerinde çalışan Güldane Çiftçi, Özlem Ünal, Bircan Karataş, Naciye Karadeniz, Nebahat Salkım, Altun Yüksek, Fikriye Özentürk ve Nuriye Can'ın, olay günü kapalı kasa kamyonetin arkasında iş yerine gittikleri belirtiliyor.
Söz konusu işçilerin, servis aracından inmek istedikleri sırada iş yerinin istinat duvarlarının sel suları nedeniyle yıkılması ve sel sularının birikmesi neticesinde araç içinde kalarak öldükleri kaydediliyor.
İddianamede, aynı araçta bulunan Gençay Güli'nin binaya girdiği, araçtan çıkan şoför Mehmet Oğur'un Gülsüm Şenkoğlu ve Sakine Yıldız'ı araçtan kurtardığı anlatılarak, Trafik Kanununa göre kullanılması yasak olan kapalı kasa kamyonetle servis taşımacılığı yapıldığı ifade ediliyor.
İş yeri sahibi Mehmet Cevdet Karahasanoğlu, idare müdürü Ferit Göncü ve aracın şoförü Mehmet Oğur'un olayda kusurlu bulunduğu anlatılan iddianamede, sanıkların 'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak' suçundan 3 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları isteniyor.






